Kedi ve Köpeklerde Tüy Dökülmesi

Kedi ve köpeklerde görülen tüy dökülmesi pek çok nedene bağlanabilir. Bu durum tüm pet sahiplerinin ortak şikayetidir ve çok yaygın bir problemdir. Etrafa dökülen ve temizlenmesi güç olan kedi-köpek tüyleri hayvan sahiplerinin en büyük problemlerinden biridir. Tüyler normal yaşam sürelerini tamamladıktan sonra dökülürler. Bu doğal bir süreçtir. Genellikle bahar aylarında artan tüy dökülmesi bazen tüm yıla yayılabilir.

Bu doğal süreci etkileyen bir çok etken vardır. Mevsimsel ve hormonal değişiklikler, bakteriyel ve viral hastalıklar (FIV;FeLV), mantarlar , iç ve dış parazitler, aşı ve ilaç reaksiyonları, alerjik reaksiyonlar ( pire ısırığı,gıda vb.) , yetersiz ve yanlış beslenme, vitamin ve mineral yetersizlikleri veya fazlalıkları , stres ve psikolojik değişiklikler, deterjan ve sabun kullanımı, yıkama sıklığı ve yaşlılık gibi bir çok neden tüy gelişimini olumsuz etkiler ve aşırı tüy dökülmesine neden olur.

Alopesi yani tüy dökülmesi vücudun genel veya bölgesel olarak tüysüz kalması olarak tanımlanabilir. Doğmasal ya da edinsel (bir etkene bağlı) olarak şekillenebilir.Tüy dökülmesinin nedenleri; Fizyolojik , patolojik ve psikolojik kökenli olabilir.

Tüy Dökülmesinin Fizyolojik Nedenleri :

Doğal nedenlerden kaynaklanan bu çeşit tüy dökülmeleri engellenemeyen ve kabul edilebilir tüy dökülmeleridir . Kediler ve köpeklerin kış mevsiminde uzun ve kalın tüylerini döküp yerine yaz mevsimi için ince ve seyrek tüyler çıkartmaları son derece normaldir. Aynı şekilde sonbaharda da, yazlık ince tüylerin yerini vücudunu sıcak tutan uzun ve kalın tüyler alır. Fizyolojik tüy dökülmesi iki ila dört ay arası sürer ve evin sıcaklığı, ışık alma ve aydınlık durumu tüy dökülmesinin süresini etkiler.Diğer fizyolojik neden ise büyümedir. Anne karnından tüylü olarak doğan yavrular gelişmeleri sırasında tüylerini de değiştirirler. Stres de tüy dökülmesini tetikleyen bir unsurdur. Tıpkı bizler gibi onlar da yolculuk, ani korkular, tıbbi müdahaleler gibi nedenlerle stres yaşarlar. Bu stres tüy dökümüne neden olur.

Bazen göz ve kulak arasındaki bölgede tüy yoğunluğu azalır. Bu kedi 14 ila 20 aylık olduğunda gelişen normal bir durumdur.Kısa tüylü ve koyu renkli kedilerde daha çok göze çarpar .Bir süre sonra kendiliğinden normale döner.

Hamilelik ve Laktasyon sırasındaki Tüy Dökülmeleri fizyolojik olarak nitelendirilebilir . Yaşanan hormonal değişim anormal olmadığı için hormonal bozukluktan kaynaklanan tüy dökülmesi olarak sınıflandırmak yanlış olur.Bu dönemde ani ve geniş alana yayılmış tüy kaybı olabilir. Koşullar düzeldiğinde tüyler yeniden eski halini alır.
Normal sayılan fizyolojik tüy dökülmelerini patolojik dökülmelerden ayırt etmek son derece önemlidir .Sıradan bir tüy dökülmesi ciddi bir hastalığın varlığını gösterebilir. Tüy dökülmesine sebep olabilecek birçok hastalık ve durum vardır. Örneğin;

