Kedi Aşıları:

Aşılamada Nelere Dikkat Edilmelidir?
Gençlik Hastalığı - Feline Panleukopenia
Kedilerin infeksiyöz peritonitisi - FIP
Feline leukemia virus - FELV
Üst Solunum Yolları Hastalığı
Kedi Aids'i (FIV)
Kuduz

Kedilerde viral hastalıklara karşı yapılan aşılamalar hem hastalıkların yayılmasını engellemek hem de kedilerin sağlıklı bir yaşantıya sahip olmaları açısından son derece önemlidir.Viruslere yönelik spesifik bir tedavi şekli yoktur bu nedenle aşılama ile bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi önemlidir.

Yavru kediler viral enfeksiyonlara yakalandıklarında bağışıklık sistemleri yeterince güçlü olmadığı ve bakteriyel enfeksiyonlar da işe karıştığı için  ölüm oranı oldukça yüksek olmaktadır.

Anneden ayrılan bir yavru kedi 6 ila 8 haftalık olduğunda iç parazitlerden arındırılmalı ve hemen sonrasında da mutlaka aşı programına başlanmalıdır.

Aşılama başlamadan önce kedinin iç parazitlerden tamamen arındırıldığına emin olunması gerekmektedir.Bu nedenle aşılama proğramı başlamadan iç parazit tedavisinin yapılmış olması son derece önemlidir.Çünkü parazitler kedinin bağışıklık sistemini zayıflatır ve böylece parazit taşıyan hayvanlara yapılacak aşılamaların etkili ve güvenilir olması beklenemez.Yüksek oranda parazit enfestasyonu ile karşı karşıya olan bir kediye yapılacak olan aşılama ölümle bile sonuçlanabilir.

6 ile 8 haftalık olan bir kediye aşı proğramı ilk karma aşısı yapılarak başlanır.Önerilen aşılama proğramının ilk basamağı şudur:

Kedi Yavrularına ilki 9-12. Haftalar ve İkincisi 12-15. Haftalar Arasında Olmak Üzere iki Defa Uygulanır ve Daha Sonra Her Yıl Tekrarlanır.(Karma aşı:Herpes Virus,Calicivirus ve Panleucopenia)

Daha sonra vücuttaki antikor miktarını belirli bir düzeyde tutmak için 21 gün sonra karma aşının ikinci rapeli yapılır.

Yavru bir kedi en erken 12 Haftalık olduğunda yapılan tek bir Kuduz aşılaması ile en az 3 yıl süren bağışıklık sağlanmaktadır.12 haftalıktan küçük hayvanlara yapılan aşılamalarda,aşının etkinliğinin maternal antikorlar tarafından önlenmesi olasıdır.Bu nedenle 12 haftalıkken ya da daha yaşlıyken aşı yapılmalıdır.Ülkemizde kuduz hastalığının eradikasyonu için kuduz aşılaması yasal olarak her yıl tekrarlanmaktadır.

Sağlıklı 9 haftalık ya da daha büyük kedilere yapılan bir diğer aşı ise FeLV aşısıdır.(Kedi Lösemi aşısı).Feline Leukemia Virus ve FeLV infeksiyonuna bağlı hastalıklar tarafından oluşturulan persistent viremiyi ve lenfoid tümörlerin oluşumunu engellemek amacıyla bu aşılama yapılmaktadır.ilk aşılama 2 doz olarak önerilmektedir.İlk aşılamanın ardından 2.doz aşılama 3-4 hafta ara ile deri altı yapılmaktadır.Yıllık olarak da tekrarlanmaktadır.

Aşı sonrası kedinizin vücut ısısı yükselebilir, ateşinin çıkmasına neden olabilir, bu normaldir. Birkaç gün sürebilen ateş ve halsizlik dışında sizi endişelendiren herhangi başka semptomlar olursa hemen veteriner hekime başvurmalısınız.

Aşılamada Nelere Dikkat Edilmelidir?

Her tür aşı yalnızca sağlıklı petlere yapılmalıdır. Aşı öncesi petlerin genel sağlık muayenesi mutlaka yapılmalıdır.

Kedinizin İç ve dış parazit yönünden bir veteriner hekim tarafından muayene ve tedavisi mutlaka yapılmış olmalı.İç parazitler için  her 3 ayda bir ,dış parazitler için ise ayda bir rutin ilaçlama yapılmalıdır.

Herhangi bir bakteriyel,viral,paraziter hastalığı olan kediye aşı uygulandığında var olan hastalık semptomları alevlenir,bağışıklık sistemi daha da düşer ve yapılan aşıya  karşı beklenen antikor oluşma seviyesi oluşamaz.Bu gibi durumlarda aşı yapılması aşının işlevi açısından anlamsızdır ve kedinin sağlığı açısından da risklidir.

