LYME DISEASE (Borreliosis)
Borreliosis kenelerle nakledilen Borrelia burgdorfi isimli spiroketin neden olduğu bir hastalıkdır. Kuzey Amerika, Avustralya ve Avrupa’da görülen bu hastalığa Türkiye’de rastlandığı hakkında bir bilgi yoktur. Hastalık başlıca köpeklerin kenelerce ısırılması ya da insanların bu keneler tarafından ısırılması yolu ile bulaşır.
Hastalığın belirtileri; Hastalık ani bir topallık ile başlar. Eklemler şiş ve ağrılıdır. Topallıklar birkaç günde kaybolur. Ancak bazı olgularda tekrarlayabilir. Bazen beden ısısında da artış görülebilir. Radyolojik yoklamalarda eklemler normal gözükebilir.
Teşhis; Teşhisi nispeten zor bir hastalıktır. Kan ve eklem içi sıvının muayene edilmesi gerekir. Pek çok hastalık ile karışması mümkündür.
İnsan Sağlığı Açısından Önemi; İnsanlar hastalığı köpeklerden direkt olarak almazlar. Ancak köpek ve diğer hayvanların üzerlerindeki kenelerinin insanların derisi üzerinde gezmeleri ve kenelerin ısırması ile hastalık bulaşabilir. Köpekler üzerindeki kenelerin ilaçla yok edilmesi hastalıktan korunmada en önemli yoldur. Ayrıca riskli bölgelerde yaşayan hayvanların aşılanması da korunma açısından elzemdir.

Lyme Hastalığı Nedir?

Tanım:

Lyme hastalığı neredeyse bir yüzyıldır Avrupa'da tanınmaktadır ancak 1975 yılına kadar ABD'de insanlarda tanımlanmamıştır.1975 yılında ABD Connecticut'ta Lyme kasabasında özellikle gençlerde yoğun bir şekilde artrit vakaları görülmeye başlanmıştır. Yapılan araştırmalar bu durumun bazı keneler tarafından (Ixodes Ricinus, Ambylomma Americanum, Lonestar Tick) bulaştırılan bir tür bakteriden kaynaklandığını ortaya çıkarmıştır. Bu hastalığı oluşturan bakteriye "Borrelia Burgdorferi" adı verilmektedir. Lyme Hastalığı ise adını ABD'nin bu kasabasından almaktadır. Lyme hastalığına literatürde Borreliosis veya Borelyoz da denmektedir. Hastalık ayrıca köpek, at, sığır ve kedide de oluşurken, birçok vahşi memeli ve kuşlar da enfekte olur ve kene enfeksiyonu için rezervuar olarak görev yapar. 1980'lerde, hem köpeklerde hem de insanlarda rapor edilen hastalık insidansı dramatik şekilde artmıştır. Günümüzde Lyme Borreliozis (LB) dünyada en yaygın artropod kaynaklı hastalıktır.

Epidemiyoloji:

Lyme hastalığı, Borrelia burgdorferi sensu lato denilen bir grup Borrelia cinsi spiroketlerin sebep olduğu bir enfeksiyondur. Sadece bir türün( B.burgdorferi sensu stricto'nun) ABD'de varlığı bilinirken, en az dört patojenik tür ( B.burgdorferi sensu stricto, B.afzelii, B.garinii, B.japonica ) Avrupa ve Asya'da izole edilmiştir. İki yeni Borrelia genotipi olan Borrelia afzelii ve Borrelia garinii'nin de insan patojenleri olduğuna dair kanıt sağlanmıştır. Bu genotipler Avrupa ve Asya'da oluşur ancak Kuzey Amerika'da oluşmaz. ABD tipi B.burgdorferi sensu stricto (s.s.) olarak adlandırılır ve tüm genotip kompleksini kapsayan terim B.burgdorferi sensu lato (s.l.) dur.

