GENEL BİLGİLER
|
Vücut
Isısı |
Yeni
doğan:36-37 derece
4
haftadan sonra ve erişkin:38-39 derece |
|
Solunum Sayısı |
10-20
nefes/ Dakika(erişkin)
15-35
nefes/dakika( yavru) |
|
Nabız
Sayısı |
110-140 vuruş / Dakika (Erişkin)
180-200vuruş/ Dakika (Yavru)
220-260vuruş /Dakika (yeni doğan) |
|
Diş
Sayısı |
30
(Yetişkin) |
|
İlk
Süt Dişi Çıkışı |
1
Aylık Olduğunda |
|
Diş
Değişim Yaşı |
3 – 4
Aylık Olduğunda |
|
Kızgınlık Süresi |
Yılda
2-4 Defa 10-12 Gün |
|
Ergenlik Yaşı |
6 -
15 Ay (Irk Ve Beslenme Gibi Faktörlere Bağlı Olarak Değişir) |
|
Gebe
Kalma Dönemi |
Kızgınlık Süresince |
|
İlk
Çiftleşme Yaşı |
12 -
18 Aylık Olduğunda |
|
Gebelik Süresi |
58 -
62 Gün |
|
Doğumdaki Yavru Sayısı |
1-5(ya da fazla) |
|
Gözler |
Parlak Ve Canlı |
|
Ağız
Ve Dil |
Açık
Pembe Renkte |
|
Burun |
Hafif
Nemli |
|
Kalori İhtiyacı |
Yetişkin Kedide 60-88 Kcal/Canlı Ağırlık/Gün Yavru Kedide (5
haftalık) 250 Kcal/Canlı Ağırlık/Gün |
|
Tüy
Değiştirme |
Yılda
2 Kez |
Kedilerde ilk çiftleşme isteği ırklara göre değişmekle birlikte 6-7
aylıktan itibaren görülmeye başlar ve süresi 4-10 gündür.
Çiftleşme isteği her yıl 3-4 kez özellikle Şubat-Mart-Haziran
aylarında görülür.
Kediler seksüel olgunluğa 12-15. aylarda erişirler. Bu nedenle ilk
kızgınlıkta kedinizi çiftleştirmeyiniz. En uygunu 2 yaşından sonra
çiftleştirmenizdir.
Dişi kedilerin yılda ikiden fazla gebe kalmamalarına dikkat ediniz.
Kedilerde gebelik süresi 55-66 gündür. Genelde anne kediler
yavrularına 2 ay boyunca süt verirler.
Kediler bir doğumda 4-6 adet yavru doğurabilirler.
Kedi yavrularının gözleri doğduklarında kapalıdır..
Kedilerde ilk hafta boyunca, koku alma ,duyma ve tat alma
yetenekleri gelişmeye başlar. Gözleri kapalıdır.
İkinci hafta için de vücut ağırlığı iki katına çıkar.Gözleri açılır
ve nesnelere karşı ilgisi artar.Üçüncü haftadan itibaren de süt
dişleri çıkar, oyunlar oynamaya başlar.
Kediler konfora ve rahata köpeklerden daha düşkündürler.
Kediler için en uygun oda sıcaklığı 19-23 derecedir.
Aşıları yapılmamış bir kediyi dışarı çıkarmayınız. Çıkartmak zorunda
kalırsanız kucağınızda çıkartınız. Bu nedenle 6-8 inci haftadan
itibaren kedinizi mümkün olduğu kadar çabuk bir veterinere
götürünüz.
Kedilerde tüy dökülmesi mevsime bağlı olarak doğal olduğu gibi
hastalıklar sonucunda da görülür. İlkbaharda uzun olan kış tüyleri
dökülerek yerini daha kısa olan yaz tüylerine bırakır. Aynı şekilde
sonbaharda ise uzun kış tüyleri çıkar. Bunun dışındaki tüy
dökülmeleri patolojiktir. Bunlar tek yönlü beslenme sonucu
olabildiği gibi, çeşitli deri ,hormonal,sistemik ,viral yada
bakteriyel hastalıklarısonucunda da olabilir.
Sağlıklı bir kedi canlıdır, oyuncudur, iştahı iyidir, düzenli kaka
yapar, günde 2-3 kez idrar yapar, tüyleri gür ve parlaktır. Hasta kedi ise
tam tersine durgun, iştahsız, ilgisiz, tüyleri donuk ve cansız olup
bol miktarda dökülür, tuvalete çıkması seyrek ve idrarı yoğundur.
İyi
bakılmaları halinde yaklaşık 15 yıl yaşarlar.
