Zoonoz
Hastalık Nedir?
.
Zoonoz
hastalıklar hayvanlardan insanlara (zooantroponoz) ve insanlardan hayvanlara
(antropozoonoz) bulaşabilen hastalıklardır. Zoonotik hastalıklar içerisinde
bakteriyel, viral, fungal (mantar kaynaklı), riketsiyal (paraziter bir
mikroorganizma türü) ve paraziter enfeksiyonlar yer almaktadır.
Bu
konuya yaklaşırken hastalık yapan etkenin yaşam döngüsü esas alınmaktadır.
Örneğin bazı parazitler için ara konakçı konumundaki birey köpekken son
konak insandır. Yani, parazitin yaşam amacı insana ulaşmak ve çoğalmaktır.
İnsanın ya da bir salyangozun ara konak olarak rol oynadığı durumlar da
geçerlidir.
Bakteri,
virus, mantar veya riketsiya türlerinden mikroorganizmalar için durum
farklıdır. Konakçı olarak seçtikleri canlılarda ürerler. Genellikle ara
konakçıya ihtiyaç duymazlar. Tek ihtiyaçları bir organizmadan diğer
organizmaya geçiş olanağı sağlayan ara yoludur. Bu geçiş yolları insanın
hayvanla birlikte yaşamaya başlamasından çok önce mikroorganizmalar
tarafından keşfedilmiştir. Zira sivrisinekler gibi eklem bacaklılar pek çok
hastalığın bulaşmasında hem arakonakçı hem de vektör (taşıyıcı) olarak rol
alırlar.
Ancak
insan hayvan ilişkisi geliştikçe bu geçiş yollarında çeşitli dallanmaların
olduğunu görmekteyiz. Örneğin evcil hayvan olarak evlerimize kabul ettiğimiz
köpekler aracılığı ile bize bulaşabilen hastalıklar gibi. Medeniyetimizin
gelişme sürecinde bu hastalıklarla mücadele zaman almış olsa da günümüzde bu
zoonotik hastalıklara karşı pek çok önlemimiz bulunmaktadır. Bu önlemler
içerisinde en başta hayvalarımızı bu hastalıklardan korumak gelmelidir.
Hayvanlarımızın bu hastalıklardan uzak durabilmesi Veteriner Hekimler
tarafından düzenli uygulanan aşı ve parazit ilaçları çoğu zaman yeterli
olmaktadır. Fakat hayvan sahiplerinin de bakım ve beslemede özen göstererek
bu savunma hattında bir bütün oluşturmaları gerekmektedir.
Bu
bölümde amacımız sizleri bu zoonotik hastalıklar hakkında bilgilendirmek,
hayvanınızın ve sizin sağlığınızın korunmasına yardımcı olmaktır.
Zoonotik Hastalıklar
. .
KİST HİDATİK
Kedi ve
köpeklerdeki asıl etkeni “Echinococcus Granulosus” adındaki bir şerittir.
Kist hastalığında enfekte köpekler , kist etkenini direkt dışkılarıyla veya
tüylerine bulaşmış ekinekok yumurtalarıyla taşırlar ve bulaştırırlar. Kist
hastalığıyla enfekte olmayan
köpeklerin tüyleri potansiyel olarak hasta edici bir özellik taşımaz.
İnsanların kist etkenini almaları son derece tehlikeli sonuçlara yol açar.
Köpek ve
kedilerin bağırsaklarında yaşayan E.Granulosus ve E.multilocularis dışkı ile
atılan halkalar içinde çevreye yumurtalarını yayarlar. Donma, soğuk v.b
şartlara çok dayanıklı olan bu yumurtaları insanlar
enfekte hayvanın tüylerini YUTARAK,
dışkı ile bir şekilde teması olan
sebze ve meyveleri yiyerek, enfekte bir çiftlik hayvanının etini iyi
pişmemiş halde yiyerek (örneğin çiğ köfte)
alırlar.
