KENELER
Keneler ve pireler, hastalık taşıyıcısı olmaları nedeniyle tüm
canlılar için ciddi tehlike oluştururlar. Çimenlik arazilerde, otların arasında
bol miktarda bulunurlar ve bir konak bulduklarında derhal üzerine atlarlar. Özellikle köpeklerin
dolaşmaya bayıldıkları çimenlik
alanlarda sıkça pire ve kenelere rastlanır.
KENE :
Kan emici dış
parazitlerdir. Çok türü vardır ama köpeklerde genellikle görülen Ixodidae'dir.
Keneler insan, köpek, koyun, deve, sığır...vb bir çok hayvanı konak olarak
seçebilir. Nisan'dan Ekime' kadar çalılıklarda, otlar üzerinde serbestçe
yaşar, kan emebilecekleri bir konak bulduklarında üzerine atlarlar ve kanca benzeri ısırma organelleri ile deriyi
delerek içine gömülürler. Dişi kene, salyasındaki özel bir madde sayesinde
daha rahat kan emer ve kan
emdiği noktaya kendini güçlü bir biçimde kilitler. Bu sayede ortalama bir hafta
süren kan emme öğünü boyunca konakçının kendisini uzaklaştırmasına izin
vermez. Eşeylidir ve yumurta ile çoğalır. Dişi kene yumurtalarını yaprak, toprak
zemin, döşeme araları, çöp veya hayvan kılları arasına bırakır. Yumurtalarından
üç çift bacaklı larvalar çıkar. Bunlar bir pupa devresi geçirerek 8 bacaklı
nimflere dönüşürler. Nimfler daha sonra ergin hale gelirler.

Kenelerin Yol Açtığı Zararlar Neler Olabilir?:
KENELERİN PATOJEN ETKİLERİ
Direkt Etkileri
1- MEKANİK ETKİ (lokal İrritasyonlar): Keneler beslenme bölgesinde, lokal
allerjik reaksiyonlar ve irritasyonlar oluşturur.
2- STRES: Yoğun enfestasyonlar ciddi kene stresi yaratır; kene
enfestasyonlarının oluşturduğu stres ve tükürük salgılarının allerjik etkisi,
hayvanlarda iştahsızlık oluşturur.
3- ANEMİ:
Bir dişi kene (büyüme dönemine paralel olarak) günde 0.5-2 ml, 7-8 günlük
beslenme periyodu içinde aç iken ağırlığının 200-300 katı kadar kan emer.
Böylece demir eksikliğine bağlı ciddi bir anemi oluşturur.
Endirekt Etkileri
1- KOMPLİKASYONLAR: Meme ve testis bölgelerinde beslenen kenelerkan
emdikleri bölgeye bağlı lezyonlar oluşturabilirler,örneğin
orşitis ve mastitis , kulaklarda beslenen kenelerin neden olduğu
lokal lezyonlar bakterilerle komplike olarak otitis externa ve otitis
interna 'ya neden olabilirler. Deride oluşan lokal irritasyonlar da,
eksternal bir miyazis ile komplike olabilir.
2- İMMUNOSUPRESİV ETKİLER: Deri lezyonlarını şiddetlenebilir.
3- İNTOKSİKASYONLAR: Bazı kene türlerinin çıkarttıkları toksinler
zehirlenmelere neden olabilir.Bu durum daha çok büyükbaş hayvanlarda
görülmektedir (Örn: Hyalomma truncatum’un çıkardığı toksin).
Kene zehirlenmesi: Yaygın, sulu ekzama ve deride ve müköz membranlarda
hiperemi ile karakterize olan, akut ateşli bir zehirlenmedir .
Kene Felci: Belirli kene türlerinin, genellikle ergin dişi, bazen de
nimflerin salgıladığı nörotoksinin, insan ve hayvanlarda neden olduğu
nöromotorik felçlerdir. Felcin şiddeti, neden olan kenelerin adedine ve beslenme
süresine bağlıdır. Hastalık bulaşan köpeklerin arka bacaklarında ilerleyen bir
felç ve nadir vakalarda solunum felcine bağlı ölüm meydana gelir. Felçler geri
dönüşümlüdür. Neden olan kenenin hayvandan alınması ile birlikte felç ortadan
kalkar.
1)Lokal İrritasyon: Konakçının derisine gömülen ağız organeli ve
salgıları bölgede yangısal
reaksiyonlara yol açabilir. Kene yapıştığı yerde bakteriyel enfeksiyon
gelişebilir. Kene gömülü olduğu yerden tam olarak çıkartılamaz ve deri içinde
bir kısım ağız organelleri kalırsa bu durumda daha ciddi ve yaygın bir yangı
meydana gelecektir. O nedenle kene ile karşılaşıldığında tutup çıkartmamak bir
hekimin müdahale etmesine izin vermek gerekir.
2) Sistemik Hastalıklar: Kene ısırığı sonucu köpeklerde ve
insanlarda sistemik hastalıklar, kan hastalıkları, paraziter hastalıklar
gelişebilir. Aşağıda daha açıklayıcı şekilde bu hastalıklar incelenecektir.
Kenelerden Kaynaklanan
Sistemik Hastalıklar Nelerdir? :
a) Borreliosis (Lyme hastalığı) : Spiroketal zoonozlar :
Etken:

Keneler tarafından bulaştırılan bu hastalığın etkeni Borrelia burgdorferi adlı bir spirokettir. Hastalık 1975'de önce insanlarda ve 1980 'lerin ortalarında evcil hayvanlarda teşhis edilmiştir. Almanya'da kenelerin 10% oranında Borrelia ile enfeste olduğu, bu oranın bazı bölgelerde 20% 'ye kadar çıktığı bildirilmiştir. Hastalık etkeni bakteri Borrelia burgdorferi kenenin bağırsakları ve salya bezlerine yerleşir ve kan emme sırasında konakçıya bulaşır.
Klinik Belirtiler :
Lyme hastalığının klinik semptomları çeşitlilik gösterir.

İnsanlarda ısırık noktasında 1-3 hafta sonra gelişen bu derideki kızarıklığa, ateş ve lenf yumurtalarının şişmesi ile seyreden grip benzeri semptomlar eşlik eder. Birkaç hafta veya ay sonra vücudun etkilenen yerlerinde ağrılı nevritis ve felçler meydana gelebilir. Kaslarda ve sinir sisteminde harabiyet gelişebilir. Genelde birkaç ay sonra görülen görme sorunları, işitme sorunları, kulak çınlaması, ışığa bakıldığında göz sıvısında yüzen cisimler görme gibi belirtiler gelişebilir. Kalp rahatsızlıkları ortaya çıkabilir. Hastalığın ilk döneminde antibiyotik tedavisi başlanırsa tedavi şansı yüksektir. Bazen hastalık, tedaviden aylar ve yıllar sonra tekrar ortaya çıkabilir. Kas ağrıları, kireçlenme, boyunda tutulmalar, zihinsel problemler, sinirsel problemler ve aşırı yorgunluk gözlenebilir.
Hastalığın belirtileri diğer birçok hastalıkla karışır ve çoğunlukla her hastada farklı belirtilerle kendini gösterir. Diğer hastalıkları taklit etmesi nedeniyle Lyme hastalığı Amerika'da "büyük taklitçi" olarak anılmaktadır.
Köpeklerdeki Lyme hastalığının klinik belirtileri başlangıçta çevreye kayıtsızlık, arthritis, aniden giren şiddetli ağrı ve topallık, 40-41 C ateş, bitkinlik, iştah kaybı ve depresyondur. Lyme hastalığı kalp, boyun ve böbrekleri de etkilemektedir.
Çoğu kaynakta kenenin hastalığı bulaştırabilmesi için yaklaşık 48 saat yapışık kalması gerektiği belirtilse de, kene cilde yapıştığı andan itibaren hastalığın bulaşma riski vardır. Ancak kenenin yapışık kalma süresiyle birlikte risk de artar.
Koruma:
Köpeklerde Lyme aşısı mevcuttur (Lyme vax). Kene enfestasyonunun yoğun olduğu bölgelerde mutlaka aşılama yapılmalıdır. 2-3 hafta arayla yapılan (iki uygulamalı) aşılamayı takiben köpekler senede bir kez aşılanırlar.
b) Babesiosis : Piroplasmosis
Etken:
Babesiosis, Babesia canis ve B.gibsoni türlerinin neden olduğu protozooer bir hastalıktır. Hastalık etkenleri Ixodidae ailesine bağlı vektör kene türleri tarafından nakledilirler. Sorumlu kene türü köpeklerde genellikle Ixodes ricinus'tur. Rhipicephalus sanguineus cinsi kene de etkindir.
Bir kan paraziti olan Babesia,Türkiye'de ve tüm dünyada subtropikal ve tropikal bölgelerde yaygındır. Enfekte keneler sağlıklı konakçıdan kan emdikleri sırada paraziti naklederler. Parazit enfekte konakçının alyuvarları içinde ikiye bölünerek çoğalır ve alyuvarları parçalar. Babesiosis etkeninin bulaşmasından 1-3 hafta sonra konakçıda ateş, giderek artan durgunluk, anemi, mukoza ve göz kapaklarında sarılık, dalak şişmesi ve kan işeme meydana gelir. Hastalığın şiddeti konakçının bağışıklık durumu ile yakından ilgilidir. Tavsiye edilen en iyi mücadele yöntemi, vektör kenelerin yok edilmesi, uzun etkili kene ilaçlarının kullanılmasıdır.
c) Hepatozoonosis :
Etken:
Hastalık etkeni Hepatozoon canis adlı protozoondur. Bu protozoonun taşıyıcılığını Rhipicephalus sanguineus adlı keneler yapar.
d) Ricketsiosis :
Etken:
Hastalık etkeni Rickettsia canis adlı Rickettsiadır. Bu etkenin taşıyıcılığını Rhipicephalus sanguineus adlı keneler yapar.
e)Ehrlichiasis-Tropikal canine pancytopenia:
Etken:
Hastalık etkeni Ehrlichia canis adlı Rickettsiadır. Bu etkenin taşıyıcılığını Rhipicephalus sanguineus adlı keneler yapar.