Köpeklerde iyi huylu deri tümörleri

Deri ve deri altı dokulardan köken alan kitleler köpeklerde görülen en yaygın tümör tipidir. Köpeklerde görülen tüm tümörlerin %30-40’ını bu kitleler oluşturur.

Bu yazıda köpeklerde deriden köken alan iyi huylu tümörlerden bahsedilmektedir.

Deriden köken alan iyi huylu tümörlerin en fazla görülenleri;


-Basal hücre tümörleri


Basal hücre tümörleri derideki basal hücrelerden köken alan tümörlerdir ve yaşlı köpeklerde oldukça yaygındır. Genellikle sert yapıda,deriye invaze ve ya saplı biçimde olabilirler. Tipik olarak yaşlı köpeklerin baş,boyun ve omuz kısmında lokalize olurlar.Bazen hiperpigmente yapıda olurlar. Bu görünümleriyle melanomalara benzerler ve karıştırılabilirler.Kesin tanısı için biyopsi alınmalı ve patoloji laboratuarı tarafından incelenmelidir.Cerrahi olarak lezyonlu alanla birlikte etrafından bir miktar normal dokunun da uzaklaştırılması en etkili yöntemdir.Radyasyon ve/ve ya kemoterapi de gerekebilir.Basal hücre tümörleri bakımından Cocker spaniel ve Poodle ırkı köpekler daha yüksek risk altındadır

-(Seruminöz bez adenomları)Ceruminous Gland Adenoma

Seruminöz bezler kulak kiri olarak da bilinen ve dış kulak yolunda bulunan serumen’i üreten bezlerdir.Bu bezlerden köken alan iyi huylu tümörlere seruminoz bez adenomu adı verilmektedir.Bu tümörler genellikle kulak zarına yakın,küçük,kahverengi ve saplı görünümdedirler.Bazılarının görünüşü kronik dış kulak yolu enfeksiyonları(otitis externa)ile karışabilir.Kesin tanısı mikroskobik inceleme sonucunda konur.Tedavide ise duruma göre total kulak yolu ablasyonu,radyoterapi ve ya kemoterapi kullanılabilir.

-Cutaneous Hemangioma

Kutanöz hemangioma’lar endotelial hücrelerden(damar duvarlarında bulunan hücreler)köken alan,deride ve deri altı dokularda bulunabilen kitlelerdir.Deri altında lokalize olan hemangiomalar dışarıdan üzerindeki kıllar seyrelmiş bir yükselti biçiminde,mavimsi görünümde ve  deri yüzeyinde bulunanlara göre daha büyükçe bir görümdedirler.Deridekiler ise genelde küçük kubbe tarzında kırmızımsı-siyah bir tondadır.Bu tümörler bazı kimyasallar ve güneş ışığına aşırı maruz kalma sonucu olabileceği gibi idiopatik(sebebi belli olmayan) de olabilir.Ağırlıklı olarak yaşlı köpeklerde görülür.Çok sayıda ırkta ortaya çıkabilmektedir.Tanısında deri biyopsisi,elektomikroskobi ve immunohistokimyasal(doku örneğindeki belli bir antijeni saptamaya yarayan bir yöntemdir)yöntemler kullanılabilir.Tedavisinde ise cerrahi olarak uzaklaştırılma,kriyo-cerrahi ve elektro-cerrahi kullanılmaktadır.

-Cutaneous Histiocytoma

Kutanöz histiyositoma genellikle 1-3 yaş arası genç köpeklerde görülür.Deride bulunan savunma hücrelerinden(monositler ve makrofajlar) köken alır.En tipik olarak baş ve boyunda bulunurlar.Yuvalak,üzeri kılsız,pembe-kırmızı ve bazen üzerleri ülsere olmuş biçimde görünürler.Tanısında sitoloji ve biyopsi kullanılr.Canine histiositomalar genellikle başlangıçlarından sonraki 4-8 haftada regrese olurlar.Eğer daha uzun süre sonunda regrese olmamışlarsa cerrahi olarak uzaklaştırılmaları gerekebilir.