Aşı yapılacağı zaman her kedi mutlaka genel muayeneden geçirilmeli tamamen sağlıklı ise aşılama yapılmalıdır.Göz yaşı akıntısı ,burun akıntısı,kusma,ishal,halsizlik,ateş...vb herhangi bir semptom söz konusu ise aşılama ertelenmeli ve genel durumu düzeltmek adına destek tedavisine başlanmalıdır.
Bozuk, tarihi geçmiş ve soğuk zinciri korunmamış her türlü aşının derhal hekim tarafından imha edilmesi gerekmektedir.

Çantada ,elde, cepte taşınan aşıların yapılmasına kesinlikle izin vermeyiniz.Aşıların buz kalıpları içinde taşınmasına özen gösterilmelidir.

Yapılan aşıyı gösteren aşı etiketinin (sticker) petlerinizin sağlık karnesine yapıştırıldığından ve hekim tarafından kaşelenip imzalandığından mutlaka emin olun .Üzerinde etiket (sticker) bulunmayan aşı şişelerine dikkat edilmelidir!

Aşılama sonrası hekimin önerilerine dikkatle uyulmalıdır. Aşılar tamamlanıncaya kadar kedinizi sokağa bırakmayın ve başka hayvanlara yakınlaşmasına izin vermeyin.

 
Başa dön

Kedi Aşıları

Kedi Gençlik Hastalığı - Feline Panleukopenia

Feline panleukopania virus (FPV) kedilerin çok bulaşıcı viral bir hastalığıdır.Virus,köpek kanlı ishal etkeni olan canine parvovirus (CPV) tip 2 virusuna benzerlik gösterir.Canine distemper virusuna ise benzerlik göstermemektedir.Parvoviridae ailesinden ve parvovirus türündendir.

Hastalık;Feline distemper,feline infeksiyöz enteritis,kedi ateşi,kedi typhoid,feline ataxia ya da incoordination olarak da adlandırılır. Genç ve aşılanmamış kediler yüksek risk altındadırlar.Bu virus ile enfeksiyon akut ya da perakut seyreder,sistemik ve enterik enfeksiyona neden olur.Hastalık yüksek ateş, beyaz kan hücrelerinde(WBC) yani savunma hücrelerinde azalma, kusma ,ishal ,anoreksi ve halsizlik ile karakterizedir. İki ve dört aylık yavrularda hastalık çok şiddetli seyreder ve yüksek oranda ölüm görülür. Erişkin kediler hastalığı daha hafif semptomlarla geçirirler.

Bulaşma:
Enfekte kedilerin dışkıları ve vücut sekresyonları ile ortama yayılır ve enfeksiyonu takiben haftalar ve aylarca etrafa yayılabilir.Oda sıcaklığında bir yıl yaşayabilir.Bulaşma kedi-kedi ya da insan-kedi kontaminasyonu ile bulaşabilir.Hasta kedilerin idrar,salya,dışkıları ve kedi ile temas, kontamine kaplar, kafesler, kontamine giysi ve eller ile bulaşır.


Klinik Bulgular
: Perakut FPV enfeksiyonu çok hızlı ilerler ve 24 saat içinde ani ölüm görülür.Ölüm nedeni; şiddetli intestinal yıkımlanma ve panleukopenia ile beraber kanda ikincil bakteri artışı (seconder bacteremia) ve endotoksemi gelişimidir.Belirtiler abdominal ağrı(karında ağrı),şiddetli depresyon ve normalin altında vücut ısısıdır. Akut FPV infeksiyonunun klinik belirtileri dehidrasyon, kusma, abdominal ağrı, hemorajik(kanlı) ishal ve ateştir. Erişkin kediler daha az şiddette etkilenirler ve ateş ya da ılımlı gastroenterik semptomlardan biri bulunur veya belirti görülmez.Yüksek ateş ve iştahsızlık, 24 ile 48 saat içerisinde kusma, ishal (çoğunlukla kanlı) ve sıvı kaybı görülür. Tüyler dağınık, karın gergin ve ağrılıdır. Ağız içinde yaralar gelişebilir. Son dönemde ise beden ısısı düşer hasta komaya girip ölür. Bazı durumlarda hastalık çok hafif seyreder, 1-3 günde iyileşme olur. FPV ile enfekte hamile kedilerde hastalık aborta neden olur (ölü doğum-düşük nedenidir), fetal resorption, fetal mummification ve diğer  üreme problemleri görülür.Eğer yavrular canlı doğarlarsa, genellikle cerebellar hypoplasmia ve/veya retinal dysplasia söz konusudur yani beyin ve gözlerde hasar ile doğarlar. FPV ile enfekte yavrular doğumdan sonra ve 3- 4 haftalık olduklarında bu ve benzeri semptomlar gelişebilir. Daha büyük yavrularda genellikle gastrointestinal ve sistemik semptomlar görülür.

Korunma:
Feline Panleukopenia virusune karşı aşılama kedi karma aşısı yapılarak sağlanır.kedi karma aşı uygulaması şu şekilde yapılmalıdır;

İlk aşılama: 9 haftalık ya da daha büyük yaştaki kedilere 2 doz halinde 3-4 hafta ara ile uygulanmalıdır. 9 haftalık yaştan küçük yaşta aşılanan kediler 12 haftalık yaşa kadar her 3-4 haftada bir kez aşılanmalıdır. Gebe dişilerin aşılanmasından kaçınılmalıdır.

