Alerji Nedir ?

Kedi ve köpeklerde alerjinin en sık görülen belirtileri: yüzün sağa sola sürtülmesi-derinin ısırılması-deride kızarıklık ve deride yaralar.

Alerjinin en sık görüldüğü yerler ise vücudun yan tarafları, ayaklar ve yüzdür; kısmen de gözlerin çevresi, ağız ve kulaklar ile kuyruğun kökünde görülür. Köpeklerde alerjiler çoğunlukla kalıcı deri hastalıklarına yol açar ancak hemen burada tüm kaşıntıların nedeninin alerji olmadığını da belirtmek gereklidir. Örneğin tiroit hastalıkları, pireler, ciddi enfeksiyonlar (mantar gibi) aynı belirtilere neden olabilir.

Köpek alerjileri hakkında literatürde pek çok örneğe rastlanmaktadır ve klinik belirtiler oldukça iyi açıklanmıştır. Kedi alerjisinde ise durum tam tersinedir ve literatürde köpek alerjisi kadar yer almamaktadır. Buna rağmen, hiç şüphe yoktur ki kedi alerjileri de köpek alerjileri kadar yaygındır ve alerjenlere tepki veren spesifik IgE antikorlarının oluşturduğu düzen köpeklerle aynı yapıdadır. Göründüğü kadarı ile geçmişte kedi alerjileri üzerinde çok fazla durulmamış ve diğer rahatsızlıklarla yanlış bağlantılar kurulmuştur. Kedi alerjilerinin belirtileri çeşitlilik göstermektedir. Ancak birçok genel belirti tüy dökülmesi, kaşıntı, kusma, ishal klasik köpek alerji belirtileriyle aynıdır.

 

Alerji Tanısı

Alerji tanısı için en basit ve kısa yöntem alerji testleridir.

Bunun yanı sıra deneme yanılma yöntemi ile alerji etkenini bulmak mümkün olabilir. Ancak bu oldukça uzun zaman alıcı, sıkıcı ve çoğunlukla da sonuçsuz kalabilen bir yoldur.

Alerji testleri deri ve kan yoluyla yapılabilmektedir.

Deri testinde her bir alerjen deriye enjekte edilerek verdiği reaksiyon ölçülür. Ancak bu testlerde sınırlı sayıda alerji etkeni deriye enjekte edilebilir ve hayvanlar için sıkıntılı bir yöntemdir.

Kan testlerinde ise daha fazla alerji etkeninin araştırılması mümkündür ve daha ekonomik bir yöntemdir. Geçmiş yıllarda kanda yapılan alerji testlerinde yalancı pozitif durumu yani alerjisi olmadığı halde bir etkene alerjisi varmış gibi görülmesi testlerin gelişimi ile beraber azalmıştır.

Bugün SPOT Alerji testi sonuçları deri alerji testi sonuçları kadar güvenilir durumdadır.

Alerji Etkenleri

 

Alerji testi yapıldığında doğru alerjen panosunun seçilmesi, alerjinin teşhisi ve tedavisi için kritik bir öneme sahiptir. En yaygın alerjen sınıfları; çimen, ot, çalı ve ağaç polenleridir. Ancak tüm polenler aynı derecede alerjen değildir. Örneğin polenleri rüzgarla dağılan bitkiler, böcekler vasıtasıyla polenlerini dağıtan bitkilere oranla çok daha fazla alerjik potansiyele sahiptir. Bunun önemli istisnası yeryüzünde en fazla bulunan polen olan çam ağacı polenleridir.

 

Çam polenleri rüzgarla dağılmalarına rağmen alerjik değillerdir. Bunun sebebi, polen taneciğinin onun alerjik özelliğini ortadan kaldıran 2 kat yağ tabakasıyla kaplı oluşudur.

 

Polenler dışında küf sporları, yiyecekler, böcekler, toz ve yün gibi maddeler de alerjiye sebep olabilir. Pratikte potansiyel alerjen listesinin bir sonu olmasa da en  önemli alerjenler belirlenmiştir ve testleri yapılabilir. Değişik coğrafi bölgelerde bazı polenler değişim gösterse de diğer alerjenlerin tümü doğada aynıdır.

 

Test için alerjenleri seçerken unutulmamalıdır ki, sadece bir alerjenin klinik semptomlara yol açtığı durumlar çok nadirdir. Alerjik hastalıklar kalıtımsal bir özelliktir ve bu kalıtımsal özellik hayvanın çevresinde bulunan bir çok alerjene karşı oluşmuştur. Bu yüzden, eğer bir hayvan genetik olarak çimen türüne veya bir ağaç cinsine karşı alerjik reaksiyon gösteriyorsa, aynı hayvan küf sporlarına veya yiyecek kırıntılarına da alerjik reaksiyon gösterebilir. Bu yüzden alerji testi ve tedavisinde başarıyı yakalamak için her sınıftan alerjeni içeren çok kapsamlı bir testin yapılması gerekir.

