Von Willebrand's  Hastalığı Nedir?

Von Willebrand's Hastalığı ( Von Willebrand's disease (vWD)) insanlarda ve köpeklerde görülen kalıtsal kanama bozukluğu hastalığıdır. Kan pıhtılaşma sürecinde önemli rol oynayan  von Willebrand factor (vWF) eksikliğinden kaynaklanır. Bir çeşit hemofili hastalığı olarak tanımlanabilir.

Pıhtılaşma mekanizması karmaşık bir mekanizmadır.Trombositlere ek olarak, pıhtılaşma, pıhtılaşma faktörünün rol oynadığı bir dizi kimyasal reaksiyon ile oluşur. Her bir faktör bir diğeri ile reaksiyona girer ve yeni bir form oluşturur. Örneğin faktör I, faktör II ile birleşir ve daha sonra bu yeni oluşum faktör III ile birleşir. Bu reaksiyon faktör XII' ye kadar devam eder.

Von Willebrand's Hastalığında, köpekte pıhtılaşma sürecinde trombositlerin pıhtılaşmayı gerçekleştirmesini ve Faktör VIII’ün stabilizasyonunu sağlayan madde eksiktir. Bu madde 'Von Willebrand's factor'  olarak isimlendirilir.  Kanın pıhtılaşmasındaki yetersizlik nedeniyle, Von Willebrand's hastalığı olan köpekler yaralandıklarında aşırı kan kaybederler. Bu durum, insanlarda görülen hemofili hastalığına benzer.

vWD ‘nın görülme sıklığı bazı ırklarda diğerlerine göre daha fazladır. German Shepherd, Doberman Pinscher, Shetland Sheepdog, Chesapeake Bay Retriever, German Shorthaired Pointer, Golden Retriever, Standard Poodle, ve Scottish Terrier’ler normal insidanstan çok daha fazla görülme sıklığına sahip ırklardır. Bu hastalığın kalıtsal olabileceğini göstermektedir..

Belirtiler Nelerdir?

Ana semptom aşırı kan kaybıdır. Kanama özellikle bir yaralanma veya operasyondan sonra görülür. Bu durumlarda, kan normal pıhtılaşma süresi içerisinde, ve kanama süresi uzamıştır. Von Willebrand's hastalığı olan köpeklerde ayrıca burun kanamaları ve diş etlerinde kanamalar görülür. Mide ya da barsaklarda da  kanama oluşabilir, dışkıda kan görülebilir ya da dışkı koyu siyah ya da katran rengi olabilir. Bazı köpeklerde idrarda da kan görülür. Eklem içinde de kanamalar olabilir ve bu artritis (eklem yangısı) ile benzerlik gösterebilir.

Von Willebrand's hastalığının teşhisi, kandaki Von Willebrand's faktör  seviyesinin ölçümü ile olmaktadır.

Riskler Nelerdir?

Bu köpekler tedavi edilmezlerse, ameliyat sonrası kanama ölümle sonuçlanabilir, ya da hayatı tehdid eden yaralanmalardan daha az karşılaşıp daha az etkilenebilir.

Hastalığın Yönetimi Nedir?

Von Willebrand's hastalığının tedavisinin kanıtlanmış tek yolu, normal bir köpekten toplanan kanın hasta köpeğe naklidir. Von Willebrand's hastalığı olan bazı köpekler aynı zamanda Hypotroiddir yani normal kan tiroid hormon seviyeleri düşüktür. Bu köpeklerde tiroid hormon replasman tedavisinin yararları olacaktır.

 Bazı çalışmalar, desmopressin acetate (DDAVP) adlı ilacın kanamalı köpeklerde yararlı olabileceğini söylemektedir. Bu ilaç  pıhtılaşmayı arttırmak için intranasal (burun içi) uygulanabilir. Hala üzerinde bazı çalışmalar yapılmasına rağmen bu ilacın etkili olduğu düşünülmektedir.

Von Willebrand's hastalığının tedavisi yoktur. Bugün veteriner tıp dünyasının hedefi, hasta hayvanların üreme programlarından eleme yoluyla uzaklaştırılmasını kapsamaktadır. Kan testleri köpeklerin bu hastalığa sahip olabileceğini belirlemek için kullanılabilir. Geçmişlerinde bu hastalığa sahip bireyler var ise mutlaka test edilmelilerdir.

von Willebrand's hastalığı genetik bir hastalık mıdır?

En sık görülen formun (Tipe I vWD), eksik dominantlık ile otosomal özelliğe sahip olduğu düşünülmektedir. Bunun anlamı; eğer hem anne hem de baba taşıyıcıysa hastalık genlerle yavruya geçebilir. Tip 1 hastalığı bulunan köpeklerde ,  Von Willebrand faktör azalsa da (%1-60 arası), ölçülebilir durumdadır. Tip I vWD genine kalıtsal olarak sahip olan hayvanlar doğumdan önce veya doğumdan kısa süre sonra ölürler.

