Kedi Yavrularına ilki 9-12. Haftalar ve İkincisi 12-15. Haftalar Arasında Olmak Üzere iki Defa Uygulanır ve Daha Sonra Her Yıl Tekrarlanır.(Karma aşı:Herpes Virus,Calicivirus ve Panleucopenia)
Kedi Gençlik Hastalığı - Feline Panleukopenia Feline panleukopania virus (FPV) kedilerin çok bulaşıcı viral bir hastalığıdır.Virus,köpek kanlı ishal etkeni olan canine parvovirus (CPV) tip 2 virusuna benzerlik gösterir.Canine distemper virusuna ise benzerlik göstermemektedir.Parvoviridae ailesinden ve parvovirus türündendir. Hastalık;Feline distemper,feline infeksiyöz enteritis,kedi ateşi,kedi typhoid,feline ataxia ya da incoordination olarak da adlandırılır. Genç ve aşılanmamış kediler yüksek risk altındadırlar.Bu virus ile enfeksiyon akut ya da perakut seyreder,sistemik ve enterik enfeksiyona neden olur.Hastalık yüksek ateş, beyaz kan hücrelerinde(WBC) yani savunma hücrelerinde azalma, kusma ,ishal ,anoreksi ve halsizlik ile karakterizedir. İki ve dört aylık yavrularda hastalık çok şiddetli seyreder ve yüksek oranda ölüm görülür. Erişkin kediler hastalığı daha hafif semptomlarla geçirirler. İlk aşılama: 9 haftalık ya da daha büyük yaştaki kedilere 2 doz halinde 3-4 hafta ara ile uygulanmalıdır. 9 haftalık yaştan küçük yaşta aşılanan kediler 12 haftalık yaşa kadar her 3-4 haftada bir kez aşılanmalıdır. Gebe dişilerin aşılanmasından kaçınılmalıdır. Tekrar aşılama: Yıllık tek dozluk aşılamalar önerilir. Kedilerin İnfeksiyöz Peritonitisi - FIP FECV (Feline Enteric Coronavirus)çok yaygındır, özellikle de bir arada toplu halde yaşayan büyük gruplar halinde bulunan kediler arsında çok yaygındır.(Pet Shoplar,kedi yetiştiricileri,pansiyonları..vb) Kediler virusü solunum ya da sindirim yoluyla alırlar. En sık bulaşma yolu dışkı ile olmaktadır., Bulaşık mama kapları,kullanılan yatak ve kıyafetler de bulaşmada önemlidir. FECV'nin yaygınlığına rağmen bir çok enfekte kedide FIP gelişmez. FECV bazen hiçbir klinik belirti vermez, fakat bazen hafif üst solunum yolu enfeksiyonu nedeni de olabilir. Bu nedenle, hiçbir klinik belirti vermeyen bir kedinin FECV taşıyıcısı olabileceği ve virüsü diğer kedilere bulaştırabileceği asla unutulmamalıdır.FECV ile enfekte kedilerde virüs mutasyona uğrayıp FIP'e sebep olabilir. Bu risk genç ve yaşlılarda fazladır. Viral mutasyonda genetik faktörlerin de risk oluşturduğu düşünülmektedir.İran kedileri ve siyam kedilerinde genetik yatkınlık olduğu da düşünülmektedir. Belirtiler: FIP'in iki ana formu vardır: effusive (ıslak) ve non-effusive (kuru). Her iki formu da ölümcüldür., Islak form daha sık görülür (vakaların 60-70% ıslak formdadır) ve kuru formdan daha hızlı ilerler. Effusive (ıslak) formFIP'in abdomen ya da göğüs içinde sıvı birikmesi ile karakterize olan ıslak formu,güç solunuma neden olur.Karında genişleme gözlenir.Diğer semptomlar iştahsızlık,ateş,kilo kaybı,sarılık ve ishaldir. Non-effusive (kuru) formFIP'in kuru formu iştah kaybı,ateş,sarılık ve kilo kaybıyla karakterizedir,fakat vücutta sıvı birikimi söz konusu değildir. Kuru FIP formunda göz ve sinirsel belirtiler de görülebilir.