Tekrar aşılama: Yıllık tek dozluk aşılamalar önerilir.

Başa dön

Kedilerin İnfeksiyöz Peritonitisi - FIP

Feline infectious peritonitis (FIP) kedileri etkileyen tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir hastalıktır. Etken, Feline Infectious Peritonitis Virus (FIPV)'tür, Feline Enteric Coronavirus (FECV/FeCoV)'un mutasyona uğramış halidir.  Virus beyaz kan hücrelerini istila eder ve makrofajlarda ürer.  İmmun sistem enflamasyon reaksiyonu verir. Hastalığa yakalanan kedilerden 20 de 1'i hayatta kalmayı başarır. Bir ya da iki kedili evlerde hastalığın görülebilme şansı 5000 de 1'dir. İran kedileri ve siyamlar da genetik bir yatkınlık olduğu bilinmektedir.

Bulaşma:

FECV (Feline Enteric Coronavirus)çok yaygındır, özellikle de bir arada toplu halde yaşayan büyük gruplar halinde bulunan kediler arsında çok yaygındır.(Pet Shoplar,kedi yetiştiricileri,pansiyonları..vb) Kediler virusü solunum ya da sindirim yoluyla alırlar. En sık bulaşma yolu dışkı ile olmaktadır., Bulaşık mama kapları,kullanılan yatak ve kıyafetler de bulaşmada önemlidir.

FECV'nin yaygınlığına rağmen bir çok enfekte kedide FIP gelişmez. FECV bazen hiçbir klinik belirti vermez, fakat bazen hafif üst solunum yolu enfeksiyonu nedeni de olabilir. Bu nedenle, hiçbir klinik belirti vermeyen bir kedinin FECV taşıyıcısı olabileceği ve virüsü diğer kedilere bulaştırabileceği asla unutulmamalıdır.FECV ile enfekte kedilerde virüs mutasyona uğrayıp FIP'e sebep olabilir. Bu risk genç ve yaşlılarda fazladır. Viral mutasyonda genetik faktörlerin de risk oluşturduğu düşünülmektedir.İran kedileri ve siyam kedilerinde genetik yatkınlık olduğu da düşünülmektedir.

Belirtiler:

FIP'in iki ana formu vardır: effusive (ıslak) ve non-effusive (kuru). Her iki formu da ölümcüldür., Islak form daha sık görülür (vakaların 60-70% ıslak formdadır) ve kuru formdan daha hızlı ilerler.

Effusive (ıslak) form

 FIP'in abdomen ya da göğüs içinde sıvı birikmesi ile karakterize olan ıslak formu,güç solunuma neden olur.Karında genişleme gözlenir.Diğer semptomlar iştahsızlık,ateş,kilo kaybı,sarılık ve ishaldir.

Non-effusive (kuru) form

FIP'in kuru formu iştah kaybı,ateş,sarılık ve kilo kaybıyla karakterizedir,fakat vücutta sıvı birikimi söz konusu değildir. Kuru FIP formunda göz ve sinirsel belirtiler de görülebilir.Örneğin;yürümede ve ayağa kalkmada güçlük görülebilir ve her an paraliz(felç) gelişebilir. Görme kaybı da gelişebilir.

Tedavi

FIP'in tedavisi yoktur.Tedavi sadece semptomatiktir.Kortizon ya da diğer immunosuppressif ilaçlar kedinin hayatını sadece birkaç hafta yada ay uzatacaktır,fakat ikincil enfeksiyonların da olaya ekleneceği ve durumu ciddileştireceği kesindir.Islak form FIP genellikle çok hızlı gelişir ve tedavi yetersiz kalır.

 FIP için karantina gereklidir diyemeyiz,çünkü tam olarak enfeksiyöz hastalık değildir.Feline Enteric Coronavirus dışkı ile etrafa yayılır ve diğer kedilere bulaşır, bu virüsün mutasyona uğramış formu  FIP'e liderlik eder. Bu form sadece makrofajların içinde bulunur ve bu yüzden yayılmaz ve bulaşıcı özellik göstermez.

 FIP belirtileri kolaylıkla gözden kaçabilir.Herhangibir kronik ishal durumunda ,olağan dışı halsizlik ve solunum yolu enfeksiyonu durumunda mutlaka veteriner hekim tarafıdan detaylıca muayene edilmelidir.Belirtilere yönelik tedavi uygulanmalıdır.

Korunma: Her iki formda da ölüm kaçınılmazdır! Tedaviler çoğunlukla başarısızdır.Korunmanın tek yolu kedilerin aşılanmasıdır.

Pfizer'in geliştirdiği PRIMUCELL FIP şu şekilde uygulanır:(Türkiye'de bu aşı bulunmamaktadır)

  • Intranasal (IN) aşılama (burun içi) 16 haftalık ya da daha yaşlı  sağlıklı kedilere koruyucu amaçlı uygulanmaktadır.3-4 hafta ara ile 2.doz uygulanmalıdır.Yıllık tekrar sadece 1 kez yapılır.