Borrelia burgdorferi sensu lato organizmaları spiral şekilli, hareketli, Spirochaetales sınıfındaki mikroaerofilik bakterilerdir. Mikroorganizma, kan emen kenelerle bir konakçıdan diğerine nakledilir.
 Hastalığın yayılmasında öncelikli vektör Ixodes keneleridir. Kene konakçıya yapıştığında, Lyme etkeni sindirim sisteminden kenenin ağız organellerine göç eder ve buradan konakçıya geçer. Yapışan kenenin hastalığı bulaştırma işlemi yaklaşık 12 saat içinde olur.

Ixodes cinsi sert keneler, birçok memeli, kuş ve sürüngen konakçıya yapışarak ve onlardan beslenerek Borrelia'yı nakleder. Avrupa ve Asya'da I.ricinus ve I.persulcatus keneleri Borrelia nakli için başlıca vektörlerdir. Diğer kan emen böcekler de organizmanın nakline dahil olabilir ancak bunların önemli vektörler olduğuna dair çok az kanıt vardır. Bir insanı veya hayvanı enfekte eden en önemli yol kene ısırığıdır.

Bir kenenin yapışıp kan emmeye başladığı anda, spiroketler kenenin orta bağırsağında bulunur. Emilen kanın kendilerine ulaşmasının uyarıcı etkisiyle spiroketler kenenin tükürük bezlerine göç etmeye başlarlar. Buradan, konakçının derisine nakledilirler. Böylece hastalık bulaşmış olur.

 Lyme hastalığını nakleden Ixodes kenelerinin yaşam siklusu dişilerin ilkbaharda yumurtlamasıyla başlar. Olgunlaşmamış larvalar farelerin kanıyla beslenir. Bu farelerin çoğu Borrelia ile enfektedir ve borreliayı bu olgun olmayan larvalara geçirirler. Larvalar farelerin üzerinden düşer ve kış dönemini nimf oluncaya kadar toprakta geçirir. Bu nimflerin çoğu enfekte olarak ilkbaharda ortaya çıkar. Bu nimfler fare dışında köpekler ve insanlar gibi diğer memelilerden de kan emer. Bir sonraki sonbahar yine ilkbaharda organizma ile enfekte yetişkin olarak ortaya çıkacakları zamana kadar toprakta durur. Yetişkin erkek ve dişi kene, insandan veya köpekten ve diğer büyük hayvanlardan kan emer. İyice doyan dişi kene konakçıdan toprağa düşer ve çevreye birçok yumurta bırakarak yaşam siklusunu tekrar başlatır.

İnsanlarda Lyme Hastalığı

İnsanlarda Lyme hastalığı, deriyi, eklemleri, sinir sistemini ve diğer organ sistemlerini etkileyerek yangısal hastalıklara sebep olur. Semptomlar genellikle enfeksiyonun ilk haftasında oluşur ancak kene ısırdıktan sonra 30 gün içinde de gelişebilir. Bazı vakalarda semptomsuz seyreder.

Erken Lyme hastalığında (erken lokalize dönem) kırmızı halkalı boğa gözü diye tarif edilen şekilde kızarık (erythema migrans) ile kendini gösteren tipik semptom görülür. Lyme hastalığına yakalanmış birçok hastada gelişen bu kızarıklık, hastalık bulaştıktan sonra genellikle 1-2 haftada görülür ve 3-5 hafta süreyle kalıcı olabilir. Dokunulduğunda sıcak olabilir ve genellikle ağrısız veya kaşıntısızdır. Erken dönemde görülen diğer semptomlar; kene ısırığının yakınındaki lenf bezlerinde şişkinlik, yorgunluk, baş ağrısı, ağrı, eklem ağrısı, titreme-ürpertidir. Lyme hastalığının sonraki aşaması (erken yayılma dönemi) genellikle kenenin ısırmasından sonra  2 hafta ila 3 ay arasında oluşur. Isırık bölgesinden uzakta 2 veya daha fazla kızarık alan, şiddetli baş ağrısı, aşırı yorgunluk, büyümüş lenf nodülleri, tutulma (özellikle eklemlerde ve boyunda), ışığa duyarlılık, yüz felci (facial paraliz), ekstremitelerde titreme veya uyuşukluk, düzensiz kalp ritmi, 38-39°C ateş, meningitis görülür.
Lyme hastalığının son aşaması (geç dönem) eğer erken dönemde hastalık saptanamadıysa veya doğru şekilde tedavi edilmediyse oluşabilir. Geç dönem semptomları, enfekte kene ısırdıktan sonra haftalar veya yıllar içinde herhangi bir zamanda oluşabilir. Özellikle dizlerde arthritis ve idrak bozukluğu görülür. Bu hastalarda en göze çarpan değişiklikler, kronik arthritis, kronik MSS bozukluğu ve acrodermatitis chronica athropicans (ACA) dır.