Patolojik Nedenler :

İç ve Dış Parazitler :

Pire, kene, bit gibi dış parazitler sadece varlıklarıyla değil aynı zamanda salgıladıkları alerjenler nedeniyle de kedi-köpeklerin tüylerinde ve derilerinde hasara neden olurlar. “ Pire ısırığı alerjisi” adı verilen hastalık pirenin kan emmek için ısırması ve bu arada salgıladığı sıvının alerjen içermesi nedeniyle gelişen bir alerji reaksiyonudur.Bu reaksiyon ciltte yaralara ve tüy dökülmelerine neden olmaktadır.

Uyuz etkenleri (Sarcoptes, Demodex, Otodectes vb.) şiddetli kaşıntılara, kaşınma sonrası kendi kendini yaralamaya, kepeklenme , tüylerde kırılma ve dökülmelere neden olurlar.

Yürüyen kepek (Cheyletiella ) adı verilen bir dış parazit vardır ki bu zoonozdur yani insana bulaşabilir. Tüylerde matlık ve kepeklenme ile karakterizedir.İiran kedileri bu parazite karşı duyarlıdırlar.

Mantar etkenleri (Dermatophytosis ; microsporum ve trichophytosis) de zoonoz olabilir .Bölgesel ya da tüm vücuda yayılmış şekilde tüy kaybına neden olabilmektedir. Mantar enfestasyonları; oldukça sık karşılaşılan dermatolojik problemlerdendir . Sadece deride olabileceği gibi sistemik de olabilirler. Deride yuvarlak sınırları belirgin açılmalar ve tüy kayıpları yapan formlarının yanı sıra teşhisi zor, tedavisi güç ve uzun tedavi süresine ihtiyaç duyulan çeşitleri de bulunmaktadır.
İç parazitler yani mide, bağırsak ve kalp kurtlarının sistemik etkileri son derece önemlidir. Göz ardı edilmemesi gereken diğer etkiyi de deride oluştururlar. Dolaşım ve beslenme ile ilgili yetersizliklere neden olarak deri ve tüy sağlığını da olumsuz etkilerler. Deride cansızlığa ,kepeklenmelere, yaralara sebep olurlar. Tüyler matlaşır ve tüy dökülmesi şiddetlenir.

Viral Hastalıklar :

Viral hastalıklar sistemde oluşturdukları etkilerinin yanı sıra deride de hasara neden olurlar. Kedilerin FIP(Feline Infeksiyöz Peritonitis)’i, FeLV(Kedi lösemisi), FIV(Kedi AIDS)’i köpeklerde distemper (gençlik hastalığı) gibi bir çok viral hastalık sonucu yeterince beslenemeyen ve hastalık etkenlerinden etkilenen deride yaralar, kabuklanmalar, kepeklenmeler, sivilceler, kızarıklıklar, kanamalar gelişir ve tüyler lokal yada generalize bir şekilde kayba uğrarlar.Öncelikli olarak asıl hastalık etkenleriyle savaşmak gerekmektedir.Durum düzeldiğinde tüyler eski halini alacaktır.

Alerjiler :

Kediler ve köpekler, tıpkı insanlar gibi pek çok maddeye karşı alerjik olabilirler. Ağaçlara, otlara, polenlere, naylon ya da yün kumaşlara, plastiğe, yiyeceklere ya da yiyeceklerdeki katkı maddelerine, süt ürünlerine, evdeki toz ve tozda bulunan mite’lara ve elbette pire ısırıklarına karşı alerjik olabilirler. Alerjileri birkaç başlık altında inceleyebiliriz.