-Kistler

Kistler, kanseröz olmayan, içi sıvı dolu kese görünümlü, iç çeper yüzeyi epitel hücrelerle kaplı yapılardır.Yerleştikleri yere göre ve iç kısmında bulunan hücre tiplerine göre adlandırılan çeşitli kist tipleri vardır.Tedavisi genellikle cerrahi olarak uzaklaştırılması ve ya gözlem altında tutulması biçimindedir.Bazı kist tipleri;

  • Foliküler kist

  • Infundibular kist

  • Isthmus-katajen kist

  • Matrical kist

  • Hibrid kist

  • Apocrine ter bezi kistleri

-Fibroma

Fibromalar,deri ve deri altı bağ dokusunda bulunan fibroblastlardan köken alan iyi huylu tümörlerdir.Fibromalar en sık olarak yaşlı,bişi Boxer ırkı köpeklerde,Boston terrier’lerde Doberman Pincher’larda,Golden Retriever’larda ve Fox Terrier’lerde görülürler.Bu tümörler genellikle sert yapıdadırlar.Saplı biçimde ve ya kubbe biçiminde deriye invaze şekilde bulunabilirler.Bazen melanin pigmenti içerirler ve kahverengi görünebilirler.Vücut üzerinde en sık bulundukları yerler bacaklar,göğsün yan kısımları ve scrotumdur.Kesin tanısı mikroskobik inceleme sonucunda konur.Tedavisinde cerrahi olarak uzaklaştırılma ve ya kriyo-cerrahi kullanılır.

-Intrakutanöz kornifiye epitelyoma

Intrakutanöz kornifiye epitelyomalar deri içerisindeki kıl folikülleri aralarında bulunan hücrelerden köken alan iyi huylu deri tümörleridir.Genellikle ense bölgesi,üst göğüs kımı,bacaklar ve karın bölgesinde bulunurlar.Bu tümörler bazen diş macununa benzeyen bir madde sekrete ederler.Kesin tanısının yapılabilmesi için biyopsi alınıp mikroskobik olarak incelenmesi gerekir.Tedavisinde cerrahi olarak uzaklaştırılmaları ilk seçenektir.Kemoterapi de bu tip tümörler için etkili bir tedavi metodudur.

-Lipoma

Yağ hücreleri olarak da bilinen lipositlerden köken alan kitlelerdir.Genellikle deri altında,sınırları iyi biçimde belirgin,yumuşak kitlelerdir.Tipik olarak göğüs üzerinde,sternum civarında,karın bölgesinde ve ekstremitelerin üst kısımlarında yerleşirler.En çok kısırlaştırılmış,yaşlı dişi köpeklerde görülürler.tek ve ya birden fazla loblu biçimde bulunabilirler.Çoğu hemen derinin altında iyi sınırlı biçimde olmasına rağmen bazıları deri altı dokulara ve daha derine infiltre olmuş biçimde olabilir.Tanısı,kitlelerden alınacak biyopsi ve ya sitoloji örneğinde mikroskop altında matur lipositlerin görülmesi ile yapılır.

Lipomaların tedavisi genellikle cerrahi olarak uzaklaştırılması biçimindedir.Cerrahi işlem için en uygun zaman tümörlerin fark edildiği en küçük halidir.Bazen,kitleler köpeğin konforunu çok etkilemiyorsa kendi haline bırakılıp gözlenebilir.

-Mast hücre  tümörleri

Mast hücreleri bağışıklık sisteminin çok önemli bir bileşenidir ve derinin travmalarına karşı gelişen inflamatuar(yangısel)yanıtta çok önemli görevleri vardır.Mast hücre tümörleri vücutta bir çok yerde gelişebileceği gibi en sık olarak deride ortaya çıkar.Sebebi tam olarak bilinmemektedir.Bazı ırklarda daha fazla görülür ve predispozisyon olduğu düşünülmektedir.Bu ırklar;Boxer,Boston Terrier,İngiliz bulldog ve İngiliz Bull Terrier’lerdir.

Mast hücre tümörleri genellikle sert bir yapıya sahiptirler.En çok baş,boyun,göğüs ve bacaklar kısmındaki deride ortaya çıkarlar.Bu tümöre sahip köpeklerin yaklaşık %80inde mide ve bağırsak ülserleri de görülür.Bunun nedenin de mast hücreleri tarafından aşırı miktarda salınan histamin olduğu düşünülmektedir.