Örneğin;yürümede ve ayağa kalkmada güçlük görülebilir ve her an paraliz(felç) gelişebilir. Görme kaybı da gelişebilir. FIP'in tedavisi yoktur.Tedavi sadece semptomatiktir.Kortizon ya da diğer immunosuppressif ilaçlar kedinin hayatını sadece birkaç hafta yada ay uzatacaktır,fakat ikincil enfeksiyonların da olaya ekleneceği ve durumu ciddileştireceği kesindir.Islak form FIP genellikle çok hızlı gelişir ve tedavi yetersiz kalır. FIP için karantina gereklidir diyemeyiz,çünkü tam olarak enfeksiyöz hastalık değildir.Feline Enteric Coronavirus dışkı ile etrafa yayılır ve diğer kedilere bulaşır, bu virüsün mutasyona uğramış formu FIP'e liderlik eder. Bu form sadece makrofajların içinde bulunur ve bu yüzden yayılmaz ve bulaşıcı özellik göstermez. FIP belirtileri kolaylıkla gözden kaçabilir.Herhangibir kronik ishal durumunda ,olağan dışı halsizlik ve solunum yolu enfeksiyonu durumunda mutlaka veteriner hekim tarafıdan detaylıca muayene edilmelidir.Belirtilere yönelik tedavi uygulanmalıdır. Korunma: Her iki formda da ölüm kaçınılmazdır! Tedaviler çoğunlukla başarısızdır.Korunmanın tek yolu kedilerin aşılanmasıdır. Pfizer'in geliştirdiği PRIMUCELL FIP şu şekilde uygulanır:(Türkiye'de bu aşı bulunmamaktadır)
Feline corana virus kesinlikle insana ve köpeklere geçmez.Feline corona virus ;yine bir corona virus olan SARS (severe acute respiratory syndrome) ile asla karıştırılmamalıdır. Feline leukemia virus - FeLV
“Feline leukemia virus (FeLV)” retrovirüs olarak isimlendirilen bir virüstür. “Feline immunodeficiency virus(FIV)” ve insanlarda AIDS olarak bilinen “Human immunodeficiency virus (HIV)” ile aynı ailedendir. Retrovirüsler türe özgüdürler. Bunun anlamı FeLV tıpkı FIV gibi sadece kedileri etkiler. HIV ise sadece insanları etkiler.Feline leukemia virus'un 3 tipi vardır: FeLV-A, FeLV-B, ve FeLV-C. FeLV-positif kedilerbiriyle, ikisiyle ya da üçüyle birden enfekte olabilirler.
Virüs, kedilerde bağışıklık mekanizmasını baskılayarak ölüme ve şiddetli anemiye neden olmaktadır. Hastalık erkek kedilerde dişilere oranla daha fazla görülür ve yine gençlerde yaşlılara oranla daha çok görülür.Genelde 1 ile 6 yaş arasındaki kedilerde görülme oranı yüksektir.En çok hastalığa rastlanan yaş ise ortalama 3 yaştır.Sokakta yaşayan kedilerin evde yaşayanlara oranla hastalığa yakalanma riskleri çok daha fazladır.Çok kedili evlerde de tek kedili evlere oranla hastalık daha fazla görülür.kronik seyirli ve seyri iyi olmayan, hematopeotik organlarda tümör oluşumu ile kendini gösteren kedilerin ölümcül, viral bir hastalığıdır.