Yumurtalar içindeki larvalar, insanda beyin, karaciğer ve akciğer gibi
organlara yerleşerek içi sıvı dolu kistler oluşturur. Bu kistler
büyüklüklerine bağlı olarak yerleştikleri organlarda ciddi sağlık
problemlerine yol açarlar. İlaçla tedavisi tam mümkün olmayan bu kistler
sadece cerrahi olarak çıkarılabilirler. Vücut içerisinde bu balonumsu
kistlerin patlaması allerjik reaksiyonlara ve ölümlere yola
açabilmektedirler.
Korunmada; evcil hayvanınızın düzenli
veteriner kontrolünden geçmesi ve anti paraziter ilaçlarının uygulanıyor
olması yeterlidir. Kendinizi korumak adına, çiğ et ürünlerinden ve iyi
yıkandığından emin olmadığınız sebze ve meyvelerden uzak durmanız faydalı
olacaktır.
.
MİKROSPOROZİS (Ringworm)
Kedi ve
köpeklerde mikrosporozis M. canis
tarafından oluşturulur. Genellikle baş, gövde ve bacaklarda görülen mantar
enfeksiyonuna neden olur. Hastalık bir hayvandan diğerine direkt veya
indirekt temasla bulaşır. İnsanlar hastalığı genellikle kedi veya
köpeklerden alırlar. Hastalığın asıl kaynağı kedilerdir. Genç ve vitamin
noksanlığı olan hayvanlar enfeksiyona daha duyarlıdır. Hastalık daha çok kış
aylarında yayılma eğilimi gösterir.
Hastalığın Belirtileri;
Kedi,
köpeklerde oluşan yaraların şekli ve yerleştiği yerler bakımından benzerlik
gösterdiği gözlenir. Yaralar en çok yüz, kulak, yanaklar, dudaklar, boynun
yan tarafları, göz civarında ve daha az olarak da kuyruk ve pençelerde
rastlanır. Erken dönemde; deride oval veya yuvarlak kıl dökülmesi,
arkasından kepeklenme ve kabuklanma meydana gelir.
M. canis insanlarda da benzer
lezyonlar oluşturur.
Teşhis;
Derideki
lezyonların hasta sahibinde de bulunuyor olması teşhisi destekler. Ancak
kesin tanı ancak deri örneği alınması ve laboratuvar muayene ile mümkündür.
Tedavi; Lütfen deri hastalıklarının
tedavisinin uzun sürdüğünü unutmayınız. Mantar enfeksiyonları uzun süre
tedavi gerektiriler. Reçete edilen ilaçlarının mutlaka düzenli (yaralar
iyileştikten sonra dahi) ve belirtilen tedavi süresinin sonuna kadar
kullanılması gerekmektedir.
. .
TOKSOPLAZMOZİS
Toksoplazmoz, Toxoplasma gondii
protozoonu tarafından oluşturulan, ve hamile bayanlarda düşüğe neden
olabilen önemli zoonotik hastalıklardan birisidir.
Hastalık
her zaman belirti göstermeyebilir. Akut enfeksiyonu gebelerde ve bağışıklık
sistemi baskı altında olan hastalarda önemli olmaktadır. Kronik toksoplazma
enfeksiyonu etkenin vücutta bulunması anlamında kullanılır. Parazit yaşam
döngüsünü son konak olarak kedilerde tamamlar. Son konakçıya gelene kadar
arakonak olarak pek çok canlıyı kullanır. İnsana bulaşma bu devrede söz
konusudur. İnsan parazitin kediye ulaşmak için kullandığı bir ara konaktır.