Tipe III vWD nisbeten az görülür. Bu form otosomal resesiftir. Klinik olarak etkilenmemiş ama taşıyıcı olan ebeveynlerinden onlara anormal gen miras kalmışsa eğer, bu tip hayvanlar hastalıktan etkilenmişlerdir diyebiliriz. Taşıyıcı ebeveynlerin normal vWF seviyeleri  %15-60 olduğu halde etkilenmiş köpeklerin  vWF seviyeleri  sıfırdır.

Tipe II vWD oldukça nadirdir. Otosomal resesif özelliktedir.

Tipe II ve III von Willebrand's hastalığı olan köpeklerdeki kanama anormallikleri şiddetlidir.

von Willebrand's Hastalığı en çok hangi ırklarda görülür?

Tipe I vWD: Bu form en yaygın görülen formdur. Bu gen en çok  Doberman pinscher populasyonunda yaygındır. Ayrıca Scottish terrier ve Shetland sheepdog ‘larda da oldukça sık görülür.  Golden retriever, standart ve minyatür poodle, Welsh Pembroke corgi, miniature Schnauzer, basset hound, German shepherd, Rottweiler, Manchester terrier, Keeshond, standard ve miniature dachshund’larda da hastalık riski fazladır. Bu hastalık diğer ırklarda ve mix ırklarda bile görülür.

Tipe III vWD: Nadiren, Scottish terrier, Shetland sheepdog’larda, ve çok tesadüfi , Chesapeake Bay Retriever ‘larda görülür.

Tipe II: Çok nadir, German short-haired pointer ‘larda görülür.

von Willebrand's Hastalığı siz ve köpeğiniz için ne anlama gelir?

Birçok köpek vWD’den etkilenmesine rağmen sadece küçük bir bölümünde ciddi problemler görülür. vWD’li köpekler  burun kanamalarına, diş eti kanamalarına, uzamış östsrus kanamalarına ve doğum sonrası uzayan kanamalara meyilli olurlar. Doğumda göbek kordonunda ve bebek dişi değişimi sırasında diş etlerinde kanama görülebilir ve kanama süresi uzun olabilir. Ameliyat  ya da travma sonrası şiddetli kanama görülebilir ve bu köpeğiniz için ilk belirti olabilir. Köpeğinizin idrarında ya da dışkısında kan görebilirsiniz.

 vWD’li bir çok köpek normal bir yaşantı sürebilir,  zaman zaman görülen kanamalar fark edilmeden geçebilir ya da tedavi edilebilir. Diğer hastalıklar, ya da fiziksel ya da duygusal stres kanama epizodlarını şidletlendirebilir. Etkilenmiş köpeklerde veteriner hekimin tavsiyesi olmadan herhangi bir ilaç kullanmamalısınız. Kanama bozukluğu olan köpeklerde örneğin Aspirin gibi, trombositlerin işlevini değiştirebilecek ilaçlardan kaçınılmalıdır.

von Willebrand's Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

von Willebrand's hastalığına bağlı kanamaların şiddeti oldukça değişkendir, çoğu zaman köpek 3 ila 5 yaşlarına gelene kadar hastalık teşhis edilemeyebilir. Veteriner hekiminiz köpeğinizde anormal kanama gördüğünde  vWD hastalığından şüphelenebilir. Örneğin, açıklanamayan burun kanamaları , ya da operasyon sırasında görülen ağır kanamalar. Ölü doğum ya da doğumdan kısa süre sonra ölüm olduğunda (solgun yavru doğumu), ebeveynlerden ikisinin de von Willebrand's hastalığına ait genin taşıyıcı olmasından şüphelenilmelidir. von Willebrand's hastalığının tanısını koymak için özel testlerden yararlanılabilir. Bir tanesi genetik testtir ve diğeri ise kanda von Willebrand faktör seviyesinin ölçümüdür.

VETERİNER HEKİMLER İÇİN:

Trombosit fonksiyonlarındaki hasarın ölçülebilmesinde kullanılan en ideal yöntem mukozal kanama zamanının ölçümüdür. vWF eksikliği olan köpeklerde mukozal kanama zamanı uzamıştır. Bununla birlikte bu test vWD için spesifik değildir çünkü trombositopeni ya da fonksiyonel trombosit defektlerinde de uzamış kanama zamanı  söz konusudur. (Warfarin zehirlenmesi (fare zehiri,coumadin), hemophilia A ya da B, ya da  Faktör VII eksikliği olan hayvanlarda kanama zamanı normaldir.)