Alerjik ve irrite edici madde ile temas sonrası gelişen deri yangısı

Bu tip deri hastalığında temas önemlidir. Metaller, lastik, yün ve plastik materyaller, kimyasallar (örneğin boyalar,deterjanlar ) vb. ile olan temas sonrası bölgesel hasar meydana gelebilir.Kızarık ,akıntılı yaralar oluşabileceği gibi lokal tüy dökülmesi belirgindir. Temas engellendiğinde etken ortadan kaldırıldığında medikal tedavi ile beraber deri ve tüy sağlığı yeniden düzelir.

Atopi (allergic inhalant dermatitis)

Kedinin solunum yolu ile polen , ev tozu mite’ları veya küfleri gibi birçok alerjeni alması sonucu gelişen alerjik bir reaksiyon olarak tanımlanabilir. Ayakları özellikle parmak aralarını yalama , kulaklarda akıntı kızarıklık ve kaşıntı , vücudun belirgin bölgelerinde kaşıntı, kızarıklık ve tüy kaybı ile karakterizedir.Bazen enfeksiyon gelişebilir ; akıntılı ve kızarık yaralar oluşabilir .

Gıda Alerjileri :

Bazı yiyeceklere karşı alerjik reaksiyon gelişebilir.Ayakları yalama,kulaklarda yangı , kaşıntı , kızarıklık ve tüy dökülmesi görülür.

Enjeksiyon Bölgesinde Tüy Dökülmesi :

Bir ilacın ya da aşının enjeksiyon bölgesinde meydana getirdiği tüy kaybı olarak tanımlanabilir. Enjeksiyon yerinde deri kalınlaşmaya başlar; kediler de bölgesel ülserler gelişebilir. Tüy kaybı enjeksiyondan aylar sonra bile oluşabilir.Alanda pigment birikimi sonucu hiperpigmentasyon gelişir.Spesifik bir tedavisi yoktur ve durum kalıcıdır.Tüy dökülen bölgede yeniden tüy çıkması pek mümkün değildir.

İlaç ve Enjeksiyon Reaksiyonları :

Çok sık görülmeyen bir deri reaksiyonudur. İlacın solunum yoluyla(sprey),ağızdan(tablet,solüsyon,kapsül..vb) ya da bölgesel olarak (pomat,krem..vb) uygulanması sonucu gelişebilir. Vücudun değişik bölgelerinde reaksiyon gelişebilir ve kaşıntılı da olabilir.Tüy kaybı,kızarıklık , içi sıvı dolu şişlikler ,kabuklu yaralar oluşabilir.Yaralar ülserleşebilir ve akıntılı büyük yaralar halini alabilir.İlaç uygulaması kesilip semptomatik tedavi uygulandığında durum düzelebilir.Yaralar tamamen iyileştikten sonra tüyler yeniden eski halini alabilir.

Bakteriyel Enfeksiyonlar (pyoderma):

Deride gelişen bir çok olayda ortama bakterilerin de karışması sonucu gelişen deri hasarıdır.Dış parazitler , alerjenler , hormonal dengesizlikler ve benzeri birçok nedenden dolayı gelişebilecek deri problemleri sonrası ortama fırsatçı mikroorganizmaların da katılmaları sonucu hasar daha da şiddetlenir ve tüy dökülmesi de o oranda artar. Bakteriyel enfeksiyonlar sistemik hastalık oluşturmalarının yanı sıra sadece deride de lokal enfeksiyonlar oluşturabilirler.Kepeklenme, kabuklanma ,kızarıklık ve sivilce oluşumu söz konusudur. Akıntılı, kanamalı ya da irinli lezyonlar gözlenir . Deri kötü kokuludur ve şiddetli tüy dökülmesi söz konusudur.