. FeLV aşısı;sağlıklı kedilerin, Feline Leukemia virus (FeLV) ve FeLV infeksiyonuna bağlı hastalıklar tarafından oluşturulan inatçı viremiyi ve lenfoid tümörleri önlemek için yapılır. Herpes Virus-Calici Virus (Üst Solunum Yolları Hastalığı) Rhinotracheitis solunum yolları hastalık semptomlarıyla karakterizedir;örneğin aksırma,hapşurma,burun akıntısı,rinitis(burun yangısı) ve konjunktuvitis (göz kapaklarının içini kaplayan membranın yangısı). Ayrıca genital sistemi de etkiler ve gebelikte komplikasyonlara neden olur. Rhinotracheitis feline upper respiratory infection complex(kedilerin üst solunum yollarında görülen enfeksiyon kompleksi)'in bir parçasıdır.Bu viral ve bakteriyel bir grup ajan tarafından oluşturulan bir hastalıklar bütünüdür (örn; calicivirus, chlamydiosis) Görülme Sıklığı(İnsidans)
sıklıkla gözlenir. Bulaşma:FHV-1; enfekte kedinin gözler, burun ve ağız sıvılarından etrafa yayılır.Bulaşma bu sıvılarla kontaminasyon sonuçu çok kolaylıkla olur.Bulaşma genellikle hasta kedinin hapşuruğunun bazı objelere teması sonucu;örneğin mama ve su kapları,kum kapları,taşıma kapları ve pet sahibinin kıyafetleri,pet sahibinin elleri ile olmaktadır.Hasta annenin yeni doğan yavruları da hastalıklı doğacaktır.Bulaşma ağız,burun, ya da göz akıntısı ile direkt temas ile de gerçekleşir. Hapşurma ve öksürme ile virus 1-1.5metre uzaklığa yayılabilir.. FHV-1 ile enfekte bir çok kedi asla tamamen virusten arınamazlar.Bu kediler gizli taşıyıcı olarak bilinirler. herhangi bir semptom göstermeseler bile ,sinir hücrelerinde virüsü barındırırlar.bu gizli taşıyıcılar virusun yayılması için en önemli kaynaktırlar. Felocell 4 ayrıca Chlamydia psittaci için de koruma sağlar.Sağlıklı kediler 12 haftalık ya da daha yaşlı olduklarında 3-4 hafta ara ile iki doz aşılanmalıdırlar. Cats vaccinated at less than 12 haftalıktan küçük aşılama yapıldıysa eğer 12 haftayı doldurduğunda tekrar aşı yapılır. Yılda bir kez aşı tekrar edilir.
FIV bağışıklık sistemine zarar verir ve sonuç olarak kedi enfeksiyonlara ve kansere karşı savaşamaz. Dünyada ilk defa 1987 yılında teşhis edilen ve FIV (Feline immunodeficiency virus) adı verilen virüs, kedilerde bağışıklık mekanizmasını baskılayarak ölüme neden olmaktadır. FIV pozitif kediler spesifik olmayan belirtiler gösterirler yani hastalığın belirtileri hastalığa özel değildir. Ateş, halsizlik,ilgisizlik,kilo kaybı gibi belirtiler ön plandadır. Beyin etkilendiği zaman histeri nöbetleri ya da körlük gibi sinir sisteminde işlevsel bozukluklara rastlanır. Lenf bezleri büyür(lenfodenopati). Bağışıklık sistemi baskılandığı için özellikle ağızda, diş etlerinde yaralar ve ishal gibi sindirim sistemi sorunları; nezle, zatürre gibi solunum sistemi rahatsızlıkları ortaya çıkar. FIV’le enfekte kedilerde lenfoma (lenf bezinde görülen iyi huylu tümörler) riski artmaktadır. Kedilerde FIV enfeksiyonu üç evrelidir. İlk evrede akut belirtiler gözlenir. Ateş ve lenf yumrularının şişmesiyle karakterizedir. Deri ve sindirim sistemi bu dönemde enfeksiyonlardan kolay etkilenir. İkinci evre gizli evredir ve herhangibir hastalık belirtisi görülmez. Bu evre yıllarca sürebilir. Bu evrede bağışıklık sistemi virüs tarafından yavaş yavaş yıkımlanır ve üçüncü evrede gerçek AIDS belirtileri ortaya çıkar. Bu evrede kedi infeksiyonlara karşı son derece savunmasızdır. Mantar,bakteri ve paraziter hastalıklar kronik hal alırlar. Vücutta bir çok yerde enfeksiyon artık kaçınılmazdır. Ağız Enfeksiyonları : FIV pozitif kedilerin % 50’sinde ağız enfeksiyonları oluşur. Yüze dokunulduğunda ağrı, yemek yemekte zorluk ya da yemeği reddetme söz konusudur ve kötü bir ağız kokusu mevcuttur. Solunum