Ülkemizin Doğu Anadolu bölgesinde sıklıkla görülmekle beraber, insanlardaki
enfeksiyon yurt genelinde %10-40 arası yaygınlık göstermektedir. Dünyanın
pek çok yerinde yapılan araştırmaların sonucu kedilerin %1’e yakınının
etkeni taşıdığı tespit edilmiştir. Kediler hastalığın yayılmasında birincil
derecede önemlidirler. Ancak unutulmaması gereken nokta
hastalık
insanlara sadece kedilerden bulaşmamaktadır. İyi yıkanmamış
sebze,meyve gibi ürünlerin tüketilmesi, etkeni barındıran memeli hayvanların
(inek,koyun,keçi,vs) etlerinin, pastörize olmamış süt veya yumurta tüketimi
gibi yollarla da etkeni almak mümkündür.
Insanlarda başlıca düşük, sinirsistemi ve göz hastalıkları (bölgesel retina
nekrozu) gibi sonuçlar doğurabileceğinden kontrolü oldukça önemli bir
hastalıktır.
Korunmak
için, kedinizin iç paraziter ilaçlarının düzenli olarak yapılması ve düzenli
Veteriner hekim kontrolünden geçmesi gerekmektedir. Ayrıca kendinizi korumak
adına kedinizin tuvaletini temizlerken bir eldiven giymeniz ve çocuklarınızı
tuvalet bölgesinden uzak tutmanız elzemdir.
Eğer
hamile iseniz, doktorunuzu kediniz olduğuna ya da kedilerle temasınız
olduğuna dair bilgilendiriniz. LÜTFEN
unutmayınız, toksoplazma paraziti sadece kedilerden bulaşmamaktadır.
.
KEDİ TIRMALAMA HASTALIĞI (Cat scratch disease) CSD
Kedi tırmalama hastalığı (CSD) Apifin
felis yada Bartonella
henselae, etkenlerin neden olduğu
enfeksiyöz bir hastalıktır. Yaralar çoğunlukla kedilerin tırmalaması
ile oluşmaktadır. Bulaşmanın pirelerin ısırmasıyla olduğu söylenmektedir
ancak insandan insana da bulaşma bilinmemektedir. Hastalıkda ilk yaralar baş
ve boyunda ve daha çok içi sıvı dolu kabarcıklarla görülür. Ağız veya burun
içerisinde ağrılı yaralar, ortaya çıkabilir. Diş etlerinde kızarıklık ve
şişme görülebilir. Hastalarda bu yaraların hepsi mevcut olduğu gibi bazen
sadece tek biri de görülebilir.
Hastalarda yüksek ateş ve lenf yumrularının şişmesi (2-4 ay süre ile)
görülür.Halsizlik, baş ve boğaz ağrıları ve nadiren dalak ve paratiroid
bezinde büyüme görülebilir. Bazı hastalarda merkezi sinir sistemi
bozukluklarına da rastlanır.
Teşhis;
Bütün
hastalarda lenf adenopatinin (lenf bezlerinin şişmesi) mevcut olması,
hastaların kedilerle temasta olmaları, ısırılmaları veya tırmalanmaları gibi
bilgiler teşhiste yardımcı olur. Ayrıca deri testleri tanı amacıyla
kullanılır.Ancak kesin teşhis için etkenin laboratuvar teknikleri ile
mutlaka belirlenmesi gerekmektedir.
Korunma;
Pire
mücadelesi gereklidir. Kedilerin tırmalamaları sonrası yaranın
dezenfeksiyonu.
. .
LEPTOSPİROZİS
Enfekte
hayvanlar idrarlarıyla çıkardıkları etkenlerle suları, toprağı ve kendi
gıdalarını kontamine ederler. Rutubetli ortam mikroorganizmanın uzun süre
canlılığını muhafaza etmesine yardımcı olur. Yazın ve sonbaharın erken
dönemlerinde daha sık görülür. Leptospirozis infekte idrarla direkt;
bulaşık, su, gıda ve toprakla indirekt bulaşır. Etken deri ve mukozalardan
direkt geçerek kan dolaşımına karışırlar. Bu devre bir hafta sürer. Daha
sonra etkenler kan yolu ile böbreklere, karaciğere ve diğer organlara
yayılabilirler. Çeşitli toksinleri ile dokularda nekroza (hücre ölümleri)
neden olurlar. Enfekte hayvanlar idrarlarıyla uzun süre çevrelerine etkeni
saçarlar.