Başa dön
YAVRU GELİŞİMİNDEKİ DÖNÜM NOKTALARI
Gözler:
Göz kapaklarının
açılması 10 gün (2-16 gün)
Pupillar Işık
Refleksi(Gözlerde Işığa Tepki) 10-21 gün
Normal
Görme 30 gün
Erişkin İris Rengi
(Göz Rengi) 4-6 haftalarda
Kulaklar:
Kulak Kanallarının
Açılması 9 gün(6-17 günde)
Fonsiyonel
Duyma 4-6 haftada
Haraket:
Yerde
Sürünme 7-14 gün
Yürüme 14-21 gün
İstençli (iradi)
çıkma 3 hafta
Başa dön
YAVRU
BAKIMI
Dişi kediler
çiftleştikten genellikle 58-62 gün sonra 1-5 (nadiren daha fazla)
yavru doğururlar. Yavru bakımı doğumla birlikte başlar. Bu bakımın
ilk bir ayı tam olarak annenin kontrolündedir. Doğumdan sonra 24
saat içinde yavrunun anneyi emmesi ve ilk sütün kolostrumun alınması
çok önemlidir.Kolostrumun içinde bulunan immunglobulinler
(bağışıklık sağlayan maddeler) bakımından çok önemlidir.
Hamile kediler çoğu
zaman sizin hazırladığınız bir yere değil kendi uygun gördüğü yere
doğururlar. Doğumu hiç bir yardımı almadan yaparlar. Bütün anneler
gibi yavrularına karşı çok müşfiktirler. Onları devamlı yalar ve
emzirirler. Yalayarak onları temizledikleri gibi çiş ve kakalarını
da yaptırırlar. Belli bir yaşa kadar bu yalama ve çiş yaptırtma
olayı hayati önem taşır. Çünkü yavrular doğduklarında henüz böyle
bir reflekse sahip değillerdir.
Yavru bir
kedinin annesinden ayrılma yaşı ortalama 2 aydır.Sütten kesilme yaşı
6 ile 8 haftadan erken olmamalıdır.
Yavru bir kediyi
ilk aldığınızda annesinden ve kardeşlerinden ayrıldığı, yeni bir
ortama geldiği için, korkmuş ve ürkmüş olacaktır. Kendini güvende
hissettiği bir yere girip bazen günlerce saklanıp çıkmayabilir. Onu
oradan zorla çekiştirerek çıkarmaya çalışmayın. Bu onu daha da
korkutabilir. Yumuşak ve nazikçe onunla konuşun,saklandığı yerde
yemek yemesine ve güvende olduğunu hissetmesine izin verin. Bir
oyuncak veya ip benzeri bir cisim bulun onu hareket ettirin ve ona
oyuna katılması için zaman tanıyın. Kediler çok meraklı ve oyuncu
oldukları için dışarı çıkacak ve büyük bir ihtimalle oynamaya
başlayacaktır. Bir kaç gün içinde size ve çevresine alışacaktır. Ona
ayrıca kediler için üretilmiş özel kokulu (catnip) fare, top ve
çorap gibi oyuncaklar alıp onu mutlu edebilirsiniz. Bunlarla
genellikle iyi vakit geçirirler.Yumuşak bir battaniye veya kedi
yatağı ile onun uyuyabileceği ve tırmalayabileceği bir yuva
alabilirsiniz. Çünkü kediler genellikle içine gömülüp yatabileceği
ortamları çok severler.
Yavru kediler 6-8 haftalık
olduklarında ve anneden ayrıldıklarında artık iç parazit tedavisine
başlanmalı ve iç parazitlerden tamamen arındırıldığına emin olduktan
sonra da ilk aşılarına başlanmalıdır.Bu süreç içerisinde diğer
kedilerle ve mümkünse aşısız kedilerle bir arada olmasına izin
vermemeniz onun hastalıklara yakalanmaması açısından son derece
önemlidir.
Başa dön
DİŞ DEĞİŞİMİ
Yavru bir kedi 3,5 aylıktan itibaren süt dişlerini değiştirmeye
başlar. 6-8 aylık olana kadar süt dişlerinin tamamı değişir. Dökülen
süt dişlerinin yerini kalıcı dişler alacaktır. 1-1,5 yaşından sonra
tartar oluşumu başlayabileceği için zaman zaman diş temizliği
yaptırmanız gerekecektir.
Başa dön
İLK YARDIM
İlkyardım özellikle sokağa gidip gelen, meraklı, yaramaz, küçük
kediniz için çok gereklidir. Kedilerde en çok rastlanan kazalar:
1- Küçük kedinizin ortadan kaybolmalarına engel olabilmek için ona
çıngıraklı bir tasma takabilirsiniz.Böylece kolayca nerede olduğunu bulabilirsiniz.Gözden
uzak olduğunda başına gelebilecek kazaları önlemek için ufak bir
önlem almış olursunuz.