Yolu Hastalıkları : FIV pozitif kedilerin % 30’unda hapşırma ve burun akıntısıyla birlikte seyreden üst solunum yolu enfeksiyonları görülür. Bu belirtiler eşlik eden kronik Herpes ve Calisi virusa bağlı olabilir. Bazı kedilerde öksürük ve güç solunumala karakterize pneumoni (zatürre) görülebilir. Göz Hastalıkları : FIV pozitif kedilerin % 10-20’sinde kronik ishal görülür. Kanser,bakteriyel enfeksiyonlar ve parazitler buna neden olabilir Deri ve Kulak Enfeksiyonları : Derinin ve kulağın tekrarlayan ya da kronik enfeksiyonları FIV’in ilk belirtileri olabilir. Bağışıklık sisteminin baskılanmasıyla paraziter ve bakteriyel enfeksiyonlarda artışa bağlı tüy dökülmeleri, kaşıntı ve deride yaralar görülür. Sağlıklı kedilerde görülmeyen deri ve kulak uyuzları FIV pozitif kedilerde görülebilir
FIV pozitif kedilerde tümör oluşumu sağlıklı olanlara göre 5 kat daha fazladır. Tümör oluşum mekanizması tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. FIV Nasıl teşhis edilir? Hastalık sırasında görülen belirtiler teşhis için yeterli değildir. FIV ve FeLV birbirine benzer belirtiler vermektedir. Kanda FIV antikorlarının saptanması kesin teşhis için gereklidir. Bu amaçla, veteriner kliniklerinde pratik testler yapılabilmektedir.Birkaç dakika içinde sonuç alabileceğiniz bir damla kan ile yapılabilen pratik testlerin mevcudiyeti kesin tanı için son derece önemlidir. FIV tedavisi nasıldır? FIV pozitif kediler uzun yıllar yaşayabilirler, ancak stres faktörlerinden uzak tutmak gerekmektedir.FIV pozitif kedileri evde tutmak hem ona başka hastalıkların bulaşmasını önleyecek, hem de hastalığın diğer kedilere bulaşmasını önleyecektir. İnsanlar için HIV tedavisinde kullanılan birçok antiviral ilaç vardır, fakat maalesef kediler için özel bir ilaç yoktur ve kediler için de beşeri ilaçlar kullanılmaktadır. Bunun yanında antibiyotik tedavisi ( ikincil enfeksiyonları önlemek amaçlı ), serum tedavisi , iyi bakım ve besleme, gerekirse kemoterapi uygulanabilir. KORUMA VE KONTROL Kontrol için kedilere test yapıp FIV pozitifleri diğerlerinden ayırmak gerekmektedir. Tabi bulaşma riskini azaltmak için kedileri evde tutmak, dışarı çıkışlarını azaltmak da gerekmektedir. Koruma için ise henüz geliştirilmiş FIV aşısı yoktur, çalışmaları devam etmektedir. FIV enfeksiyonu kedilerde yıllarca sessiz seyrettiğine göre hayvan sahipleri kedilerinde FIV baktırmalı mı? Kedilerini sokaktan almış olanlar veya bir sokak kedisinin yavrusunu almış olanlar herhangi bir hastalık belirtisi görmeseler dahi bu testi yaptırmalıdır. Herhangi bir operasyon öncesi mutlaka rutin testler yapılmalı ve FIV şüpheli kedilere özel FIV testi uygulanmalı gerekirse FIV pozitif olan kedi operasyona alınmamalıdır. Hayatının geri kalanında her türlü stres etkeninden uzak tutulmaya çalışılmalıdır. Kuduz; hasta hayvanın ısırması sonucu, enfekte tükürüğün bütünlüğü bozulmuş deri yada mukozalara teması yoluyla bulaşan ve akut beyin iltihabı sonucu ölüme neden olan viral bir hastalıktır. ETKEN; Rabies virus' tür ve Rhabdoviridae ailesindendir. Evcil hayvanlar (köpek, kedi, sığır, koyun, keçi, at) ve vahşi hayvanlar(kurt, çakal, tilki, kokarca, gelincik) virusun taşıyıcısıdırlar. Fare, sıçan, sincap, hamster, kobay ve tavşan gibi hayvanların ısırıkları ile bulaşmamaktadır. BELİRTİLER: Hastalığın üç evresi vardır:Prodromal başlangıç dönemi, saldırgan dönem ve felç dönemi. Hastalık belirtileri ortaya çıktıktan 3-7 gün sonra hayvan ölür. Başlangıç dönemi 2-3 gün sürer. Davranış bozuklukları olur ve beden ısısı artar. Hayvan ısırık bölgesini yavaş yavaş ısırmaya ve tırmalamaya başlar. Saldırgan dönem 2-4 gün sürer. Kuduz hayvan başlarda ürkek ve korkak olur, yabancı cisimlere karşı ilgisi artar. Alışık olmadığı gıdaları yeme isteği olur.