Bu tümörlerin her zaman iyi huylu olmadığı unutulmamalıdır.Yaklaşık %50si malignant(kötü huylu) karakterli olabilmektedir.Bu nedenle mast hücre tümörü olduğu düşünülen kitlelerden derhal biyopsi alınmalı ve iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu,bununla ilgili patolojik olarak incelenmelidir.Tedavi seçenekleri olarak tümörlü kısmın etrafının genişçe cerrahi olarak uzaklaştırılması,radyoterapi ve/ve ya kemoterapi uygulanabilir.

-Nevus(Ben’ler)

Nevus(daha çok bilinen ismiyle ben) iyi sınırlı,derinin herhangi bir ve ya birden fazla komponentinden oluşan gelişimsel defektlerdir.Farklı hücre tiplerinden köken aldığı için nevusların farklı adlandırmaları vardır.Hangi hücre tipinden oluştuğunun kesin olarak belirlenebilmesi için mikroskobik incelemelere ihtiyaç vardır.Tedavisi cerahi olarak uzaklaştırma ya da yerinde bırakılıp büyüme olma-olmama durumunun gözlenmesi biçimindedir.Bazı nevus tipleri;

  • Epidermal Nevus

  • Sebaceous Gland Nevus

  • Collagenous Nevus

  • Organoid Nevus

  • Vascular Nevus

  • Apocrine Sweat Gland Nevus

  • Hair Follicle Nevus

  • Comedo Nevus

-Papilloma

Köpeklerde papilloma bir virus tarafından meydana getirilebileceği gibi kendiliğinden de oluşabilmektedir.

 Oral papilloma: Papilloma virusun sebep olduğu bu form köpekler arasında hızla yayılabilen ve ağızda görülen papillomlar için kullanılır.Köpekler arasında direk temas ve ya indirek yollarla son derece hızlı bulaşır.Genellikle 2 yaşından genç köpekleri etkiler.Ağız içerisinde ve çevresinde multipl papiller lezyonlar görülür.Başladığı zamandan sonraki 3 ay içerisinde genellikle kendi kendine geriler ve bağışıklık kazanılır.Eğer kendi kendine gerilemezse lezyonların kemoterapi ve ya diğer tedavi metodlarıyla geriletilmeleri gerekir.Özellikle ağız içerisindeki lezyonlar yeme içme esnasında ağrı oluşturabileceğinden zayıflama,düşkünleşme gibi diğer durumlar gelişmeden müdahale edilmelidir.

Kutanöz papilloma:Genellikle yaşlı köpeklerde görülen ve virus kaynaklı olmayan iyi huylu papillomlardır.Beyaz-gri renkli ve tipik karnabahar görünümünde olan deri lezyonlarıdır.En yaygın olarak baş,göz kapakları ve ayaklarda gelişirler.Cerrahi olarak uzaklaştırılmaları genelde küratif tedavi seçeneğidir.

-Perianal Adenoma (Hepatoid Gland Tumors)

Hepatoid bez tümörleri olarak da bilinen perianal adenomlar ,anüs etrafında bulunan bezlerden köken alan tümörlerdir.Ayrıca kuyruk derisinde,prepisyumda ve sırtta da benzer yapıda bezler bulunabilmektedir.Perianal adenomlar en çok yaşlı ve kısırlaştırılmamış erkek köpeklerde bulunurlar ve hemen her zaman iyi huyludurlar.Bu tümörlere hepatoid bez tümörleri denmesinin nedeni hücresel olarak hepatositlere(karaciğer hücreleri) benzemelerindendir. Genellikle katı ve multipl yapıdadırlar.İlginç bir biçimde testosterona bağımlıdırlar.Genellikle kastrasyondan sonra gerilerler.Eğer kastrasyona rağmen tamamen gerileme olmazsa kitlelerin cerrahi olarak uzaklaştırılmaları gerekebilir.