2- Kediler kendi kendilerini yalayarak temizlenirler. Bu yüzden
ortalıkta onun üzerine bulaşabilecek kimyasal madde bırakmayın. Kedi
üzerine bulaşan maddeyi de yalayarak temizlemek isteyeceğinden
zehirlenme ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Zehirlenme durumda
yemek vermeyin,kusturmaya çalışmayın,hangi maddeyi yalammış
olabileceğini araştırarak derhal veteriner hekiminize başvurun.Hekiminiz
size ilk müdahale hakkında gerekli bilgiyi verecektir.
3- Çok küçük, raşitik kediler, oldukları yerde atlasalar bile kemik
kırılması yada çatlaklar meydana gelebilir. Bu durumda kedinin
dinlenmesini sağlayın ve en geç bir gün sonra veteriner hekime gösterin.
4- Meraklı ve oyuncu kediniz, iple birlikte
ucuna bağlı iğneyi de
yutabilir. Bu durumda derhal ameliyat edilmesi gerekir. Etrafta
kediler için tehlikeli olabilecek
bu tarz eşyaları toplamayı
unutmayın.
5- Genellikle kısırlaştırılmamış kedilerde yüksekten düşme,pencereden
atlama vb. çok
görülür. O nedenle camlarınıza tel taktırmanız iyi bir önlem olabilir.En
iyi önlem ise kısırlaştırmadır.
6- Kediniz aniden ateşlenir, halsiz düşerse her zamankinden daha
fazla uyuyacaktır. Özellikle vücudunun tüysüz kısımlarına elinizle
dokunduğunuzda sıcaklığı fark edebilirsiniz. Veteriner hekime
danışmayı
ihmal etmeyin. Ateşinin yükselmesinin birçok nedeni olabilir.
7- Birden fazla kedinin yaşadığı yerlerde kavga sonrası ufak tefek
yaralanmalar olabilir. Betadin gibi bir antiseptikle
ufak tefek yaraları temizleyebilirsiniz.Büyük yaraklar ve gelişen
şişlikler için mutlaka veteriner hekime tedavi için gitmelisiniz.İçi
kan ile dolan şişlikler bir süre sonra apseleşebilir,enfeksiyon
kaynağı haline gelebilir.Kapalı bir darbe yarası bile,görünürde
herhangi bir yara izi bile olmasa mutlaka hekim kontrolünden geçmesi
yara gelişimi ve kedinin sağlığı açısından son derece önemlidir.
8- Kedinizin ağzı kokuyorsa,yemek yemekte güçlük çekiyorsa ,salya
akışı artmış ise ,yutkunmakta güçlük çekiyorsa mutlaka genel bir
muayene için hekiminize gitmelisiniz.Bir kaç gün içinde geçer diye
düşündüğünüz bir çok vaka geri dönüşü olmayan hasarlara neden
olabilir.Ağızdaki ufak bir yara yediği bir şeyden(tavuk kemiği) ya
da yuttuğu bir yabancı cisimden(balık oltası,iğne..vb),yanlışlıkla
yaladığı bir zehirli maddeden(kostik,çamaşır suyu,asitli
maddeler..vb) ya da gelişiminin farkına varamadığınız bir çok
hastalıktan kaynaklanıyor olabilir (FIV= Kedi AIDS'i,FeLV=Kedi
Lösemisi,Böbrek yetmezliği,Herpes-Calici Virus..vb).Ya da ağızda
basit tedavisi mümkün bir diş eti yangısı(gingivitis) başlamış
olabilir ve önemsenmediği taktirde periodontite, diş kaybına ve
sistemik hastalıkların gelişmesine (kalp kapakçığı enf,böbrek
enf,orta ve iç kulak enf.,menenjit..vb) kadar gidebilir.Her türlü
risk gelişimini önlemek için mutlaka en ufak bir anormallik
hissettiğinizde derhal veteriner
hekiminize başvurun,detaylı bilgi alın.
Başa dön
BESLENME
Bilinçli ve dengeli beslenme kedinizin hayatı ve sağlığı için en
temel şartlarından birisidir. Bu konuda yapılabilecek yanlışlar
yaşamı olumsuz etkileyecek ve bir çok soruna yol açabilecektir.