LYME HASTALIĞI NASIL BULAŞIR?

Lyme hastalığı keneler tarafından bulaştırılan bir hastalıktır. Hastalık esas olarak Ixodes cinsi (sert keneler) kenelerin ısırması sonucunda bulaşmaktadır, ancak diğer kene türlerinden de bulaştığı yönünde araştırma sonuçları bulunmaktadır. Düşük bir olasılık olmakla beraber kan nakliyle de bulaşabildiği bilinmektedir. Cinsel yolla bulaşıp bulaşmadığı konusunda tartışmalar olmakla birlikte bu şekilde bulaştığına dair somut bir kanıt yoktur. Temas veya öpüşme ile bulaşmamaktadır.

Çoğu kaynakta kenenin hastalığı bulaştırabilmesi için yaklaşık 48 saat yapışık kalması gerektiği belirtilse de, kene cilde yapıştığı andan itibaren hastalığın bulaşma riski vardır. Ancak kenenin yapışık kalma süresiyle birlikte risk de artar.

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Lyme hastalığının belki de en kötü tarafı teşhisinin oldukça zor koyulmasıdır. Hastalığın belirtileri diğer birçok hastalıkla karışır ve çoğunlukla her hastada farklı belirtilerle kendini gösterir. Diğer hastalıkları taklit etmesi nedeniyle Lyme hastalığı Amerika'da "büyük taklitçi" olarak anılmaktadır. Yaygın olarak görülen belirtileri sayacak olursak:
- Kenenin ısırmasından sonraki birkaç gün-bir hafta içinde ortaya çıkan hafif ateşle kendini gösteren grip benzeri belirtiler, kas ve eklemlerde ağrı, kırıklık hissi. Kene ısırmaları daha çok bahar ve yaz aylarında olduğundan, bu aylarda karşılaşılan bu tip belirtiler anlamlı olabilir.
- Isırılmadan sonra birkaç hafta içinde ortaya çıkabilen çember şeklinde veya farklı biçimlerde olabilen kızarıklık (erythema migrans). Erythema migrans Lyme hastalığının tek spesifik belirtisidir. Bu tür bir kızarıklık gözlemlendiğinden hemen tedaviye başlanmalıdır. Ancak bu kızarıklığın görülme oranı Avrupa'da %50'nin altındadır ve belki de daha az hastada

görülmektedir.

- Isırılmadan birkaç hafta veya ay sonra ortaya çıkan eklem ağrıları, tutulmalar, artrit.
- Kas seğirmeleri, ciltte uyuşma veya karıncalanma hissi.
- Genelde birkaç ay sonra görülen görme sorunları, işitme sorunları, kulak çınlaması, ışığa bakıldığında göz sıvısında yüzen cisimler görme.
- İleri vakalarda nörolojik belirtiler, yüz felci, kısmi felç, psikiyatrik bozukluklar.
- Aşırı yorgunluk hissi.
- Uyku bozuklukları.
- Dikkatte dağınıklık, unutkanlık, algılama performansında düşüş.