-Sebaceous Gland Tumors

Köpek sebaceous bez hiperplazisi ve ya adenomu,cilt ve tüylerin belli oranda yağlı tutulması  için de gerekli yağı sentezleyen sebaceous bezlerden köken alır.Bu tümörler siğil ve karnıbahar benzeri,genelde açık renkli ve yaşlı köpeklerde oldukça sık görülen tümörlerdir.Cocker spaniel ırkı köpeklerde predispozisyon söz konusudur.Vücudun herhangi bir yerinde olabilirler,genellikle soliter yapıdadırlar.Cerrahi olarak alınmaları en etkili tedavi yöntemidir.Alındıkları yerde tekrar oluşmaları çok nadiridr ancak sebaceous bez tümörü ekstirpe edilen köpeklerin yaklaşık %10unda kitlenin alındığı yerlerden başka yerde tekrar gelişbilmektedir.

-Melanoma

Melanomalar ,epidermiste melanin üretme fonksiyonu olan ve melanosit adı verilen hücrelerden köken alan iyi huylu tümörlerdir.Genellikle yüz ve göğüs bölgesinde lokalize olurlar.Deri üzerinde gelişen melanomların çok büyük kısmının iyi huylu olmasına rağmen,ağız boşluğu,tırnak kökleri gibi yerlerde gelişen melanomalar kötü huylu olabilmekte ve yüksek derecede metastatik özelliğe sahip olabilmektedir. Kesin tanısı için alınan biyopsi örneğinin mikroskobik olarak incelenmesi gerekir.Mikroskop altında bu hücrelerin yoğun miktarda ve irice melanin pigmentleri içerdikleri görülür.En etkili tedavi yöntemi cerrahi olarak uzaklaştırılmalarıdır.

-Köpeklerin bulaşıcı veneral tümörü(Transmissible Venereal Tumor)

Transmissible venereal tümörler monosit/makrofaj sisteminden köken alan ve özellikle çiftleşme ve yakın temas ile bulaşan tümörlerdir.Tipik olarak dış genital sistemde lokalize olurlar,bazen köpeklerin birbirinin genital bölgelerini koklaması esnasında bulaşır ve yüz bölgesinde de görülebilir. Kolaylıkla ülsere olan ve kanayan,genelde multipl,karnıbahar benzeri tümörlerdir.Üremelerden alınan örneklerin mikroskobik olarak incelenmesi kesin tanının konmasını sağlar.Tedavisinde en etkili yol kemoterapidir.Operasyon da diğer etkili seçenektir.

-Trichoepithelioma

Trichoepithelioma, kıl folikülünü oluşturan katmanlardan köken alan ve genellikle sertçe,bazen kistik biçimde ve iyi sınırlı yapıda olan iyi huylu tümörlerdir.Ülsere olabilirler ve üzerlerindeki kılla dökülebilir.En çok 5 yaş ve üzeri köpeklerde baş, ekstremiteler ve kuyrukta görülürler.Kesin tanısı için biyopsi ve mikroskobik inceleme gereklidir.Cerrahi olarak uzaklaştırılmaları en etkili tedavi yöntemidir.

Özet olarak, köpeklerin derilerinde görülebilecek çok sayıda iyi huylu tümör tipi vardır.Köpeğinizin derisinde daha önce olmayan anormal bir şişlik gördüğünüzde en kısa zamanda bunu veterinerinize danışmanız erken tanıda çok önemlidir.Derideki bir çok tümör tipi dış görünüş olarak birbirine oldukça benzerdir.Kesin tanı ve müdahale şeklinin belirlenebilmesi için biyopsi alınıp patoloji laboratuarı tarafından incelenmesi anahtar niteliktedir.Erken tanı ve tedavi olası bir kötü huylu tümörün gelişmeden ve metastazına olanak vermeden tedavi edilmesini sağlar.

 

 

References and Further Reading

Peterson, JL. Couto, CG. Tumors of the Skin and Subcutaneous Tissues. In Birchard, SJ; Sherding, RG (eds.) Saunders Manual of Small Animal Practice 2nd Edition. W.B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 2000: 226-234.

Rassnick, KM. Tumors of the Skin. In Ettinger, SJ; Feldman, EC (eds.) Textbook of Internal Medicine, Diseases of the Dog and Cat 6th Edition. Elsevier Inc. Saint Louis, MO; 2005: 747-751.

Scott, DW. Miller, WH. Griffin, CE. Neoplastic and Non-neoplastic Tumors. In Muller and Kirk's Small Animal Dermatology 5th Edition. W. B. Saunders Co. Philadelphia, PA; 994-1098.