Örn;Gelişim bozukluğu,raşitizm,kas ve iskelet sistem
rahatsızlıkları, bağışıklık sistem yetersizliği,deri ve tüy
sağlığında bozukluklar...vb
Kediler son derece seçici canlılardır.Bu nedenle onları belli
diyetlere uydurmak güç olabilir. Yapıları gereği kediler daha fazla
protein tüketmek ve bazı maddeleri (Taurin, A vitamini, Arakidonik
asit gibi) hayvansal kökenli gıdalardan karşılamak
zorundadırlar.Karbonhidratı sindirebilme özellikleri diğer canlılara
oranla oldukça düşüktür.Bu nedenle karbonhidrat ağırlıklı değil
protein ağırlıklı beslenmeye ihtiyaçları vardır.
Kedilerin enerji
ihtiyacı vücut ağırlıklarına kıyaslandığında çok fazladır. Yavru bir
kedinin enerji ihtiyacı ise yetişkin bir kediye göre daha fazladır.
Beslenme yaşamın değişik dönemlerinde farklılıklar gösterir.Kuru
mama kullanımı ağız ve diş sağlığı açısından konserve ve yumuşak
mama ile beslenmeye oranla son derece sağlıklıdır.Kuru mamalar
veteriner kliniklerinde bulunan ve doktor tavsiyesiyle size
önerilenler arasından seçilmelidir.Market mamaları içerik olarak
kısıtlı ve düşük kalitelidirler.Kedinizin mamasını 1 yaşına kadar
kitten ya da growth olarak sınıflandırılanlardan,1 yaşından 7-8
yaşına kadar Adult olarak sınıflandırılanlardan ve 8 yaş sonrasında
da senior ya da mature olarak sınıflandırılanlardan seçmelisiniz.Tüm
mamalar kedinizin yaşına ,kilosuna ve sağlık durumuna göre
değişiklik gösterirler.Günlük ihtiyacı da bu özellikler baz alınarak
ayarlanmalıdır.
Başa dön
KIZGINLIK DÖNEMİNDEKİ DİŞİ KEDİLERDE GÖRÜLEBİLEN BAZI
DEĞİŞİKLİKLER:
Dişi kedilerde erkek kediyle çiftleşmeden 1-3 gün önce
davranışlarında değişiklikler olur:
1- Sevilme arzusu artar,yerlerde yuvarlanır,sürtünür
2- İdrar yapma sıklığı artar,
3- Erkek kediler gibi idrar püskürtürler,
4- Kendine özgü sesler çıkarır,
5- Sırtını kamburlaştırır,kuyruğunu yukarı kaldırır ve yana çeker
6- İştahsızdır,karakteri değişiklik gösterir.
Başa dön
KEDİLERDE TUVALET EĞİTİMİ
Kedilerin tuvalet eğitimi köpeklere göre daha az
uğraştırıcıdır.Kediler idrar ve dışkılarını içgüdüsel olarak toprağa
yaptıkları için, uygun bir kaba, hazır satılan kedi kumlarından
koyarak bu eğitimi çok kısa sürede kedinize verebilirsiniz. Tuvaleti
geldiğinde gidip derhal kuma yapacaktır ve hemen üzerini örtecektir.
Siz sadece düzenli olarak dışkı kabını temizlemeli ve kumunu
değiştirmelisiniz. Günlük olarak kakaları toplayıp atmak
hastalıkları engellemek açısından çok önemlidir. Kedi kumları emici
özelliğe sahip olduğu için belli bir süre idrarı,idrar ve dışkı
kokusunu emecektir. Ne zaman koku yapmaya başladıysa o zaman kumun
tamamını değiştirmelisiniz. Bu süre kedinin yediği yemeğe, içtiği
suya, yavru veya yetişkin olmasına,hormonal durumuna göre farklılık
gösterecektir.
- Tuvalet kabı, kedinin mahremiyetini için evin fazla
hareketli olmayan, sessiz sakin bir köşesinde olmalı ki kediniz
rahatça işini görebilsin.Ayrıca tuvaletini yaparken son derece
güvende olmalı kimse onu rahatsız etmemeli ,görmemeli ama o durduğu
açıdan etrafı kollayabilmeli...
- Tuvalet kabı, yiyecek kabının yanında olmamalı.Tuvalet kabı ve
mama -su kabı birbirinden uzak yerlerde olmalı.
- Tuvalet kabı, kenarları fazla yüksek olmayan (kedinin girişini
çıkışını zorlamayan) ama yaptıklarını gömecek derinlikte plastik bir
kap olmalıdır. Sizin için plastiğin temizlenmesi de kolay olur.Açık
ya da kapalı tuvalet kabı kullanımı kedinizin alışkanlığına bağlı
olarak değişir.
- Tuvalet kumu temiz ve kuru olmalı.