Lyme hastalığı bu belirtilerden biri, birkaçı ya da daha fazlasıyla kendini gösterebilir. Ayrıca başka belirtilerle de kendini gösterebilmektedir. Bu konuda ayrıntılı bilgiyi daha bu sitede ve aşağıda adresini verdiğim EuroLyme sitesindeki Belirti Listesi adlı belgede bulabilirsiniz.

LYME HASTALIĞI NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Ne yazık ki Lyme hastalığının yüzde yüz güvenli bir teşhis yöntemi yoktur. Bazı testler yapılıyor olsa da bunlar her zaman doğru sonucu vermemektedir.

Hastada erythema migrans oluşumu varsa, başka belirtiler veya test sonuçları beklenmeden hemen tedaviye başlanması gerekir.

Bunun dışında ELISA veya Western Blot testleri kullanılmaktadır. Ancak ELISA testinin güvenilirliği oldukça düşük olduğundan fazla tercih edilmemektedir. Western Blot ise, yine tam bir güvenilirlik sağlamamakla birlikte, daha çok tercih edilmektedir. Lyme'ın teşhisi ile ilgili asıl sorun bazı hastalarda devamlı negatif test sonuçları alınmasına rağmen hastalığın var olmasıdır. İşte burada doktorun uzmanlığı devreye girer. LYME HASTALIĞINDA TANI KLİNİK VERİLER IŞIĞINDA KONMALIDIR. Yani doktor sizdeki belirtileri değerlendirip gerekli tanıyı koyabilir ve testler negatif olsa bile tedaviye başlayabilir.

Ancak buradaki önemli sorun bu tanıyı koyabilecek doktorların çok az sayıda olmasıdır. Ne yazık ki Lyme gibi karmaşık bir hastalığa çoğu doktor gerekli özeni göstermemekte, sıklıkla yetersiz veya geç tedavi gibi durumlar ortaya çıkmakta, daha da kötüsü yanlış teşhisler söz konusu olabilmektedir. Lyme hastlarına MS, romatizma ve hatta psikoz tanısı konulması seyrek görülen bir durum değildir. Kene ısırmalarında hala asıl görev hastaya düşmektedir. Hasta her zaman uyanık olmalı ve şüphelendiği durumlarda Lyme konusunda uzman bir hekimden fikir almalıdır (ne yazık ki enfeksiyon hastalıkları uzmanı olmanın Lyme uzmanı olmak anlamına gelmediğini ben acı tecrübelerle öğrendim).

TEDAVİ

Lyme hastalığı antibiyotiklerle tedavi edilebilmektedir. Bu konuda standart bir prosedür henüz oluşturulmamıştır. Ancak ağırlık kazanan görüş uzun, yoğun ve agresif bir antibiyotik tedavisinin çoğunlukla gerekli olduğudur. Çoğunlukla antibiyotiklerden oluşan bir kombinasyonun kullanılması, damardan ilaç uygulamaları gerekli olmaktadır. Yetersiz dozlar kullanıldığında veya tedavi süresi kısa tutulduğunda Lyme hastalığı tekrarlayabilmekte ve her tekrarında hastalıktan kurtulma şansı daha da azalmaktadır. Yoğun antibiyotik kullanımı zaman zaman bazı dezavantajları beraberinde getirse de hastalığın potansiyel sonuçları karşısında bu riskler önemsiz kalmaktadır. Gerektiği şekilde uygulanan bir tedavi programı sonrasında hastadaki semptomların yok olması veya semptomlarda önemli ölçüde azalma sağlanmaktadır.

Lyme hastalığında erken teşhis önemlidir. Mikrop vücutta ne kadar uzun süre kalırsa, vücuttaki bakteri yükü de o kadar fazla olur ve tedavinin başarı şansı da azalır.