Feline corana virus kesinlikle insana ve köpeklere geçmez.Feline corona virus ;yine bir corona virus olan SARS (severe acute respiratory syndrome) ile asla karıştırılmamalıdır.

Başa dön

Feline leukemia virus - FeLV


Feline leukemia(Kedi Lösemisi); feline leukemia virus (FeLV)'un neden olduğu kanserli hastalıkların oluşumuyla karakterize bir hastalıktır. FeLV ile enfekte olmuş bir kedi herhangi bir hastalık belirtisi vermeden aylar ya da yıllarca hastalığı taşıyabilirler.FeLV 'nin neden olduğu enfeksiyon evcil kedilerin ölüm ve hastalık nedenlerinin en başında gelir.

“Feline leukemia virus (FeLV)” retrovirüs olarak isimlendirilen bir virüstür. “Feline immunodeficiency virus(FIV)” ve insanlarda AIDS olarak bilinen “Human immunodeficiency virus (HIV)” ile aynı ailedendir. Retrovirüsler türe özgüdürler. Bunun anlamı FeLV tıpkı FIV gibi sadece kedileri etkiler. HIV ise sadece insanları etkiler.Feline leukemia virus'un 3 tipi vardır: FeLV-A, FeLV-B, ve FeLV-C. FeLV-positif kedilerbiriyle, ikisiyle ya da üçüyle birden enfekte olabilirler.

  • FeLV-A ile enfekte olan kedilerde ciddi bağışıklık sistemi zayıflığı görülür. FeLV-A kedilerin bağışıklık sistemine zarar verir ve sonuç olarak kedi enfeksiyonlara ve kansere karşı savaşamaz.İmmunosuppression (zayıflamış immun sistem)hastalığın en belirgin özelliğidir.
  • FeLV-enfekte kedilerin yaklaşık %50'si FeLV-B ile enfektedirler ve neoplastik hastalıkların en büyük nedenidir. (örn; tümörler ve diğer dokularda anormal büyümeler)
  • FeLV-enfekte kedilerin yaklaşık %1'i FeLV-C ile enfektedir ve ciddi anemi nedenidir.

Virüs, kedilerde bağışıklık mekanizmasını baskılayarak ölüme ve şiddetli anemiye neden olmaktadır.

Hastalık erkek kedilerde dişilere oranla daha fazla görülür ve yine gençlerde yaşlılara oranla daha çok görülür.Genelde 1 ile 6 yaş arasındaki kedilerde görülme oranı yüksektir.En çok hastalığa rastlanan yaş ise ortalama 3 yaştır.Sokakta yaşayan kedilerin evde yaşayanlara oranla hastalığa yakalanma riskleri çok daha fazladır.Çok kedili evlerde de tek kedili evlere oranla hastalık daha fazla görülür.kronik seyirli ve seyri iyi olmayan, hematopeotik organlarda tümör oluşumu ile kendini gösteren kedilerin ölümcül, viral bir hastalığıdır.

Bulaşma: Virus enfekte salya ile etrafa yayılır.Ayrıca enfekte idrar,göz yaşı ve dışkı ile de bulaşma söz konusudur.Enfekte annenin yavruları hamilelik döneminde ya da emzirme döneminde hastalığa yakalanabilirler.Anneden yavrulara bulaşma oranı yaklaşık %20'dir.

.

Belirtiler:
Semptomların görüldüğü ilk dönem lenf yumrularında kanserojen değişiklikler, iç organ ve lenf bezlerinde tümörler, timus tümörleri, sindirim sistemi tümörleri, bağırsaklarda tıkanıklılıkları, zayıflama iştahsızlık, üremi, anemi ve buna bağlı mukozalarda solgunluk – dalak büyümesi görülür.
Ayrıca üç yaşından büyük kedilerde multiple fibrosarkomlara ve deride kötü huylu koyu renkli benlerin oluşabildiği de rapor edilmiştir.

İmmun yetmezlik (Bağışıklık sisteminde zayıflama):
Buna bağlı olarak kanda T ve B lenfosit ile lökosit sayılarında ciddi düzeylerde azalmalar, kilo kaybı, devamlı ishal, bakteriyel enfeksiyonlar, böbreklerde enfeksiyon ve üst solunum yollarında bakteriyel ve viral hastalıklar gelişebilir. Bağırsak mukozalarında oluşan dejeneratif bozukluklara bağlı olarak devamlı ve kronik ishal oluşmaktadır. Hastalığa yakalanan dişiler üreme yeteneklerini kaybederler. Son olarak hasta kedilerde nörolojik fonksiyon bozuklukları da görülebilmektedir.

Korunma ve Tedaviler:
Tedaviler çoğunlukla başarısızdır! hastalığa karşı korunmanın tek yolu kedilerin düzenli olarak aşılanmasıdır.

FeLV aşısı;sağlıklı kedilerin, Feline Leukemia virus (FeLV) ve FeLV infeksiyonuna bağlı hastalıklar tarafından oluşturulan inatçı viremiyi ve lenfoid tümörleri önlemek için yapılır.