- Bu şartları sağlamış olmanıza rağmen tuvalet alışkanlığını
değiştiriyorsa, aklınıza ilk gelmesi gereken şey, kedinizin hasta
olup olmadığıdır. Eğer üriner sistemiyle ilgili bir sağlık sorunu
varsa (FUS=Feline Urologic Syndrome,sistit ,idrar yolu
enf,kristal... gibi), hastalık acı verdiğinden kediniz tuvaletini yapmak
istemeyecek ve tuvalet alışkanlığında değişiklikler
gösterecektir.Anormal yerlere idrar yapma bu ve benzeri hastalıklar
için ilk belirti olabilir.Mutlaka dikkate alınız. Bu
nedenle, etrafı pisleten kedinin alışkanlık değiştirip
değiştirmediğini test etmeden önce hemen bir veteriner hekime
başvurmanız en sağlıklısı olacaktır.
- Yavru kediler, sabah uyandıklarında ve yemekten sonra tuvalete
çıkarlar. Kediniz, evin içinde tuvalet kabını bulamıyorsa, tuvalet
kabının içine koyup patileriyle kumu eşelemesini sağlarsanız,
tuvaletini buraya yapmayı öğrenir.
Kesin olan bir şey var ki; kedinin burnunu pislediklerine doğru sürtmek ve onu
bu kokuyla cezalandırmak hiçbir işe yaramaz. Bu, sadece kedinize
sonraki seferlerde yaptığını daha iyi bir yere saklaması için
onu uyarır.Artık tuvalet kabına değil de gizli yerlere koltuk
altlarına dolap içlerine sizin göremeyeceğiniz ve onu
cezalandıramayacağınız yerlere yapması için ona yol gösterir. Kediniz, tuvalet kabını biliyor ama yine de salondaki
kilimleri pisletmeyi seçiyorsa bunu şımarıklık olarak
almayın. Sizin
dikkatinizi çekmeye çalışıyordur. Kokudan burnunuzun direği kırılsa
bile kedinizi sakın cezalandırmayın. Çözüm aramaya çalışın gerekirse
Veteriner hekim yardımı alın:
Tuvalet alışkanlığı değişikliği
için öneriler:
- Kabın çok ortalık bir yerde durması onu rahatsız etmiş olabilir.
Bazı utangaç kediler, tuvaletlerini yapmak için daha kuytu yerler
arayabilirler, koltuk altları, dolap arkaları gibi..
- Kabı pis olabilir, temizlenmesini istiyordur. Titiz bir kediniz
varsa eğer idrarının ayağına verdiği ıslaklıktan bile rahatsız
olabilir.
- Kabın kenarlarını tırmanamayacak kadar yüksek olabilir,
- Tuvalet yolunda engeller olabilir, köpek gibi,ya da dokusu
ayaklarını rahatsız eden bir halı ya da paspas gibi
- Alıştığı kumun değişmesi rahatını kaçırmış olabilir.Kum
ıslandığında ayaklarına yapışıyor olabilir ya da sert kristaller
ayağına batıyor olabilir,ya da eşelerken kumun çıkarttığı ses onu
huzursuz ediyor olabilir.
- Eğer kediniz tuvalet kabının yerini benimseyememiş ve kabı
bulamıyorsa onu cezalandırmak yerine kabın durduğu yeri iyice
temizleyerek amonyakla silin. Koku tanıdık gelecektir. Kediniz
devamlı ‘o’ yeri seçiyorsa, oranın cazibesini azaltın. Alimünyum
folyo yayın, sirkeyle silin yada tuvalet ve yemeğin iç içe
olmasından hoşlanmayacakları için yemek kabını o alana götürün. Bu
kanıtlanmış tekniklerin en iyi sonuç verenidir. Tuvalet için kum
kullanıyorsanız, kediniz tuvaletini yapar yapmaz kumu temizlemeniz
gerekir. Pis tuvalete girmemek için kediniz kendini saatlerce tutar,
ki bu tehlikelidir. Ayrıca haftada bir de kum kabının boşaltılarak
dezenfekte edilmesi gerekir.
- Tüm bu olasılıkların yanı sıra, kedinizin var olan tuvalet
alışkanlığını değiştirmesinin başka nedenleri de olabilir. Kedinizin
rahatını kaçıracak yeni bir durumun oluşması, taşınma gibi ya da
aileye yeni birinin katılması, bir bebek, yeni bir kedi, bir köpek
gibi. Kediniz, pabucunun dama atılacağından endişe ederek tepkisini
bu şekilde gösterebilir. Özellikle yeni gelen misafir, kedinize ait
tuvalet kabını kullanan bir patavatsızsa, kediniz tabi ki buna tepki
göstermekte haklıdır. Böyle bir karmaşıklığa fırsat vermemek
için
genelde kedi başına bir tuvalet kabı düşer. Ancak bazı durumlarda
evde egemen olan kedinin her tuvalet kabına kendi kokusunu
bıraktığına da rastlanmıştır. Hatta insanlarınkine bile...