Lyme hastalığı tedavi edilmediğinde çok ciddi sonuçlar doğurabilir. Ölümcül bir hastalık olarak kabul edilmemekle birlikte hastanın hayatını son derece zorlaştıran sonuçlar ortaya çıkabilir. Hastalığın felç, psikoz, görme kaybı, işitme kaybı gibi ciddi etkileri olabilmektedir.

KORUNMA

İnsanlar için Lyme aşısı yoktur. Bu konuda araştırmalar yapılmaktadır. Ayrıca Lyme geçirmiş olmak Lyme'a karşı bağışıklık sağlamamaktadır. Birden çok kez Lyme hastası olmak mümkündür.

Lyme hastalığından korunmanın en iyi yolu kene ısırıklarından korunmaktır, yani kenelerden uzak durmaktır.

Keneler özellikle Nisan ve Ekim ayları arasında aktiftirler. Genellikle ormanlık alanlar, çayırlar ve çalılık alanlarda av beklerler. Şehirde yaşıyor olmak kenelerden uzak olduğunuz anlamına gelmez. Şehir içindeki çalılık alanlardan veya çimenlerden de kene yapışması ihtimali vardır. Ayrıca evcil hayvan sahibiyseniz ve hayvanınız dış ortamlarda dolaşıyorsa, kene taşıması ihtimali olduğundan risk altındasınız.

Korunmak için ne yapmalı?

Orman veya çalılık alanlara gidiliyorsa mümkün olduğunca kapalı giysiler tercih edilmeli, çıplak ayakla dolaşılmamalı, ormana giriliyorsa şapka takılmalı. Açık renkli giysiler giymek kenelerin fark edilmesi açısından yararlıdır. Ayrıca yünlü/pamuklu kumaşlar yerine kaygan kumaşların tercih edilmesi kenelerin daha zor tutunmasını sağlayacaktır.

Vücudun açıkta kalan kısımlarına DEET içeren böcek kovucular (OFF! Sinkov vs.) sıkılmalı. Keneler bu maddeden uzak durmaktadır.

Kenelere maruz kalınabilecek ortamlarda kalındıysa, dönüşte mutlaka tüm vücutta kene kontrolü yapılmalıdır. Özellikle çocuklarda bu kontroller ihmal edilmemelidir.

Kene yapışmışsa ne yapılmalı?

Kene fark edildiğinde mümkün olduğunca çabuk olarak çıkarılmalıdır. Bunun için bir tıbbi kuruluştan yardım alabilirsiniz veya aşağıdaki yöntemi uygulayarak kendiniz de çıkarabilirsiniz.

- Hiçbir şekilde kenenin üzerine alkol, vazelin, gaz yağı vs. sürmeyin. Bu kenenin kusmasına ve içindeki mikropların vücuda yayılmasına neden olabilir.
- Keneyi çıkarmadan önce mümkünse ucu kıvrık bir cımbız bulun. Keneye temas etmeyin, edecekseniz eldiven kullanın.
- Keneyi cımbızla mümkün olduğu kadar başına yakın bir yerden tutun ve yukarı aşağı hafif şekilde oynatarak çekin. Kenenin ezilmemesine dikkat edin. Kene patlar veya ezilirse organlarındaki enfekte sıvıları vücuda enjekte etmiş olursunuz.
- Keneyi dairesel hareketlerle çıkarmaya çalışmayın.
- Çıkardığınız keneyi atmayın veya ezmeyin. Cam bir kap veya plastik bir torbaya yerleştirin. İçine nemli bir parça pamuk koyun ve ağzını kapatın. Hava alabileceği kadar küçük bir delik olmasına dikkat edin. [Keneyi saklamamızın nedeni şu: Kenenin hastalık taşıyıp taşımadığını öğrenmek, hastalığın sizde olup olmadığını öğrenmekten daha kolaydır. Şüphe verici bir durum gözlemlenirse keneler bazı laboratuarlarda (ABD'de Igenex ) Lyme ve diğer hastalıklara karşı incelenebilmektedir. Bu yüzden ölü bile olsa keneleri atmayın ve saklayın.]

. .