vWD teşhisinde vWF ölçümü veya eğer yapılabilirse genetik test gereklidir. Genetik testler birçok örnek alınarak  (örneğin mukozal kazıntı) genetik test laboratuarlarında yapılır. Test sonuçları her yaşta güvenilirdir. vWF ölçümü : Ag seviyeleri, electroimmunoassay ya da enzyme-linked immunoabsorbent assay (ELISA) ile yapılır. Test için örnekler Diagnostik laboratuara citratlı tüplerde ve taze olarak gönderilmelidir ( 1-2 saat içinde). Bu mümkün olmadığı zamanlarda ise kan örneği alındıktan hemen sonra plazma ayrılmalı dondurularak saklanmalı ve öylece gönderilmelidir. VWF seviyeleri ırk ve yaşa göre değişiklik gösteebilmektedir. Bu nedenle laboratuar ile yakın irtibatta olunmalı referans değerler kontrol edilmelidir.

Hipotroidizm ile ilgili olası bir ilişki göz önüne alınarak tiroid hormon seviyesi kontrol edilmelidir.

von Willebrand's hastalığının tedavisi nasıldır ?

Bu hastalık tedavi edilemez ama yönetilebilir. Veteriner hekiminiz hastalık tanısı konulduğunda yapılacaklar hakkında size detaylı bilgi verecektir.

 Orta şiddette bir kanama söz konusu olduğunda bölgeye basınç yaparak kendiniz kanamayı durdurabilirsiniz. Diğer durumlarda kanamayı durdurmak için veteriner hekim tarafından koterizasyon (yakma) ya da sütür atma (dikiş atma) vb. gerekebilir. Ciddi kanama epizotlarında von Willebrand faktör kaynağının transfüzyonu yapılabilir. Eğer köpek operasyona alınacaksa operasyon öncesi operasyonun tipine ve kanama bozukluğunun şiddetine bağlı olarak, veteriner hekim tarafından transfüzyon önerilebilir.

Eğer veteriner hekiminiz köpeğinizin hipotroid olduğuna karar verdiyse, tiroid ilaçları kanamanın kontrolü için faydalı olabilir.

VETERİNER HEKİMLER İÇİN:

Ekzojen vWF taze tam kan uygulamasıyla doğrudan verilebildiği gibi, taze ya da taze donmuş plazma, ya da cryoprecipitate transfüzyonu şeklinde verilebilir.

Mümkünse, trombositopeniye neden olabileceği ya da trombositleri negatif yönde etkileyeceği bilinen ilaçlardan uzak durulmalı. Örneğin, NSAIDs ilaçlar (aspirin, phenylbutazone, ibuprofen, indomethacin), bazı antibiyotikler (penicillin, sulfonamidler, ampicillin, chloramphenical), antihistaminler, phenothiazin’ler, theophylline,heparin, ve östrojen.

Bazı çalışmalarda, euthyroid köpeklerde thyroid preparatlarının kullanımının kanamayı azalttığı gösterilmiştir, fakat diğer çalışmalarda bu kanıya çelişkili sonuçlar ortaya çıkmıştır.

Genetik Danışma

von Willebrand's hastalığının özellikleri, özellikle doberman pincher ve birçok köpek ırkında yaygındır. Doberman pinscher, Scottish terrier, Shetland sheepdog, Manchester terrier, poodle, ve Pembroke Welsh corgi için genetik test geliştirilmiştir. Test vWD’lı köpekleri, taşıyıcı olan ya da hastalığa sahip olmayan köpekleri belirlemekte oldukça güvenilirdir

Genetik testlere ulaşılamadığında, hastalığın özelliklerini taşıyan köpeklerde, kan testleri yapılarak von Willebrand faktör ölçümü yapılabilir. Bu köpeklerin vWF seviyeleri azalmış olabilir (%25-60 ) fakat kanama problemleri olmayabilir. Seviyeler yaş ve ırka göre değişebilir. Bir kanama bozukluğu tespit edildiğinde, damızlık olarak kullanılanlarda test mutlaka tavsiye edilir. von Willebrand's hastalığına sahip köpekler ve taşıyıcılar damızlıkta kullanılmamalı, üretimden uzaklaştırılmalıdır

Daha fazla bilgiye nasıl ulaşabiliriz?

deGopegui, R.R. and Feldman, B.F. 1998.Acquired and inherited platelet dysfunction in small animals.Compendium on Continuing Education for the Practicing Veterinarian 20:1039.

Brooks, M. 1996. Emergency management of canine von Willebrand's disease. A.C.V.I.M. Proceedings of the 14th Annual Vet. Medical Forum.34.

http://www.vetgen.com  - genetik testler ile ilgili detaylı bilgiye bu linkten ulaşabilirsiniz.

Copyright © 1998 Canine Inherited Disorders Database.
 

Çeviri

Vet.Hekim Işıl Karatan