 

Etkenler arasında Otlar-Yeşillikler,Ev içerisindeki etkenler,Akarlar,Böcek ve Haşereler,Mantar etkenleri, Tüyler,Gıdalar ve ağaçlar sayılabilir.

 

Alerji Tedavisi

 

Hiposensitizasyon, alerjisi olan hayvana ilgili alerjenin küçük dozlarda ve uzun bir periyot içinde verilerek alerji toleransını arttırmaya yönelik bir tedavidir. Bu yöntemin insanlarda neredeyse 100 yıldan beri  kullanılıyor olmasına karşılık bu toleransın hangi immünolojik mekanizma yoluyla oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Hiposensitizasyon kullanıldığında alerjenle ilgili İgE  seviyesi bir süre için daha düşmeye devam eder ancak ne hızda ve ne dereceye kadar düşeceği hayvandan hayvana farklılık gösterir.

 

İgE  oranında düşüşe paralel olarak alerjiye spesifik İgG konsantrasyonunda büyük bir artış izlenir. Bu durum, alerjiye spesifik İgG konsantrasyonunun katlı artışını tamamlayan “antikor blokesi” terimiyle ifade edilir.  Kesin olan nokta, İgG antikoru blokesinin başarılı bir hiposensitizisyon sürecinde büyük role sahip olduğudur.  Bu süre, İgG ‘nin alejenle, alerjenin İgE vasıtasıyla mast hücrelerine bağlanmasını engellemek için mücadele ettiği sırada cereyan eder.

 

Hiposensitizasyon sürecinde rol oynayan diğer muhtemel  reaksiyonlar, süpresör T-hücrelerini ve İgE üretiminin, İgG üretimine dönüştürülmesini kapsar. Kısacası hiposensitizasyon boyunca pek çok immunolojik faaliyet gözlemlenir. Bağışıklık sistemlerinde zayıflık bulunan hayvanlar, hiposensitizasyona tepki verememektedir.

Yan etkiler çok nadirdir ve her hangi bir yan etki görülse bile bu geçicidir,hayati bir tehlike yaratmaz.

Alerji için en iyi tedavi sekli alerjiye neden olan alerjen yada alerjenlerden uzak durulmasıdır. Pek çok olguda bu mümkün olmamaktadır. Steroid ilaçlar (kortizon ve türevleri gibi) belirtilerin kısa süreli olarak ortadan kalkmasını saglar. Fakat bu tip ilaçların uzun süre kullanılması ciddi yan etkilere neden olur. Duyarlılıgın azaltılması  (hiposensitizasyon – alerji asısı) diger seçenektir.

Alerji için tedavide  alerjenler derialtına enjeksiyon ile verilir.

Bu alerjenlerin konsantrasyonu ve dozları 9 ay süresince yavaş yavaş arttırılır. Testi yapan veteriner hekimin direktifine göre Spectrum tarafından 3 ayrı konsantrasyonda hazırlanarak gönderilir.

Alerjen Testi

 

Tam bir muayene sonrasında veteriner hekiminiz eğer hayvanınız için alerji testi gerekiyorsa size bildirecektir. Mümkün olan diğer hastalıkları bertaraf etmek için küçük bir miktar kan örneği alıp Spectrum Laboratuarı’na gönderecektir. Böylelikle solunum yoluyla etkilenebileceği ağaç, ot ve yabani otlar, mantar, ev tozları, akarlar ve ticari olarak pet mamalarının hazırlanmasında kullanılan unsurlar gıda tipleri olarak petinizin kanında duyarlılığı test edilmiş olacaktır.

 

ELISA testinde test tüpleri yerine mikrotitre tabakaları kullanıldığı için, her alerjen için ayrı test tüpü kullanma zorunluluğu ortadan kalkar. ELISA testi için alerjenler, plastik mikrotitre tabakaları üzerine emdirilir. Alerji testinde kullanılan alerjenler moleküler olarak kompleks yapıda oldukları için, tüm alerjenleri eşit miktarda plastik yüzey üzerine emdirmek neredeyse imkansızdır. Bu yüzden ELISA testi yanlış alerji sonuçları verebilmektedir.

 

Modifiye ELISA  yada SPOT testi, ELISA testinin kullanıldığı temel teknoloji kullanılarak geliştirilmiştir. Plastik mikrotitre tabakalara eklenen bir kaplama sayesinde alerjenlerin plastik mikrotitre tabakaya kovalent olarak bağlanmaları sağlanır. Böylece ELISA testindeki olası yanlış sonuçların önüne geçilir ancak maliyet ve gereken zaman artar.

SPOT TEST içerisinde 92 alerjen maddeye karşı test yapılmaktadır.Test Amerikan Spectrum Laboratuvarlarında yapılmakta ve test sonuçları gönderilmektedir. Her birey için istenildiğinde Laboratuvar Numarası ile Alerji Tedavi Seti istenebilmektedir.