-Yan komşunuz ya da apartmanda
herhangi biri yeni bir köpek sahibi olduysa bu durumu kediniz
hissedebilir ve bu bile huzursuzlanması ve davranış değişikliği
yaşamasına neden olabilir...
Tüm değişkenleri ve etkileri göz
önüne almadan durumu iyi değerlendiremeden kedinize cezalar vermeniz
durumu içinden çıkılmaz bir hale sokabilir...Bu nedenle mutlaka
detayları iyice araştırın ve önlemler almaya çözümler bulmaya
çalışın.Ceza çaresizliğin sonucudur.
Başa dön
TÜY
BAKIMI VE FIRÇALAMA
Kediler
yılda en az 2 kez tüylerini değiştirirler. Kendilerini yalayarak
tüylerinin tamamını toplayamazlar. Bu yüzden uygun bir fırça edinip
onu fırçalamak tüylerinin çabuk yenilenmesi için gereklidir. Uzun
tüylü kediler için tel fırça, kısa tüylü kediler için eldiven
fırçalar uygun olacaktır.
Kediler alışkın değilse eğer genellikle fırçalanmaktan pek
hoşlanmazlar. Bu alışkanlığı kazanabilmesi için onu mümkün olduğu
kadar erken yaşlarda fırçalamaya alıştırmalısınız. Fırçalamanın
sabah akşam yapılması tüylerin daha sağlıklı ve canlı olmasını
sağlayacaktır.Yalayarak yuttuğu tüy miktarındaki azalma
gelişebilecek tüy yumakları vakalarında da azalmaya neden
olacaktır.Yuttukları tüylerin midede ve sindirim kanalında
sindirilemeden kalması nedeniyle oluşan hairball-tüy yumağı sağlık
açısından istenmeyen sonuçlara neden olabilir.Tüy dökümünün artış
gösterdiği dönemlerde(ilkbahar ve sonbahar) özel yiyecekler
(hairball kontrol) verilebilir ya da mama katkısı olarak malt
pastalar kullanılabilir.Dışkıyla ya da kusarak vücuttan atılan bu
tüy yumakları her iki şekilde de vücuttan mutlaka
uzaklaştırılmalıdır.
Her gün kedinizi fırçalarken aynı zamanda rutin kontrollerini
yapmayı ihmal etmeyin. Kulaklarının içini, derisindeki
değişiklikleri, gözlerini ve ağzını devamlı kontrol edin.
Olabilecek, size ters gelen durumlar için veteriner hekiminizle
irtibat halinde bulunun.özellikle İran kedisi gibi tüyleri çok ince
ve topaklaşmaya yatkın olan kediler zaman zaman traş edilebilir ve
özellikle bu yumakların oluşması kıtık açan taraklar kullanılarak
engellenebilir.
Başa dön
TÜY DÖKÜMÜ VE TÜY YUMAKLARI
Tüm kedi severlerin en çok şikayet ettikleri konu kedilerinin
döktüğü tüylerdir. Bunlar yalnızca kedinizin bulunduğu ortamı
tüylendirmez, aynı zamanda kedinizin sağlık sorunları yaşamasına da
neden olur. Biz bunlara tüy yumakları (Hairball) diyoruz.
Tüy Yumaklarının Oluşumu:
Kedilerde dökülen tüyler basit bir olaymış gibi gözükse de aslında
kediniz için büyük bir hastalık riski olabilir.
Birçok kedi zamanlarının çoğunu vücudunu yalayarak geçirir. Bunu
yaparken tüylerin çoğunu yutar ve yutulan tüyler sindirim yoluna girer, mide
ve bağırsaklara geçer
ve sonunda dışkıyla atılır. Eğer tüy topu mide-bağırsak-dışkı yolunu
izlemezse, sistem bu sindirilmesi imkansız tüy yumaklarını elimine etmek için yemek borusu veya gırtlaktan
çıkarmaya veya midesindeki tüy topunu kusarak atmaya çalışır. Tüy yumakları
genellikle sağlık riskidir. Kusma ve kabızlık yaparlar veya sindirim
yolunu tıkarlar. Uzun tüylü olan kediler daha yüksek
risktedirler.(İran kedisi, Himalayan gibi)
Öneriler:
- Sıkça fırçalama tüy topağı oluşumunu, sindirilmeyen tüy yumağı
oluşum miktarının
azalmasına yardımcı olur.