Hormonal Hastalıklar :


Cushing Sendromu (hyperadrenocorticism): Cushing hastalığı vücutta yüksek oranda kortikosteroid varlığı sonucu oluşan bir hastalıktır.Kortikosteroidlerin ya vücutta üretimi çok fazladır ya da uzun dönem kortizon tedavisi sonucu vücutta yüksek seviyeye ulaşmıştır. Köpeklerde daha sık rastlanmasına rağmen kedilerde nadirdir. Poodle, dachshund ,Boston terrier, boxer ve beagle ırkı köpeklerin daha fazla risk altında oldukları rapor edilmiştir. Tüy kaybı,derinin yapısının incelmesi ,pigmentlerdeki artış (hiperpigmentasyon) ,kolay yaralanma .. vs., halsizlik, fazla su içme ve fazla idrar yapma, şişman vücut hatlarına sahip olma gibi belirtilerle karakterizedir.

Hipertroidizm :Daha çok kedilerde görülen bir hastalıktır köpeklerde nadirdir.Tüy dökülmesi, tüylerin çekilince kolaylıkla yerinden ayrılması, sebore ve deri yangısı gelişebilir.

Hipotroidizm : Troid yetersizliğine bağlı olarak deri ve tüy sağlığında değişimler söz konusudur.Köpeklerde çok sık görülür. Golden retriever, labrador,doberman,dachshund ,İrlanda setter, great dane ve İngiliz bull terrier ırkı köpeklerde ırk yatkınlığı söz konusudur.Tüm vücutta simetrik tüy kaybı dikkat çeker.burun üzerindeki tüyler dökülür.hiperpigmentasyon vardır ve kıllar kolaylıkla kopar.Deri kuru ve kalınlaşmıştır Sebore ve kulak hastalığı da gelişir. Tıraştan sonra kıllar yavaş uzar ve çoğunlukla bakteriyel ya da paraziter olaylar işe karışır.

Dişilerde östrojen hormonu fazlalığında ya da erkekte testis tümörlerinde de hormonal deri problemleri ve tüy dökülmeleri görülür.

Beslenme Bozuklukları:

Protein ve Yağ asitlerinin (omega3-6) yetersizliği ,mineral ve vitamin eksiklikleri ya da vitamin fazlalıklarında deride ve tüylerde problemler gelişir.Diyette kalsiyum ve baklagil oranı fazla ise deri çinkodan yeterince yararlanamaz ve hastalık gelişir.A vitamini yetersizliğinde ve B vitamini yetersizliğinde de yine deri ve tüy sağlığı bozulur.Bunun yanında fazla A vitamini alımı da deri ve tüy sağlığını bozarak aşırı tüy dökülmelerine neden olur.Karaciğerle beslenen kedilerde gözlenen Hipervitaminozis A sonucu sadece deri ve tüyler değil tüm sistem özellikle de kemikler hasara uğrarlar.

Sebore :Primer (genetik) ya da sekonder(FeLV,FIP,FIV gibi hastalıklara ya da parazitlere bağlı ) olarak gelişebilir. Kuru ya da yağlı tipte olabilir. Deri ve tüylerin kokusu oldukça belirgindir.Kaşıntılı olabilir ve tüy kaybı gözlenebilir.Asıl neden ortadan kaldırıldığı taktirde deri ve tüy sağlığı normale dönecektir. Antiseboreik şampuanlar ile banyo kürü uygulanabilir ve diyete yağ asitleri eklenebilir. Omega3 ve omega 6 yağ asitlerinin deri ve tüy sağlığı açısından önemi son derece büyüktür.


Psikojenik nedenler :

Nörodermatitis özellikle kedilerde çok fazla tanısı konulan bir deri hastalığıdır. Anksiyete, stres, egzersiz yokluğu, çevresel değişiklikler(yeni ev,yeni bebek,yeni eşyalar ,yeni sahip,yeni bir hayvan vb.) ve can sıkıntısının neden olduğu düşünülmektedir. Bölgesel ve belirgin bir tüy kaybı oluşur. Altta yatan neden ortadan kaldırıldığında anksiyete tedavi edildiğinde ve yalama engellendiğinde deri ve tüyler düzelecektir. Siyam, Burmese, Abyssinian ırkı kedilerde davranış bozukluğuna bağlı simetrik tüy dökülmesi daha sık gözlenir.