Doz ve uygulama: Sağlıklı 9 haftalık yada daha büyük yaştaki kedilerde aşılama tavsiye edilir.
Subcutan(deri altı) olarak 1ml uygulanır. İlk aşılama 2 doz olarak önerilir. İkinci doz 1. dozun ardIndan 3-4
hafta sonra uygulanmalıdır. Yıllık bir kez tek doz tekrar aşılama önerilir.

Başa dön

Herpes Virus-Calici Virus (Üst Solunum Yolları Hastalığı)
Feline rhinotracheitis virus (feline herpesvirus tip1 ya da FHV-1) akut solunum yolları hastalığı ile tanınan rhinotracheitis (ya da feline herpesvirus infeksiyonu) olarak adlandırılan hastalık etkenidir. Virus tüm dünyada evcil ya da vahşi kedileri etkilemektedir.
Özellikle yavru kediler için önemli olan viral üst solunum yolu hastalıklarının çoğu herpesvirus (rhinotracheitis) ve calicivirus tarafından oluşturulmaktadır.

Rhinotracheitis solunum yolları hastalık semptomlarıyla karakterizedir;örneğin aksırma,hapşurma,burun akıntısı,rinitis(burun yangısı) ve konjunktuvitis (göz kapaklarının içini kaplayan membranın yangısı). Ayrıca genital sistemi de etkiler ve gebelikte komplikasyonlara neden olur.

Rhinotracheitis feline upper respiratory infection complex(kedilerin üst solunum yollarında görülen enfeksiyon kompleksi)'in bir parçasıdır.Bu viral ve bakteriyel bir grup ajan tarafından oluşturulan bir hastalıklar bütünüdür (örn; calicivirus, chlamydiosis)

Görülme Sıklığı(İnsidans)

  • Yavru kedilerde, özellikle de enfekte anneden doğan yavrularda
  • Çok kedili evlerde, pet shoplarda ve hayvan barınaklarında, özellikle ortamın durumu hastalık sıklığını etkiler:
    • Aşırı kalabalık
    • Fiziksel (örn., sıcaklık) ya da psikolojik(e.g., yeni bir kedi geldiğinde) stres faktörleri
    • zayıf -yetersiz beslenme
    • Yetersiz sağlık koşulları
    • Yetersiz havalandırma
  • Hamile ve laktasyondaki kedilerde
  • Hasta kedilerde(Özellikle zayıflamış immun sistem ya da diğer üst solunum yolu enfeksiyonları)
  • Aşılanmamış kedilerde

sıklıkla gözlenir.

Bulaşma:
FHV-1; enfekte kedinin gözler, burun ve ağız sıvılarından etrafa yayılır.Bulaşma bu sıvılarla kontaminasyon sonuçu çok kolaylıkla olur.Bulaşma genellikle hasta kedinin hapşuruğunun bazı objelere teması sonucu;örneğin mama ve su kapları,kum kapları,taşıma kapları ve pet sahibinin kıyafetleri,pet sahibinin elleri ile olmaktadır.Hasta annenin yeni doğan yavruları da hastalıklı doğacaktır.Bulaşma ağız,burun, ya da göz akıntısı ile direkt temas ile de gerçekleşir.
Hapşurma ve öksürme ile virus 1-1.5metre uzaklığa yayılabilir..

FHV-1 ile enfekte bir çok kedi asla tamamen virusten arınamazlar.Bu kediler gizli taşıyıcı olarak bilinirler. herhangi bir semptom göstermeseler bile ,sinir hücrelerinde virüsü barındırırlar.bu gizli taşıyıcılar virusun yayılması için en önemli kaynaktırlar.

Belirtileri:
Herpeste; ateş, gözyaşı akıntısı (önce şeffaf sonra sarı-yeşil), burun akıntısı, aksırık gözlemlenir. Gözlerdeki akıntıdan dolayı göz kapakları kapanabilir ve bunun sonucu gözün şiştiği fark edilir, içerisi akıntı ile dolduğundan gözün en üst tabakası (Cornea) çok ciddi tahrip olur (keratitis) ve gözde ülserler oluşur. Burundaki akıntıdan dolayı burun delikleri de kapanabilir, kediler koku almakta ve solumakta zorluk çekerler.Bu nedenle yemek bulmakta zorlanırlar.
Calicivirüs ise; ateş, halsizlik, öksürük, burun akıntısı, göz akıntısı, ağızda yaralarla seyreder. Özellikle yavru kedilerde zatürre oluşturma riski büyüktür. Bu yüzden tedavi bittikten sonra da uzun süre antibiyotik kullanmak gerekmektedir. Ağız mukozasında ve dilde de ülserler oluşur. Bu ülserlerin geçmesi uzun zaman alır ve kedinin genel durumu iyileştiğinde bile ağzı acıyacağından dolayı yemek yiyemeyecektir.