- Petroleum jelleri ve macunları veya mineral yağlar genel
tedavilerdir.
- Hazır özel dietle besleme tüy topu birikimini düşürmeye
yardımcıdır.
-Düzenli kullanılan malt ürünleri
tüy yumağı oluşumunu en aza indirgerler.
Kedinizin
tüy sağlığı için beslenmesine de dikkat etmeniz gerekmektedir.
Kedinizi Omega 6 , omega 3 yağ asitlerini doğru dengede içeren
dietlerle beslemelisiniz. Omega 6 / Omega 3 yağ asitleri oranı deri
ve tüy sağlığını korumada, deri yangılarının önlenmesinde, aşırı tüy
dökümünün önlenmesinde görev alır.
Veteriner
hekiminize yapacağınız düzenli ziyaretleriniz ve doğru beslenmeyle
sağlık sorunlarını oluşmadan engelleyebilir , kedinizin mutlu ve
sağlıklı yaşam sürmesini sağlayabilirsiniz.
Başa dön
TIRNAK BAKIMI
Kediler doğal ortamda daima
tırnaklarını törpüleme ve avlanma içi güdüleri ile tırnaklarını
bileme ihtiyacı duyarlar.Ev ortamında yaşayan kediler için bu iç
güdünün engellenmesi imkansızdır.Kedinizin en sevdiğiniz deri
koltuğu tırmalaması,mobilyalarınızı bileme aracı olarak kullanması
kaçınılmazdır.Büyük ve işlevsel bir tırmalama tahtası ya da ağacı
sizin kurtarıcınız olacaktır.üzerinde yatak olanları kullanırsanız
onun için küçük bir yaşam alanı oluşturmuş olursunuz.Hem uyur hem
oynar hem de ufak tefek oyuncaklarla egzersiz yapma fırsatı bulmuş
olur.Tırnakları düzenli olarak uzayacak ve mutlaka kesilmesi
gerekecektir.Kan damarlarının hasar görebileceği düşünülürse bu
tırnak kesme işleminin ehil eller tarafından yapılması son derece
önemlidir.Yanlışlıkla derinden kesilen tırnaktaki kanama oldukça zor
durur,çok can acıtır ve enfeksiyona açık hale gelir.
Anormal uzayan tırnaklar,ya da tırnak
rengi ve yapısında oluşan değişiklikler mutlaka
araştırılmalıdır.Tırnak hastalıkları tedavisi ihmal edilmemesi
gereken hastalıklardır.Ayaklar tüm vücudu üzerinde taşıyan
organlardır ve sağlığı kedinizin genel sağlığını derinden etkiler.
Günümüzde tırnak çekme operasyonu
olarak bilinen declaw operasyonları medikal gereklilik olmadıkça
yapılmamaktadır.Bu operasyonun yerini silikon bir malzemenin tırnak
ucuna yapıştırılması ile gerçekleşen "SOFT PAWS" uygulaması almıştır
(takma tırnak da diyebiliriz.)
Kliniğimizde SOFT PAWS uygulaması
yapılmaktadır.Detaylı bilgi için lütfen bizi
arayınız.
Başa dön
DİŞLERİN BAKIMI
Yumuşak gıdayla ya da ev yemekleriyle beslenen hayvanlarda ağızda
koku, diş taşı, diş çürükleri, diş eti yangıları ve ilerleyen dönemde diş
kaybına kadar giden komplike vakalara neden olmaktadır. Ağız ve diş
sağlığı kedinizin genel sağlığını etkiler. Dişlerde oluşan tartarlar
kötü koku kaynağı olmasının yanısıra bakteriyel bir kaynaktır. Ağızdaki
bu bakteriler kalp kapakçıklarında ve böbreklerde hasara neden
olabilirler. Ağız ve diş sağlığı son derece önemlidir ve 6 ayda bir ağız
ve diş bakımı yapılması gereklidir. Kuru mama yemesi ve dişlerin
fırçalanması diş sağlığı açısından önemlidir. Dişlerde oluşan tartarların
,diş eti yangısının (gingivitis), diş eti çekilmelerinin, diş
çürüklerinin, diş kayıplarının önüne geçmek için mutlaka ağız ve diş
bakımı düzenli olarak yapılmalıdır. Evde uygulayacağınız
diş bakımı ve temizliği ile veteriner hekiminizin düzenli olarak dişlerini
temizlemesi yeterli olacaktır. Ağız ve diş problemi yaşayan kediler için
geliştirilmiş t/d kuru mama tavsiye edilebilir.