Hastalığın belirtileri;
Etkenin
vücuda girdikten sonra hastalık oluşturması için geçen süre 3 – 7 gündür.
Klink bulgular karaciğer, böbrek ve damar sistemindeki bozukluklarla ilgili
olarak ortaya çıkar. İlk görülen belirtiler iştahsızlık, kusma ve ateştir.
Daha sonra sarılık, ağız içerisinde yaralar, çok su içme ve çok fazla
miktarda idrar yapma, kanamalı mide barsak hastalıkları görülür.
Teşhis;
Kesin
tanı, idrar veya kandan yapılan kültürlerde etkenin izolasyonu veya direkt
olarak karanlık saha mikroskobu ile yapılır. Tanıda ELİSA gibi testlerden de
yararlanılır.
İnsan Sağlığı Açısından Riskler;
Köpekler
hastalığın insanlara enfeksiyonun bulaşmasında önemli olarak rol oynar.
İnsanlara hastalık enfekte hayvanların idrar, kan ve hastalıklı organları
ile bulaşır. Hem hastalığın köpeklerden insana naklini önlemek, hem de
köpekleri enfeksiyondan korumak için hayvanlara mutlaka aşı uygulanmalıdır.
.
BRUCELLOSİS
Dişi
köpeklerde yavru atma, erkek köpeklerde üreme bozuklukları, yavru köpeklerde
ise ölümle seyreden zoonoz bir hastalıktır. Vagina akıntıları, sperma,
idrar, plasenta (yavru kesesi) ve atık yavruları enfeksiyon kaynağıdır.
Erkek hayvanlara enfeksiyon cinsel temas ile bulaşır. Enfeksiyonu takiben
köpekler tedavi edilmezse iki yıldan fazla enfeksiyonu taşırlar ve
bulaştırırlar.
Hastalığın belirtileri
;
Köpekler
çoğunlukla hastalığın belirtisini göstermezler. Ergin erkek ve dişilerde
kısırlık, dişilerde yavru atma, ölü veya zayıf yavru doğurma, erkek
köpeklerde deri hastalıkları, testislerde küçülme, gözlenebilen bulgulardır.
Teşhis;
Ancak
laboratuvar muayeneler ile mümkündür. Bunun için atık yavru yada yavru
zarları, vaginal akıntı, sperma ya da kan mutlaka incelenmelidir.
İnsan Sağlığı Açısından Riskler;
İnsanların kedi ve köpeklerden enfeksiyona yakalanması zordur. Ancak genital
akıntılar, atık fetüsler ve plesenta ile direkt bulaşma olabilir.
.
LYME DISEASE (Borreliosis)
Borreliosis kenelerle nakledilen Borrelia
burgdorfi isimli spiroketin neden olduğu bir hastalıkdır. Kuzey
Amerika, Avustralya ve Avrupa’da görülen bu hastalığa Türkiye’de rastlandığı
hakkında bir bilgi yoktur. Hastalık başlıca köpeklerin kenelerce ısırılması
ya da insanların bu keneler tarafından ısırılması yolu ile bulaşır.
Hastalığın belirtileri;
Hastalık
ani bir topallık ile başlar. Eklemler şiş ve ağrılıdır. Topallıklar birkaç
günde kaybolur. Ancak bazı olgularda tekrarlayabilir. Bazen beden ısısında
da artış görülebilir. Radyolojik yoklamalarda eklemler normal gözükebilir.
Teşhis; Teşhisi nispeten zor bir
hastalıktır. Kan ve eklem içi sıvının muayene edilmesi gerekir. Pek çok
hastalık ile karışması mümkündür.