Her iki viral hastalık da yavru kediler için son derece ölümcül olabilmektedir. Kedide herhangi bir bulgu veyahut sadece halsizlik görüldüğünde bile hemen veteriner hekime başvurulup tedaviye başlanmalıdır.

Korunma: Sağlıklı kediler ise aşı olarak bu hastalıklardan korunurlar. Kedi karma aşısı olarak bilinen aşının içinde her iki hastalık da bulunmaktadır. Yavru kedi 9 haftalıkken aşılama başlanabilir ve veteriner hekimin öngördüğü programa göre devam edebilir.

  • FELOCELL® 4(Pfizer)  feline herpesvirus-1 (FHV-1), feline calicivirus (FCV), ve feline parvovirus (FPV) içerir.
    Felocell 4 ayrıca Chlamydia psittaci için de koruma sağlar.Sağlıklı kediler 12 haftalık ya da daha yaşlı olduklarında 3-4 hafta ara ile iki doz aşılanmalıdırlar. Cats vaccinated at less than 12 haftalıktan küçük aşılama yapıldıysa eğer 12 haftayı doldurduğunda tekrar aşı yapılır. Yılda bir kez aşı tekrar edilir.
  • FELOCELL 3 Chlamydia psittaci için koruma sağlamaz.
  •  

    Kedi Aids'i (FIV)


    “Feline immunodeficiency virus (FIV)” retrovirüs olarak isimlendirilen bir virüstür. “Feline leukemia virus(FeLV)” ve insanlarda AIDS olarak bilinen “Human immunodeficiency virus (HIV)” ile aynı ailedendir. Retrovirüsler türe özgüdürler. Bunun anlamı FIV sadece kedileri etkiler. HIV ise sadece insanları etkiler.

    FIV bağışıklık sistemine zarar verir ve sonuç olarak kedi enfeksiyonlara ve kansere karşı savaşamaz. Dünyada ilk defa 1987 yılında teşhis edilen ve FIV (Feline immunodeficiency virus) adı verilen virüs, kedilerde bağışıklık mekanizmasını baskılayarak ölüme neden olmaktadır.
    Kedilerin bu hastalığa en duyarlı oldukları dönem 5-12 yaş arasıdır ve erkek kediler bu hastalığa dişilerden daha sık yakalanırlar. Genellikle kronik seyirli bir hastalıktır. Seyri insanlardaki AİDS'e benzer.

    Bulaşma: FIV uzun süreli temas ile bulaşmaz, salya ile etrafa yayılır ve ısırık yarası ile bulaşır. FIV’in yavrulara uterusta ya da anne sütüyle bulaşması nadirdir. Erkek kedilerde hastalığın görülme oranı dişilere oranla 2 kat fazladır. Serbest dolaşan kedilerin ısırık yarası alma ihtimali daha yüksek olduğu için hastalığa yakalanma riskleri de yüksektir. Kavga sırasında ısırma yoluyla salyadaki virüs ile bulaşır.

    Belirtiler:

    FIV pozitif kediler spesifik olmayan belirtiler gösterirler yani hastalığın belirtileri hastalığa özel değildir. Ateş, halsizlik,ilgisizlik,kilo kaybı gibi belirtiler ön plandadır. Beyin etkilendiği zaman histeri nöbetleri ya da körlük gibi sinir sisteminde işlevsel bozukluklara rastlanır. Lenf bezleri büyür(lenfodenopati). Bağışıklık sistemi baskılandığı için özellikle ağızda, diş etlerinde yaralar ve ishal gibi sindirim sistemi sorunları; nezle, zatürre gibi solunum sistemi rahatsızlıkları ortaya çıkar. FIV’le enfekte kedilerde lenfoma (lenf bezinde görülen iyi huylu tümörler) riski artmaktadır.

    Kedilerde FIV enfeksiyonu üç evrelidir. İlk evrede akut belirtiler gözlenir. Ateş ve lenf yumrularının şişmesiyle karakterizedir. Deri ve sindirim sistemi bu dönemde enfeksiyonlardan kolay etkilenir. İkinci evre gizli evredir ve herhangibir hastalık belirtisi görülmez. Bu evre yıllarca sürebilir. Bu evrede bağışıklık sistemi virüs tarafından yavaş yavaş yıkımlanır ve üçüncü evrede gerçek AIDS belirtileri ortaya çıkar. Bu evrede kedi infeksiyonlara karşı son derece savunmasızdır. Mantar,bakteri ve paraziter hastalıklar kronik hal alırlar. Vücutta bir çok yerde enfeksiyon artık kaçınılmazdır.

    Ağız Enfeksiyonları :

    FIV pozitif kedilerin % 50’sinde ağız enfeksiyonları oluşur. Yüze dokunulduğunda ağrı, yemek yemekte zorluk ya da yemeği reddetme söz konusudur ve kötü bir ağız kokusu mevcuttur.

    Solunum Yolu Hastalıkları :

    FIV pozitif kedilerin % 30’unda hapşırma ve burun akıntısıyla birlikte seyreden üst solunum yolu enfeksiyonları görülür. Bu belirtiler eşlik eden kronik Herpes ve Calisi virusa bağlı olabilir. Bazı kedilerde öksürük ve güç solunumala karakterize pneumoni (zatürre) görülebilir.