Başa dön
GÖZLERİN BAKIMI
Göz yapısı ırklar arası farklılıklar göstermektedir. Özellikle
İran kedilerinde, chinchillalarda
kafatası yapıları ve gözün dışa çıkık olması nedeniyle (Exophtalmia) göz yaşı
akıntısı diğer ırklara oranla daha fazla olmaktadır. Göz yaşı akıntısı düzenli
olarak temizlenmelidir. Özel hazırlanan göz solüsyonlarıyla bu temizlik
ihtiyaç oldukça hayvan sahibi tarafından yapılmalıdır.
Başa dön
ANAL BEZLERİN BAKIMI
Köpek ve kedilerde anüslerinin iki yanında (saatin 4 ve 8 yönlerinde) iki küçük bez vardır. Bunlar kötü
kokulu bir madde salgılarlar. Dışkının çıkışını kolaylaştıran kayganlık
sağlayan bu salgı zamam zaman kanalın tıkanması nedeniyle dışarı akamaz
ve sorun yaratmaya başlar. Köpek ve kedi kuyruğunu kovalamaya, yerde kızak
çekmeye ve kuyruk kökünü ısırmaya başlar. Bölgede kaşıntı ve ağrı vardır.
Çıkış tamamen engellendiği kanallar tıkandığı zaman keselerde enfeksiyon gelişir. Ağrı
nedeniyle hayvan dışkılamak istemez, keselerdeki şişlik nedeniyle dışkı
çıkışı güçleşir bu nedenle de kedi ve köpek dışkı yapamayabilir. Her şekilde
bölgedeki sorun kabızlığı beraberinde getirir. Kabızlık, karın ağrısı,
şişkinlik, genel durumun gittikçe bozulması, iştahsızlık..vb baş
gösterebilir. Anal keselerde apse ya da fistül oluşabilir. Düzenli olarak
bakımı yapılan, veteriner hekim tarafından düzenli kontrolü yapılan ve
boşaltılan keseler bu sonuçlara neden olmadan sağlıklı bir şekilde
işlevini yerine getirecektir. Her klinik ziyaretinizde mutlaka
hekiminize hatırlatınız ve dönem dönem keselerin boşaltılmasını
sağlayınız.
Başa dön
BANYO
Kediler sudan pek hoşlanan canlılar değildir.Bazı ırklar hariç
yıkama tam bir işkenceye dönebilir. Kediler kendilerini yalayarak
temizlenmeyi tercih ederler. Bu yüzden köpekler gibi zaman zaman da
olsa yıkanmaya ihtiyaç göstermezler(medikal problemler dışında).
Onları yıkamak temizlenme alışkanlıklarını yok edebilir veya
azaltabilir.
Son Sözler:
- Evlerde bulunan bazı bitkiler kediler için
zehirlidir. Meraklı ve oyuncu bir kedi mutlaka bu bitkilerin
tadına bakmak isteyecektir. Ya bu bitkileri evden uzaklaştırmalı
ya da GetOff gibi ürünler kullanarak kedinizin onlara
yaklaşmasını engellemelisiniz.
- Kediler çok iyi birer akrobattırlar. Genellikle
evdeki kırılacak eşyalara zarar vermezler. Fakat onların da ara
sıra sakar olanlarına rastlanmaktadır. Eğersakar bir kediye
sahipseniz kırılacak eşyaları ortadan kaldırmak yapılabilecek en
iyi şeydir.
- Hep kedi ile köpeğin düşman olduğu düşünülür.
Aslında vücut dilleri birbirinden farklı olduğu için
birbirlerini yeterince iyi anlayamazlar ve biri oynamak isterken
diğeri saldırıya uğradığını zanneder ve kargaşa kopar. Bugün
sokakta bir çok kedi ve köpek birlikte yaşamaktadır. Sadece ilk
başta kedi, köpekle karşılaştığında içgüdüsel olarak korkabilir.
Fakat sonradan zarar gelmediğini görürse köpeğe alışır ve sanki
kardeş gibi yaşar. Kedi ve köpek evde birlikte yaşayacaksa
ikisinin de birlikte yavru olarak alınması en iyisidir.
- Dikkat edilmesi gereken diğer bir konu da zamanı
geldiğinde onu kısırlaştırmaktır. Bu konuyu veteriner
hekiminizle görüşün ve eğer yavru almak istemiyorsanız
kısırlaştırma operasyonunu zamanında yaptırın.Yapılan çalışmalar
İlk kızgınlık öncesi yapılan kısırlaştırma operasyonlarının
dişilerde uterus kanserini,meme kanserini ve uterus
hastalıklarını(pyometra..vb),erkeklerde ise prostat kanserini
,prostat hiperplasisini engellediğini göstermektedir.
Başa dön