Kediniz yada köpeğiniz sürekli kendini yalıyor, ısırarak kaşınıyor, kuyruğunu kovalıyor, sahibinden gizleniyor, saldırganlaşıyor, tırnaklarını kemiriyor, tuvalet alışkanlığını sebepsiz yere değiştiriyorsa psikolojik bir problemi olabilir.

Tüy Dökülmesi Konusunda Sizin Yapabilecekleriniz Nelerdir ?


Öncelikle dikkat etmeniz gereken konu gıda olmalıdır. Tek yönlü beslenmeden kaçınmalısınız. Kaliteli bir kuru mama kullanıyorsanız, açık mama ya da market maması kullanmıyorsanız kedinizin ve köpeğinizin yaşına ,ırkına ve cinsiyetine uygun bir mama kullanıyorsanız diyetini kilosuna uygun ölçüde ve belirli öğünlerde vermeye özen gösteriniz. Fazla gıda vermek onu obezite ,kalp veya karaciğer hastası yapabilir.Dolaşım bozukluğu deri ve tüy sağlığını yakından etkiler.Ayrıca karaciğerde yağlanma olması deri ve tüy sağlığı konusunda büyük risk yaratır.

Özellikle uzun tüylü kedi ve köpeklerde tüy bakımı şarttır. Tüyler hergün taranıp fırçalanmalı, kıtıklar ayrılmalıdır. Ölü tüyler uzaklaştırılmalı, keçelenme önlenmelidir. Tarama ile deriye masaj yaparak kan dolaşımını da canlandırmış olursunuz.

Kediler yıkanmaktan hoşlanmaz ve kendi kendini temizlemekten zevk alırlar. Tüylerine yabancı madde bulaşmamışsa, tıbbı müdahale ve ilaçla yıkama durumu söz konusu değilse eğer kediyi yıkamamak çok daha doğrudur. Sık yıkama derinin koruyucu tabakasını aşındıracağı için korumasız hale gelecektir. Koruyucu tabaka aşınırsa fırsatçı bakteriler veya parazitler deride şiddetli hastalığa neden olabilirler.. Bu nedenle sık yıkamadan ve insan şampuanları kullanmaktan kaçınılmalıdır. Ph seviyesi uygun ve kedi-köpek şampuanları tercih edilmelidir.

Deri ve tüyler için hazırlanmış özel multivitamin preperatlarını veteriner hekiminize danışarak kullanabilirsiniz. Dengeli beslenme fizyolojik tüy dökümlerini azaltacak ve patolojik tüy dökülmelerinde de tedaviye katkı sağlayacaktır. Veteriner hekim tavsiyesiyle aldığınız profesyonel mamalar kedi ve/veya köpeğinizin genel sağlığı için ne derece önemliyse deri ve tüy sağlığı açısından da o derece önemlidir. Hekimin önerisi olmadan evden verilen ekstra gıdalar deri ve tüy sağlığını olumsuz yönde etkileyecek ve tüy dökümünü arttırabileceklerdir.

Fizyolojik olmayan ve patolojik ya da psikojenik kökenli olan tüy dökülmelerinde tanının konması için erken davranmalı ve kan testleri yaptırarak erken teşhis yoluna gitmelisiniz. Tanısı konan ve tedavisi yapılan her vakada kedinizin ya da köpeğinizin sadece deri ve tüy sağlığını değil tüm vücut sağlığını tehdit eden etkeni ortadan kaldırmış olursunuz.Böylece hem sizin hem tüylü dostunuzun yaşam kalitesi de artmış olur. Etrafta uçuşan daha az tüy ve daha kokusuz bir yaşantı için yapmanız gereken sadece kedi veya köpeğinizi düzenli veteriner hekim kontrolü altında tutmak ve size verilen tavsiyelere harfiyen uymak.