İştah azalır buna karşı su içme isteğinde belirgin bir artış görülür.Hasta hayvan sık sık idrar yapar. Gözlerde irileşme ve kızarıklık olur. Hasta hayvanlar loş yerlere saklanmayı sever. Kediler dolap ve kanepe altlarına saklanır. Bilinç giderek kaybolur ve hırçınlaşarak her şeye karşı saldırgan olurlar. Ağız ve çene kaslarının felci nedeniyle yutkunma güçlüğü ve ağızda bol salya akışı gözlenir. Maksatsız havlama ve miyavlama dikkati çeker. Felç dönemi 2-4 gün sürer. Hastalık ilerledikçe öncelikle ısırılan organdan başlayan ve daha sonra tüm vücutta felçler meydana gelir. Havlaması değişir ve salyası belirgin olarak artar. Hayvan rahat hareket edemez,dengesini kaybeder, zig-zag çizerek yürür ve daha sonra yere düşer. Tam felç gelişmesinden sonraki 1-2 gün içerisinde hayvan ölür. Kuduza yakalanmış hayvanlar 1 hafta içinde mutlaka ölürler.BULAŞMA:
Virus, vücuda girdiği yerde bulunan sinirler yoluyla beyine gider, yerleşir ve orada çoğalır. Virusun vücuda girmesi ile hastalığın ortaya çıkması arasındaki süreye Kuluçka Dönemi denir. Genel olarak kuluçka süresi insanlarda 2-8 haftadır Hayvanların virusu bulaştırıcılık süresi de değişkenlik göstermektedir. Kedi ve köpekler klinik semptomların başlamasından 3 ile 10 gün öncesine kadar virusu bulaştırabilirler. KORUMA:Aşılama ile olur. 3 aylık ya da daha yaşlı her sağlıklı kedi mutlaka aşılanmalıdır. Yıllık aşı tekrarı bir doz yapılır.
American Association of Feline Practitioners/Academy of Feline Medicine. Recommendations for Feline Immunodeficiency Virus Testing. The Compendium on Continuing Education for the Practicing Veterinarian. 1997: 1105-7. August, JR. Preventive Health Care and Disease Control. In Sherding, RG (ed.) The Cat: Diseases and Clinical Management. Churchille Livingstone. New York, NY; 1994: 524. Barr, MC; Olsen, CW; Scott, FW. Feline viral diseases. In Ettinger, SJ; Feldman EC (eds.) Textbook of Veterinary Medicine. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1995: 409-435. Barr, MC. Feline immunodeficiency virus. In Tilley, LP; Smith, FWK (eds.) The 5 Minute Veterinary Consult. Williams and Wilkins. Baltimore, MD; 1997: 584-5. Bell, FW. Recommendations for FeLV- and FIV-positive cats with cancer. In August, JR (ed.) Consultations in Feline Internal Medicine. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1997: 572-8. Dow, DW; Hoover, EA. Central nervous system infection with feline immunodeficiency virus. In August, JR (ed.) Consultations in Feline Internal Medicine. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1997: 403-405 English, RV. Feline immunodeficiency virus. In Bonagura, JD (ed.) Current Veterinary Therapy XII. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1992: 280-286. Hopper, CD; Sparkes, AH; Harbour, DA. Feline Immunodeficiency Virus. In Chandler, EA; Gaskell, CJ; Gaskell, RM (eds.) Feline Medicine and Therapeutics. Blackwell Scientific Publications. Cambridge, MA; 1994: 506-514. Sherding, RG. Feline immunodeficiency virus. In Birchard, SJ; Sherding, RG (eds.) Saunders Manual of Small Animal Practice. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1994: 91-3. Squires, RA. Pathogenesis, prevention and treatment of feline retroviral infections. Presented at the 79th Annual Convention of the Wisconsin Veterinary Medical Association. Madison, WI; October 16, 1994. Zenger, E; Wolf, AM. An update on feline retrovirus infections. In Kirk, RW; Bonagura, JD (eds.) Current Veterinary Therapy XI. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 1992: 272-277. |