Bazen Köpekler Niçin Bu Kadar Zordur?


Konuya zorun tanımınını yaparak başlayalım. "Zor" bizim şartlarımızda başa çıkılması ve kontrol edilmesi kolay olmayan durumlardır. İnsanların kişisel yetenekleri ve imkanları onlara farklı güçlü ve zayıf noktalar sunduğundan "zor" kesinlikle öznel bir kavramdır. Amacımız köpekle yaşam üzerine bir kaç laf etmek olduğuna göre insanlar köpekleriyle yaşamlarını paylaşırken genellikle ne tür zorluklarla karşılaşırlara kabaca cevaplar getirebilirsek konuya daha iyi hakim olacağımızı düşünüyorum. Her ne kadar köpekle olan birebir ilişkimiz, ırkın kalıtsal davranış mirası ve çevresel faktörler zor ve kolay olasılığını derecelendirmede ortaklaşa çok önemli etmenler olsa da biz bazılarını görmezden geleceğiz.


Köpekle olan ilişkimizin sağlıklı bir temel üzerinde yükselmesi için her şeyden önce ailemize yeni ve talepkâr bir üyenin katıldığını kabullenmek zorundasınız. Köpeklerin istediğimiz zamanlarda kapatma düğmeleri yoktur. Sürü hayvanı olduklarından bizi ait olduğu "bütün" olarak görmek isterler. Bu bütünde rollerin ve beklentilerin yani
hiyerarşik düzenin kesin çizgilerle belirgin olması şarttır. Ailenizin bu yeni üyesine kesintisiz, düzenli ve kesinlikle tutarlı zaman ayırması gerekir. Kısaca düşlerimize ulaşmadan önce uykumuzu eğitmemiz izlenecek yoldur.


Sorunların büyük bir çoğunluğunun kaynağı da aslında ayrılması gereken zamanın bilinçsiz ve isteksizce verilmesi hatta verilmemesidir. Ayrılan zamanın kalitesi çok önemlidir. Apartmanın çevresinde bir saatlik donuk bir tur yerine yarım saatlik oyun aramızdaki bağları sağlamlaştırmada çok daha büyük bir fırsattır. Aksi takdirde köpeğiniz siz ondan uzaktayken vaktini muhtemelen ayrılığa dayanamadığından uluyarak ve özellikle stres
atmak için mobilyaları kemirerek geçirecektir. Sürü hayvanı olduğuna göre yanlız kaldığında ailesini geri çağırması nahoş da olsa doğal olabileceğinden terk edilmediğini bilmesi önemlidir. Ona bahsettiğimiz kaliteli ve yol gösterici birlikteliği sağlamaz ve siz yokken kendi kendine yetmeyi öğretmezseniz köpeğiniz kendi yöntemlerini içgüdüsel olarak kendi belirleyecektir.


Köpekler kemirmekten zevk alırlar. Mutluluk hormonu diyebileceğimiz endorfinin salgılanması amacıyla terlikleriniz yerine düzenli olarak ona sağlayacağınız interaktif oyuncaklar içinde bulunduğu durumun stresini büyük ölçüde hafifletebilir. Bu oyuncaklar sert plastikten yapılmıştır ve üzerinde içine en sevdiği yiyeceklerden bir kaç parça koybileceğiniz küçük delikler vardır. Köpeğiniz gün içinde bu yiyecek parçalarını dışarı çıkarmaya uğraşarak sizsiz zamanlarda kendini meşgul edebilir.


Köpeğiniz siz ne olmasına izin verirseniz odur. Erken yaşta soyalleştirmediyseniz erişkin olduğunda yeterince tanımaya fırsat bulamadığı bazı durumlara karşı güvensiz kısaca saldırgan (çocuklar , diğer köpekler, arabalar vs) ya da temel itaat almadıysa komutlarda güvenilmez olacaktır.


Köpeğinizin fiziksel gereksinimlerinin sorumluluğunun bilincinde değilseniz sizin ve eviniz için ayrıca bir yük olacaktır. Taranmadığında düğüm düğüm ve evin her yerindeki tüyler, diş bakımı yapılmadığında dayanılmaz ağız kokusu, tırnakları kesilmediğinde oyun sırasında derinizdeki çizikler hatta kendine verebileceği zararlar ve kısırlaştırılmadığında evdeki karşıklıkların yanı sıra psikolojik değişikler köpeğinizle yaşamı sırf siz üstünüze
düşen görevleri yerine getirmemeniz ya da başta aldığınız yanlış kararlar nedeniyle dayanılmaz kılabilir.


Bir Chow Chow her gün taranmadığında, bir Shar-pei ya da Bulldog'un derisindeki kırışıklıklar dikkatle temizlenmediğinde, Rottweiler insan ve diğer hayvanlarla sıkı bir şeklide sosyalleştirilmediğinde ya da Alman Çoban Köpeği kendilerine bir görev verilmediğinde başta kendininki olmak üzere hayatınızı oldukça zorlaştırabilir.
 

Sorun olarak görülen tüm bu durumlar aslında üzerine düşeni yapmayan köpek sahibinden kaynaklanmaktadır.

Kendinizle başta yaptığınız anlaşmaya uymayacaksanız köpek bakımı zordur. Onların tüylerini taramaktan, salyasından, bazen etrafı devirmelerinden, çağırdığınızda parkta arkadaşlarınından kopamamalarından hoşlanmıyorsanız köpek almayın. Yaşamımızı bir köpekle paylaşmamızın tek nedeni onların bu tür şeyler yapabilir olmasıdır. Aynı nedenlerle çocuk yapmaktan vazgeçebilir miydik?


Köpekle olan birlikteliğin ortalama 10-12 yıl sürdüğünü göz önüne alırsak sorumluluklarınızı baştan "zor" diye nitelendiriyorsanız bunları yerine getirmediğinizde olacakları en baştan yanlış değerlendiriyorsunuz demektir.


Sorumluluklar büyük ölçüde sabır, anlayış ve tecrübe gerektirebilir. Bu da güç bir iştir; ama bu güçlük köpeğinizde neden olduğunuz problemlerin zorluk olarak yaşamınıza yansıtmanızın haklı nedeni değildir.