    Göz Hastalıkları :
    Gözlerde kızarıklık ve korneanın bulanıklaşması gibi belirtiler görülebilir.

    Sindirim Sistemi Hastalıkları :

    FIV pozitif kedilerin % 10-20’sinde kronik ishal görülür. Kanser,bakteriyel enfeksiyonlar ve parazitler buna neden olabilir

    Deri ve Kulak Enfeksiyonları :

    Derinin ve kulağın tekrarlayan ya da kronik enfeksiyonları FIV’in ilk belirtileri olabilir. Bağışıklık sisteminin baskılanmasıyla paraziter ve bakteriyel enfeksiyonlarda artışa bağlı tüy dökülmeleri, kaşıntı ve deride yaralar görülür. Sağlıklı kedilerde görülmeyen deri ve kulak uyuzları FIV pozitif kedilerde görülebilir


    Sinir Sistemi Hastalıkları :
    Karakterde değişiklik, evdeki alışkanlıklarının değişimi ve demans görülebilir.

    Lenfodenopati :
    Abdomendeki ya da vücudun diğer bölümlerindeki lenf yumrularında büyüme görülür.

    Anemi :
    FIV pozitif kedilerin 1/3’ünde anemi(kansızlık) görülür.

    Tümör oluşumu :

    FIV pozitif kedilerde tümör oluşumu sağlıklı olanlara göre 5 kat daha fazladır. Tümör oluşum mekanizması tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır.

    FIV Nasıl teşhis edilir?

    Hastalık sırasında görülen belirtiler teşhis için yeterli değildir. FIV ve FeLV birbirine benzer belirtiler vermektedir. Kanda FIV antikorlarının saptanması kesin teşhis için gereklidir. Bu amaçla, veteriner kliniklerinde pratik testler yapılabilmektedir.Birkaç dakika içinde sonuç alabileceğiniz bir damla kan ile yapılabilen pratik testlerin mevcudiyeti kesin tanı için son derece önemlidir.

    FIV tedavisi nasıldır?

    FIV pozitif kediler uzun yıllar yaşayabilirler, ancak stres faktörlerinden uzak tutmak gerekmektedir.FIV pozitif kedileri evde tutmak hem ona başka hastalıkların bulaşmasını önleyecek, hem de hastalığın diğer kedilere bulaşmasını önleyecektir.

    İnsanlar için HIV tedavisinde kullanılan birçok antiviral ilaç vardır, fakat maalesef kediler için özel bir ilaç yoktur ve kediler için de beşeri ilaçlar kullanılmaktadır. Bunun yanında antibiyotik tedavisi ( ikincil enfeksiyonları önlemek amaçlı ), serum tedavisi , iyi bakım ve besleme, gerekirse kemoterapi uygulanabilir.

    KORUMA VE KONTROL

    Kontrol için kedilere test yapıp FIV pozitifleri diğerlerinden ayırmak gerekmektedir. Tabi bulaşma riskini azaltmak için kedileri evde tutmak, dışarı çıkışlarını azaltmak da gerekmektedir.

    Koruma için ise henüz geliştirilmiş FIV aşısı yoktur, çalışmaları devam etmektedir.
     
    FIV enfeksiyonu kedilerde yıllarca sessiz seyrettiğine göre hayvan sahipleri kedilerinde FIV baktırmalı mı?
     
    Kedilerini sokaktan almış olanlar veya bir sokak kedisinin yavrusunu almış olanlar herhangi bir hastalık belirtisi görmeseler dahi bu testi yaptırmalıdır. Herhangi bir operasyon öncesi mutlaka rutin testler yapılmalı ve FIV şüpheli kedilere özel FIV testi uygulanmalı gerekirse FIV pozitif olan kedi operasyona alınmamalıdır. Hayatının geri kalanında her türlü stres etkeninden uzak tutulmaya çalışılmalıdır.

    KUDUZ (RABİES)

    Kuduz; hasta hayvanın ısırması sonucu, enfekte tükürüğün bütünlüğü bozulmuş deri yada mukozalara teması yoluyla bulaşan ve akut beyin iltihabı sonucu ölüme neden olan viral bir hastalıktır.

    ETKEN; Rabies virus' tür ve Rhabdoviridae ailesindendir. Evcil hayvanlar (köpek, kedi, sığır, koyun, keçi, at) ve vahşi hayvanlar(kurt, çakal, tilki, kokarca, gelincik) virusun taşıyıcısıdırlar. Fare, sıçan, sincap, hamster, kobay ve tavşan gibi hayvanların ısırıkları ile bulaşmamaktadır.

    BELİRTİLER:

    Hastalığın  üç evresi vardır:

     Prodromal başlangıç dönemi, saldırgan dönem ve felç dönemi. Hastalık belirtileri ortaya çıktıktan 3-7 gün sonra hayvan ölür.