İnsan Sağlığı Açısından Önemi;
İnsanlar
hastalığı köpeklerden direkt olarak almazlar. Ancak köpek ve diğer
hayvanların üzerlerindeki kenelerinin insanların derisi üzerinde gezmeleri
ve kenelerin ısırması ile hastalık bulaşabilir. Köpekler üzerindeki
kenelerin ilaçla yok edilmesi hastalıktan korunmada en önemli yoldur. Ayrıca
riskli bölgelerde yaşayan hayvanların aşılanması da korunma açısından
elzemdir.
. .
PASTEURELLOSİS
Kedi ve köpeklerde Pasteurella etkenlerine yara enfeksiyonlarında, ağızda
ve hayvanların boğazlarında rastlanır. Sağlıklı görünüşlü hayvanlarda da
etken bulunmaktadır. Sağlıklı kedilerde bulunan bu etken daha tehlikeli iken
köpeklerdeki daha az yara enfeksiyonuna neden olmaktadır. Bu nedenle kedi
ısırmaları konusunda daha titiz olmak gerekmektedir.
İnsanlarda Pastörelloz;
İnsanlarda pastörelloz daha ziyade kedi ve köpek ısırması sonucu meydana
gelir.
P. multocida
lokal infeksiyonlardan başka menenjit, solunum yolu
enfeksionları ve akut apandisitlere sebep olmaktadır.
. .
PSITTACOSIS – ORNITOSIS
Psittacosis, parrot familyasına ait kuşlarda (papağan, muhabbet kuşları,
vs.) görülen, insanlara da bulaşan enfeksiyöz bir hastalıkdır. Ornitosis,
ise daha çok güvercin, evcil tavuk, hindi, ördek, deniz kuşları ve diğer
kanatlılarda görülür.
Bulaşma; Bulaşma direkt temas ve
solunumla olur. Hasta hayvanlarda; iştahsızlık, titreme, kafese yaslanma,
tüylerin kabarması, yeşilimsi sarı ishal, burundan ve gözden akıntı gelmesi,
zayıflama ve en önemlisi HAPŞIRMA görülür. Hasta hayvanlar hapşurarak etkeni
metrelerce uzağa atabilirler. Genç hayvanlarda ölüm oranı daha yüksektir.
Erginler hafif belirtilerle hastalığı atlatırlar. İnsanlara solunum yolu ile
bulaşabilen bu hastalık halsizlik,yüksek ateş gibi genel belirtilerle uzun
süren bir solunum yolu enfeksiyonuna neden olmaktadır.
Teşhis; Kesin teşhis için laboratuvar
muayene şarttır. Buna hasta hayvandan alınan vücut sıvıları ve eğer hayvan
öldüyse otopsi de dahildir. Ayrıca hastanın kuşlarla temasının bulunması
teşhiste yardımcı olacaktır.
. .
. .
VEBA
(Plaque)
Veba,
Yersinia pestis bakterisinin neden
olduğu zoonotik bir hastalıktır. Etken kemirici hayvanların pireleri
tarafından çeşitli hayvan ve insanlara nakledilir. Enfeksiyon daha çok
kemiricilerde görülür. İnsan ve hayvanlara
enfekte kemirici pirelerinin
ısırması yolu ile bulaşır. Temasla bulaşma daha az görülür.
Hastalığın Belirtileri;
Enfeksiyon kedilerde daha sık olarak görünür. Hastalığın görülmesinden sonra
kediler 3-4 gün içerisinde ölürler ya da ölü olarak bulunurlar. Hastalık
köpeklerde de görülmesine karşın nadiren klinik belirtiler ortaya çıkar.
Teşhis; Enfeksiyonun belirli
aralıklarla görüldüğü bölgelerde orijini bilinmeyen ani ateş yükselmeleri
vebayı akla getirmelidir. Kesin teşhis ancak laboratuvar teknikleri ile
yapılabilir.
İnsan Sağlığı Açısından Önemi;
Hastalık
enfekte kedilerden insanlara tırmalama ve ısırma ile direkt olarak geçer.
Pirelerle mücadele kolay olmasına karşın endemik bölgelerde kedilerin
kemiricilerle teması önlenmelidir.