    Başlangıç dönemi 2-3 gün sürer. Davranış bozuklukları olur ve beden ısısı artar. Hayvan ısırık bölgesini yavaş yavaş ısırmaya ve tırmalamaya başlar.

    Saldırgan dönem 2-4 gün sürer. Kuduz hayvan başlarda ürkek ve korkak olur, yabancı cisimlere karşı ilgisi artar. Alışık olmadığı gıdaları yeme isteği olur.İştah azalır buna karşı su içme isteğinde belirgin bir artış görülür.Hasta hayvan sık sık idrar yapar. Gözlerde irileşme ve kızarıklık olur. Hasta hayvanlar loş yerlere saklanmayı sever. Kediler dolap ve kanepe altlarına saklanır. Bilinç giderek kaybolur ve hırçınlaşarak her şeye karşı saldırgan olurlar.  Ağız ve çene kaslarının felci nedeniyle yutkunma güçlüğü ve ağızda bol salya akışı gözlenir. Maksatsız havlama ve miyavlama dikkati çeker.

    Felç dönemi 2-4 gün sürer. Hastalık ilerledikçe öncelikle ısırılan organdan başlayan ve daha sonra tüm vücutta felçler meydana gelir. Havlaması değişir ve salyası belirgin olarak artar. Hayvan rahat hareket edemez,dengesini kaybeder, zig-zag çizerek yürür ve daha sonra yere düşer. Tam felç gelişmesinden sonraki 1-2 gün içerisinde hayvan ölür. Kuduza yakalanmış hayvanlar 1 hafta içinde mutlaka ölürler.

    BULAŞMA:

    • Kuduza yakalanmış bir memeli hayvanın (özellikle köpek) ısırması ve yaralaması ile,
    • Kuduz hayvanın salyasının sıyrık veya çatlak deriye, göz ağız veya buruna temas etmesiyle,
    • Kuduz hayvanın salyası ile bulaşık eşyanın (tasma, yular, dizgin vb.) yaralı deri ile temas etmesi ile,
    • Kuduz hayvan tarafından tırnaklanarak meydana gelen yaralanmalar ile, (hayvanın tırnağı kendi salyası ile bulaşık ise)

    Virus, vücuda girdiği yerde bulunan sinirler yoluyla beyine gider, yerleşir ve orada çoğalır. Virusun vücuda girmesi ile hastalığın ortaya çıkması arasındaki süreye Kuluçka Dönemi denir. Genel olarak kuluçka süresi insanlarda 2-8 haftadır Hayvanların virusu bulaştırıcılık süresi de değişkenlik göstermektedir. Kedi ve köpekler klinik semptomların başlamasından 3 ile 10 gün öncesine kadar virusu bulaştırabilirler.

    KORUMA:Aşılama ile olur. 3 aylık ya da daha yaşlı her sağlıklı kedi mutlaka aşılanmalıdır. Yıllık aşı tekrarı bir doz yapılır.



    KAYNAKLAR:

    American Association of Feline Practitioners/Academy of Feline Medicine. Recommendations for Feline Immunodeficiency Virus Testing. The Compendium on Continuing Education for the Practicing Veterinarian. 1997: 1105-7.

    August, JR. Preventive Health Care and Disease Control. In Sherding, RG (ed.) The Cat: Diseases and Clinical Management. Churchille Livingstone. New York, NY; 1994: 524.

    Barr, MC; Olsen, CW; Scott, FW. Feline viral diseases. In Ettinger, SJ; Feldman EC (eds.) Textbook of Veterinary Medicine. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1995: 409-435.

    Barr, MC. Feline immunodeficiency virus. In Tilley, LP; Smith, FWK (eds.) The 5 Minute Veterinary Consult. Williams and Wilkins. Baltimore, MD; 1997: 584-5.

    Bell, FW. Recommendations for FeLV- and FIV-positive cats with cancer. In August, JR (ed.) Consultations in Feline Internal Medicine. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1997: 572-8.

    Dow, DW; Hoover, EA. Central nervous system infection with feline immunodeficiency virus. In August, JR (ed.) Consultations in Feline Internal Medicine. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1997: 403-405

    English, RV. Feline immunodeficiency virus. In Bonagura, JD (ed.) Current Veterinary Therapy XII. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1992: 280-286.

    Hopper, CD; Sparkes, AH; Harbour, DA. Feline Immunodeficiency Virus. In Chandler, EA; Gaskell, CJ; Gaskell, RM (eds.) Feline Medicine and Therapeutics. Blackwell Scientific Publications. Cambridge, MA; 1994: 506-514.

    Sherding, RG. Feline immunodeficiency virus. In Birchard, SJ; Sherding, RG (eds.) Saunders Manual of Small Animal Practice. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1994: 91-3.

    Squires, RA. Pathogenesis, prevention and treatment of feline retroviral infections. Presented at the 79th Annual Convention of the Wisconsin Veterinary Medical Association. Madison, WI; October 16, 1994.

    Zenger, E; Wolf, AM. An update on feline retrovirus infections. In Kirk, RW; Bonagura, JD (eds.) Current Veterinary Therapy XI. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1992: 272-277.